Samimiyette sınıfta kalanlar

~ 24.06.2024, Av. Selin Nakıpoğlu ~

Ülkemiz; AKP, tarikatlar ve cemaatler eliyle her geçen gün büyüyen bir karanlığa doğru çekilmekte. Cumhuriyet’in ilerici değerleri teker teker budanırken laiklik tasfiye ediliyor. Cemaatler “Rahatsızız” dedi, İstanbul Sözleşmesi’nden imza çekildi, imam hatiplerle ilgili şaka yaptı diye bir sanatçı tutuklandı, tarikat eleştirisi geçen dizilere hızlıca RTÜK sopası gösterilmekte, kadir gecesi rakı kadehi paylaşan biri, paylaşımı sebebiyle işten atıldı, kıyafetlerini beğenmedikleri liseli çocukları mezuniyet törenlerine sokmadılar. Son olarak da, şeriat rejimi yerine laik hukuk devletini savunmak suç oldu! Sosyal medyada Diamond Tema isimli dijital içerik üreticisinin hadislere dayandırarak yaptığı şeriat karşıtı açıklamalar, şeriat özlemi duyanların tepkisini çekti. Diamond Tema’ya; ölüm tehditleri yağdı, TCK Madde 216’da yer alan “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” suçlamasıyla önce soruşturma başlatıldı, ardından iki gün içinde yakalama kararı çıkarıldı. Akabinde Adalet Bakanı Yılmaz Tunç bu kararı gururla duyurdu.

Yaşamlarımıza yapılan bu müdahaleler münferit değil, siyasal İslamcılarca senelerdir itinayla uygulanan sistemli politikalar ile karşı karşıyayız. Bu durumdan uzun zamandır haberdar olan, AKP’nin laiklik karşıtı politikalarına susmayan, direnen, sokağa çıkanlar var.  Avukat Deniz Demirdöğen gibi… Demirdöğen, Eylül 2016’da İstanbul Kadıköy’de Haziran Hareketi’nin tertipleme hazırlığında olduğu “Laiklik Eylemi” için bildiri dağıtırken 14 kişiyle birlikte darbedilerek gözaltına alınmış, iki gün gözaltında kalmıştı. Avukat Demirdöğen’e, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın şikâyeti üzerine dava açıldı. “Cumhurbaşkanına hakaret” suçundan hapis cezasına çarptırılan SOL Parti MYK Üyesi Demirdöğen’e bir de İstanbul Barosu tarafından disiplin soruşturması açılmıştı ve kuruldan on iki gün evvel karar çıktı. Demirdöğen’e “uyarma” cezası verildi. 

∗∗∗

Kurul; Demirdöğen’e, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları 4. Maddesi’ndeki “Avukat mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranışlardan kaçınmak zorundadır. Avukat, özel yaşantısında da buna özen göstermekle yükümlüdür” ibaresini gerekçe gösterdi. Daha da vahimi kararda “Söylenilen sözlerin doğrudan cumhurbaşkanını hedef alıp almadığı belli değildir” denilerek cezanın Demirdöğen’in söylediklerinin ‘anlaşılmamasına rağmen’ verildiği yazıldı. Kaldı ki, uyarma cezası verdikleri avukatın söylediği sözler Haziran Hareketi’nin “Laikliği Kazanacağız” açıklaması. Yani laikliği, ifade özgürlüğü, örgütlenme özgürlüğü, eylem ve gösteri yürüyüşü hakkını savunurken darbedilerek, gözaltına alınan, akabinde yargılanan Demirdöğen’in meslek örgütü İstanbul Barosu, Disiplin Kurulu kararı ile ifade özgürlüğüne ve avukatlık mesleğine sahip çıkamadı. Oysa bırakalım ceza vermeyi; Cumhuriyet’in pek çok kazanımı yok edilmişken, ülkemizin, idari, hukukî ve toplumsal yapısını değiştirme hedefiyle atılan adımların ardı arkası kesilmezken ve laikliğin açık bir biçimde tasfiyesi hedeflenmekteyken, İstanbul Barosu laikliği savunan bir avukat aleyhine olan şikâyeti disiplin kuruluna dahi sevk etmemeliydi. Doğal olarak bu karar oldukça tepki aldı. SOL Hukuk, Özgürlükçü Demokrat Avukatlar, Adalet İçin Hukukçular, Avukat Hareketi, Özgürlük İçin Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi, Çağdaş Avukatlar Grubu, Demokrasi İçin Hukukçular, Avukat Hakları Grubu, Hukuka Marksist Bakış, Katılımcı Avukatlar Grubu, Sosyal Hukuk, Yurtsever Hukukçular açıklama* yayımlayarak “Kimsenin otoriteye teslim olma hakkı yok” diyerek disiplin cezasına tepki gösterdi. Laiklik Meclisi 12 Haziran’da yaptığı açıklama** ile bu içler acısı durumu kınadı.

Hal böyleyken, yazının girişinde bahsettiğim Diamond Tema isimli dijital içerik üreticisinin şeriat karşıtı açıklamaları ertesi maruz kaldığı saldırılara, soruşturma başlatılmasına karşı İstanbul Barosu Başkanı Filiz Saraç sosyal medya hesabındaki mesajı ile Adalet Bakanı’na tepkisini ifade etti. Yerinde ve zamanında verilmiş olan bu tepki “siyasal İslamcılara susmayın” diyenlere de iyi geldi elbette. Zira 146 senelik İstanbul Barosu’nun laikliğe, ifade özgürlüğüne sahip çıkmaktan imtina etmesini kabul etmek zaten mümkün değil.

∗∗∗

Peki, bu noktadan baktığımızda Demirdöğen kararını nereye koyacağız?

Sayın Saraç’ın da mesajında ifade ettiği gibi; Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti" konulu 26. Maddesi’ne göre, "herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir.” Tıpkı Demirdöğen’in yaptığı gibi. O zaman meslektaşımıza neden disiplin cezası verildi? Oysa soruşturma açılması ve yargılanması gereken; ifade özgürlüğüne, toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkına aykırı davranan polis memurları değil mi? İstanbul Barosu’nun ise asıl bu konunun takipçisi olması gerekmez mi? Laikliği savunan Demirdöğen aleyhine verilen bu kararın devlet şiddetinin artmasına, laiklik karşıtlığının da güçlenmesine neden olacağı aşikârdır.

Rutin disiplin sürecini elbette biliyoruz ancak burada işaret etmek istediğim nokta farklı. Ülke; eğitimden yargıya, bürokrasiden sosyal yaşama kadar her alanda gericilik kuşatmasına alınmışken, laiklik tasfiye edilirken, şeriatı eleştirmek bile “halkı kin ve düşmanlığa sevk etmek” bahanesiyle suç unsuru sayılırken, İstanbul Barosu için tam da rutinin dışına çıkma zamanı değil miydi? Yönetim kurulunun değerlendirmesini yapıp, disipline sevk etmeme kararı almak, ya da esas Anayasa’dan kaynaklı haklarını kullanan bir avukata şiddet uygulayan polisler hakkında şikâyetçi olmak, ceza veren mahkemenin kararını eleştirme cesaretini göstermek yani otoriteye başkaldırmak 66 bin avukatı temsil eden İstanbul Barosu’nun başat görevlerinden değil miydi?  

Not: Rutinin dışına nasıl çıkılacağını görmek isteyenler ise İstanbul Barosu arşivindeki Avukat Alp Selek kararına bakabilir.

https://www.birgun.net/haber/avukat-demirdogene-cezaya-hukukculardan-tepki-kimsenin-otoriteye-teslim-olma-hakki-yok-537940

** https://x.com/laiklikmeclisi/status/1800798471437385759?s=46


https://www.birgun.net

Av. Selin Nakıpoğlu | Tüm Yazıları
Hits: 19431