TÜRKİYE 'DEN HABERLER (Eylül 2012 / 2)

~ 17.09.2012, Av. Muazzez ÇÖRTELEK ~

Eylül ayının ikinci haftası da bitti. Şehit haberleri, Suriye ile ilgili gelişmeler ve bu gelişmelerin ülke içindeki yansımaları, dünyayı sarsan film ve izlemesi de aktarması da mümkün olamayan sayısız haber. Yazılı ve görsel medyada yer alan bu haberlerden bazılarını sizlerle paylaşıyoruz. Öyle çok iç karartıcı haber var ki, insanda yaşama sevinci bırakmıyor. Bu tür cümlelerden sonra hep yaptığımız gibi, “Yine de iyi şeyler aramak gerekliliğini” vurgulamak istiyorum. İstiyorum, çünkü başka türlü yaşamı yürütmek, doğruya ve güzele ulaşmaya çabalamak olanaksız. Bu hafta, geçen haftaya damgasını vuran en belirgin olaylardan bir seçki var aşağıda.

Daha iyi haberlerde buluşmak dileği ile,,
 
  1.  4+4+4 diye anılan yeni eğitim sisteminin ilk gününde okullarda farklı bir heyecan yaşandı. Pek çok veli 60-66 aylık çocuğunu okula göndermezken, minik çocuğunu okula getirmekten memnun aileler de vardı. İlk gün oyunlarla ve okulu tanımakla geçse de minikler annelerinden ayrılmamak için gözyaşı döktü:
 
10.09.2012
Bu yıl, tenefüs zili mini mini birler için bir hafta erken çaldı. 4+4+4 tartışmalarının gölgesinde başlayan yeni eğitim yılında öğrenci ve veliler kadar öğretmenler de ilk gün heyecanı yaşadı. Türkiye genelinde birinci sınıfa başlayacak çocukların uyum sorunu yaşamaması için bir hafta erken ders başı yapılırken, okul bahçeleri ve derslikler velilerle doldu. 
Bazı minikler ise anne ve babalarından ayrılmamak için uzun süre gözyaşı döküp, sınıflarına girmek istemedi. Ağlayan öğrencilerin velilerine, çocuklarının yanında oturma izni verilirken, ilk derste parmak kaldırıp söz istemenin nasıl olması gerektiği de anlatıldı. Dersler 40 değil 25-30 dakika sürdü. Çocuklara bolca oyun oynama fırsatı tanındı.
 
  1. Hakkında Nazım Hikmet’ten, National Geographic Atlas of the World Dergisine kadar toplatma, yasaklama, dağıtım ve satışın engellenmesi kararı bulunan 453 kitap ile 645 gazete, dergi, broşür ve pankartın yer aldığı listeyi, değerlendirmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi :
 
10.09.2012
“3. Yargı Paketi” olarak adlandırılan kanunun 78. maddesiyle Basın Kanunu'na eklenen geçici madde doğrultusunda, Ankara Emniyet Müdürlüğü, “31 Aralık 2011'e kadar mahkemeler, yetkili mülki idari amirlikleri ve diğer makamlarca basılı yayınlarla ilgili verilen toplatma, yasaklama, dağıtım ve satışın engellenmesi kararlarını” içeren listeyi AnkaraCumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu'na gönderdi.
Listede, hakkında toplatma kararı verilen 453 kitap ile 645 gazete, dergi, broşür ve pankart yer aldı.
Listenin üst yazısında, Güvenlik Şube Müdürlüğü'nün koordinesinde İstihbarat ve Terörle Mücadele Şube Müdürlükleri'nin katılımıyla komisyon kurulduğu belirtildi. Komisyon, 67 kitap ile 16 gazete ve dergi üzerindeki yasak kararının devam etmesi gerektiği yönündeki görüşünü de başsavcılığa iletti.
Yayın listesi, Basın Suçları Soruşturma Bürosu Cumhuriyet Savcısı Kürşat Kayral tarafından incelenmeye başlandı.
 
  1. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Afyonkarahisar'daki patlamayla ilgili çarpıcı bir iddiayı gündeme getirdi : Patlamanın sabotaj olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, cephaneliğin cep telefonuyla havaya uçurulmuş olabileceğini öne sürdü :
 
10.09.2012
25 askerin şehit olduğu mühimmat deposundaki patlamanın sırrı henüz çözülemedi. Kamuoyunun günlerdir konuştuğu olayla ilgili Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları gündeme oturacak. Güneş gazetesi yazarı Talat Atilla'ya konuşan Kılıçdaroğlu, bomba açıklamalarda bulundu.
 
  1. "Sözlerimin Arkasındayım" Kılıçdaroğlu, Başbakan Erdoğan'ın 'Dava açacağız' diye tepki gösterdiği o sözlerini tekrarladı :
 
11.09.2012
İşte Kılıçdaroğlu'nun açıklamasının satır başları:
Türkiye'nin üzerinde bir kabus var ve bir oyun oynanıyor. Hükümet bu oyunda bir figüran.  5 Eylül'de Afyon'da patlama meydana geldi. O akşam vali ve bakan olayın kaza oldugununu söylediler. Peki Başbakan bir şey söyledi mi? Sonra Genelkurmay Başkanı çıkıp 'her şey ortada' dedi. Başbakan yine konuşmadı. TV'lere çıkan bütün uzmanlar 'bu bir sabotajdır' dedi. Hükümete güvenmiyoruz. Hükümet yalan söylüyor. Hükümet bu ülkeyi savaş durumuna getiren hükümettir. Biz uçağımızın düşürülmesini kimden öğrendik? Suriye'den. Uludere'yi kimden öğrendik? Yabanci basın ajanslarından... Halkımın düşünmesini istiyorum, yalandan iktidar olunmaz. İktidar güç işidir, samimiyet işidir. 
 
  1. ABD büyükelçisi öldürüldü : İkiz Kuleler'in canlı yayında yerle bir olmasından 11 yıl sonra aynı gün, bütün dünya ABD'nin Libya Büyükelçisi'nin öldürülmesine tanık oldu. Libya devriminin merkezi Bingazi'deki saldırıdan saatler önceyse, Kahire Büyükelçiliği'ndeki ABD bayrağı yerine El Kaide'nin de kullandığı bayrak çekildi :
 
12.09.2012
ABD'de 11 Eylül 2001 saldırısı için anma törenlerinin gerçekleştiği esnada, Arap Baharı'nın en somut sonuçlarını verdiği topraklar, bütün taşları yerinden oynatacak beklenmedik olaylara sahne oldu. İsrailli bir ABD vatandaşının hazırladığı Hz. Muhammed'i aşağılayan belgesele yönelik patlak veren protestolarda, önce ABD'nin Kahire Büyükelçiliği işgal edildi ve Amerikan bayrağı yakıldı. Bir süre sonra da Libya'da Muammer Kaddafi'nin devrilmesiyle sonuçlanan isyanın merkezi Bingazi'de 'Ensaru'ş Şeria' adlı grup üyesi silahlı saldırganlar, ABD Büyükelçiliği'ne roketatarlarla saldırı düzenledi. ABD Büyükelçisi Chris Stevens ve 3 elçilik çalışanı dumandan zehirlenerek hayatını kaybetti. Kaddafi'nin yakalandığını gösteren fotoğrafları dünyaya ilk servis eden AFP ajansı, Amerikan elçisinin ağır yaralı halde elçilik binası içinde taşınırken çekilen fotoğraflarını yayınladı. 
 
  1. OECD’nin her yıl okul döneminin başında yayımladığı ‘Bir Bakışta Eğitim’ raporuna göre, G20 ülkelerinin 2010 verilerine göre 15 -29 yaş arasındaki kadınların eğitim ve işgücünden en az uzakta kaldığı ülke Türkiye :
 
13.09.2012 
Fransa merkezli Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) Türkiye’nin de içinde bulunduğu üye 34 ülke ve içlerinde Arjantin, Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Rusya, Suudi Arabistan ve Güney Afrika’nın bulunduğu G20 ülkelerindeki eğitim durumunu değerlendirdi. 2010 verileri baz alınarak yapılan araştırmada, Türkiye’nin kadınların 15-29 yaşları arasında hem işgücünden hem de eğitimden en uzak kaldığı ülke olduğu açıklandı. Her yıl okul döneminin başında yayımlanan “Bir Bakışta Eğitim” raporunun 2012 versiyonundaki diğer detaylar şöyle: * Meksika ve Türkiye 15 ile 29 yaş arası kadınların eğitimde en az süre geçirdikleri iki ülke. Türkiye’de 15 - 29 yaşları arasındaki kadınlar üzerinde yapılan araştırmaya göre kadınların bu dönemden itibaren ortalama eğitim süresi 4.3 yıl. Erkeklerin ise 5.2. Türkiye kadar düşük olan bir diğer ülke Meksika. Meksika’da bu süre 5 yıl. Ancak en düşüğü Türkiye olarak belirlendi. Bu iki ülke aynı zamanda 15-29 yaş arasındaki kadınların işgücü dışında en uzun süre kaldıkları ülkeler. Kadınlar bu dönem süresince Meksika’da 5.1, Türkiye’de 7 yıl işgücü dışında kalıyor. Türkiye’de yaşları 15-29 arasında değişen kadınların yüzde 52’si ne çalışıyor ne de okuyor.
Erkeklerde ise yüzde 20’de kaldı. Bu da neredeyse 2 katına denk geliyor. OECD ortalaması ise yüzde 37 olarak belirlendi
 
  1. Kadın başkan konuştu salon buz kesti : ERZURUM Girişimci Kadınlar Derneği Başkanı Zekiye Çomaklı, 'Çalışma hayatında toplumsal cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi' konulu konferansta yaptığı konuşmada, "Belli makamlara kadının oturması hatadır. Kadın vali, kaymakam olmamalı. Yumruğunu vurduğu zaman ses getirmeli. Her makam kadının makamı değil" dedi :
 
13.09.2012 
Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası'nda (ETSO) düzenlenen 'Çalışma hayatında toplumsal cinsiyet eşitliğinin geliştirilmesi' konulu konferansa Erzurum, Erzincan ve Bayburt'tan kamu kurum ve kuruluşları ile sivil toplum örgütlerinde görevli kadınlar katıldı. Kadın İstihdamının Desteklenmesi Operasyonu Hibe Programı kapsamında düzenlenen konferansta Doç Dr. Abdulrezak Altun, toplumsal cinsiyet eşitliği hakkında bilgi verdi. Doç. Dr. Altun, erkeklerin fiziksel olarak kadınlardan daha güçlü olduklarını ancak bilimsel olarak kadınların daha zeki olduğunun kanıtlandığını söyledi.
Doç. Dr. Abdulrezak Altun, "Erkek ve kız bebekleri olan anneler, çocuklarının dilsel gelişimini takip etsinler. Erkekler kızlara göre daha geç konuşuyor. Bu bilimsel olarak kanıtlanmış bir durum. Kadınların mental kapasitesi erkeklerin mental kapasitesinden daha yüksek. Ayrıca meslek hayatında kadınların yaşadıkları çok sayıda zorluk var. Şu anda Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı olan Fatma Şahin ile birlikte çalışırken bir anısını anlatmıştı bana. 1980'li yılların ortalarında üniversiteyi bitirdikten sonra Antep'te kumaş boyahanesinde kimya mühendisi olarak işe başlamış. Çaycı erkek mühendislere çay veriyormuş ama Fatma Hanım'a vermiyormuş. Çaycıya göre, kadından mühendis olmazmış" dedi.
Çomaklı, bu sözleri üzerine kendisine tepki gösteren kadınlara dönerek, "Anam, yakışması önemli değil, becermesi önemli. Bir kadın inşaat işçisi olamaz. Yakışmaz buna. Bazı makamlara kadın olmuyor" dedi.
Konuşması sırasında ve sonrasında kadınlar Zekiye Çomaklı'ya tepki göstererek ona katılmadıklarını söyledi. Kadınlar, "Vali, kaymakam gibi makamlarda kadın olursa daha tarafsız yaklaşırlar. Kadınlar annedir. Bu yüzden onların olduğu yerde barış, sevecenlik, edep, saygı ve güven vardır" ifadelerini kullandı.
 
  1. Başbakanlık’ta silah çekildi : Alınan bilgiye göre Emniyet Maüdürleri arasında 6 Eylül’de yapılan yeni atamaların ardından görevi sona eren bir koruma memuru, odasını boşaltmak için oğluyla Başbakanlığa gitti. Eski koruma masadaki evraklarını topladığı sırada yeni atanan korumalardan bir kaçı aniden odaya girdi ve eski korumanın evrakları tahrip ettiğini ileri sürerek silahlarını çekip ellerini havaya kaldırmasını istedi. Oğlunun yanında yaşanan bu olay sonucu fenalaşan eski koruma memuru, apar topar hastaneye kaldırıldı. Heyecan yaratan olayı, Başbakanlık Personel Daire Başkanlığı’ndan odaya gelen emniyet müdürü, kontrol altına aldı :
 
14.09.2012 
Başbakan’ın korumaları müdür oldu :İçişleri Bakanlığı’nın Resmi Gazete’nin 6 Eylül 2012 tarihli sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren Emniyet Müdürleri Kararnamesi’ne göre, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın korumaları il emniyet müdürlüklerine atandı. Buna göre Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanı Mehmet Yüksel, Nevşehir Emniyet Müdürlüğü’ne atanırken, “Merkez Emniyet Müdürü” sıfatıyla Başbakanlık Koruma Dairesi Başkan Yardımcılığı ve Başbakan Erdoğan’ın Koruma Müdürlüğü görevini yürüten Zeki Bulut da Denizli Emniyet Müdürlüğü’ne atanmıştı. Başbakanlık Koruma Dairesi Başkanlığı’na ise Samsun 19 Mayıs Polis Meslek Yüksekokulu Müdürü Ramazan Bal atanmıştı. Ramazan Bal’ın yardımcısı ise Suat Çelik olmuştu. Çelik, eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ın da korumasıydı.
 
  1. Afyon'da şehit olan 25 askerden sadece 19'unun kimlikleri DNA ile tespit edilebildi. Şehitlerin beden bütünlüğünün olmaması nedeniyle cenazelerin lehimlenerek kapatılmış tabut içerisinde defnedilmesi düşünülüyor :
 
14.09.2012
Afyonkarahisar'da 25 askerin şehit olduğu patlamanın üzerinden bir hafta geçmesine rağmen, şehit cenazelerinin kimliklerinin belirlenmesi çalışması hala sonuçlandırılamadı.
Habertürk gazetesinin haberine göre, naaşların patlama nedeniyle parçalanması ve sonrasında saatler boyunca yangına maruz kalması nedeniyle kimlik tespiti güçlükle yapılıyor. Şu ana kadar sadece 19 şehit askerin DNA ile kimlik tespiti yapılabildi.
Patlama sonrasında deponun 500 metre uzağına kadar sıçrayan parçaların Ankara'ya nakledilmesine önceki güne kadar devam edildiği de ortaya çıktı. Adli Tıp kurumuna ulaşan her yeni parça için de yeni bir çalışma başlatıldı.
Şehitlerin beden bütünlüğünün olmaması nedeniyle, cenazelerin lehimlenerek kapatılmış tabut içerisinde defnedilmesinin düşünüldüğü öğrenildi.
 
  1. 25 asker 'meraktan' ölmüş olabilir mi ? Başbakan Tayyip Erdoğan Ukrayna’nın başkenti Kiev’de gazetecilere Afyonkarahisar'da 25 askerin yaşamını yitirdiği patlamayla ilgili açıklamalarda bulundu. Erdoğan, "Merak saikiyle ele alınan bir el bombasının patlaması ihtimali üzerinde duruyorlar" dedi :
 
14.09.2012
Erdoğan, özetle şunları söyledi:
'Afyonk a ra hisa r’da şa hitler şehit' Burada samimi olarak bildiklerimi, duygularımı
paylaşacağım. Ama sağdan soldan duyulanları paylaşmayacağım. Çünkü bizzat işin içinde olan, yaşayanların söyledikleri ile işin içinde olmayanların söylediği, yazdığı birbirinden çok farklı. Bu olayla ilgili olayın şahidi olarak dinlenebilecek şahit yok. Şahitlerin hepsi şehit.
'Merak saiki ile patlama ihtimali var' Bana bizzat Genelkurmay Başkanı anlattı. Orada 3 çeşit el bombası var. Bunların 2’si MKE üretimi yerli yapım, diğeri Almanya’dan ithal. MKE yapımı bombalarda fünyeler ve bombalar aynı sandık içinde ama ayrıdır. Almanlarınki ise fünye ile el bombası bütündür. Serçe parmağı ile kavranıp, kullanılabiliyor. Şimdi burada tahminler döndürülüyor. Ya merak saikiyle ele alınan bir el bombasının patlaması ihtimali üzerinde duruyorlar ki, daha çok Almanlardan ithal edilenin üzerinde duruluyor. El bombasının patlamasıyla süreklilik arz eden patlamalar meydana geliyor. Genelkurmay Başkanımız ve arkadaşlarının deneyimleri ve teknik ekipleriyle vardıkları nokta bu. 'Gece ça lışmama la rı gerek iyordu' Küçük depoların büyük depolarda toplanması Işık Koşaner Paşa zamanında başladı. Susurluk buraya taşınıyor. Aslında gece çalışmak yasak. Ama buna rağmen orada az kalmış, sandıkları bitirelim, istifleyelim saikiyle çalışma sürüyor. Oraya getirilen kamyon farları altında çalışma onu gösteriyor. Aslında gece çalışmamaları gerekiyordu. Yıpratma kampanya sı sürüp duruyor. Şu anda 4 askeri personel farklı yerlere tayin edildi. Bazı köşe yazarları diyor ki, bunlar niye açığa alınmadı. TSK’da
personelin açığa alınması diye bir şey yoktur. Bu tür atamalarla yer değiştirilir. Nereye kadar? Askeri yargı kararını verene kadar. Zaten Genelkurmay Başkanımız açıklamasını yaptı, sivil idare yaptı. Ama bakıyorsunuz ki, yıpratma kampanyası sürüyor. Ana muhalefet Lideri, ‘En üst düzey generallerle görüştüm yüzde 99 sabotaj’ diyor. Çok ciddi sululuktur, gayri ciddiliktir.
(hürriyet)
 
  1. Başbakan Erdoğan, "Bosna Hersek'in nüfus artış hızı çok düşük. Bunu Bosna Hersek'in artırması lazım ki genç ve dinamik bir nüfusa Bosna Hersek sahip olsun. Bu bakımdan hocalarımızın da desteğine ihtiyacımız var. Ben Türkiye'de '3 çocuk' diyorum ama burada en az 5 çocuk olması lazım" dedi :
 
15.09.2012
Başbakan Erdoğan, Saraybosna Üniversitesi'nde yaptığı konuşmada, Dayton Barış Anlaşması'nın üzerinden tam 17 yıl geçtiğini ve 1995 yılında doğan çocukların bugün 17 yaşına, üniversite öğrencisi olacak çağa geldiklerini söyledi.
"Henüz genç bir devlet olan Bosna-Hersek'in AB sürecinden, hukuki, ekonomik ve sosyal yapısını güçlendirme hususunda büyük bir destek alacağını düşünüyorum. Benzer bir şekilde,NATO üyeliği de hem bölge için hem de Bosna-Hersek için, sadece güvenlik alanında değil, ekonomik alanda da önem taşıyan bir gelişme olacaktır. NATO şu ana kadar Bosna Hersek'e haksızlık yapmıştır. Çünkü Bosna Hersek'in daveti hızlandırılmalıdır. Bunu takipçisiyiz, takipçisi olacağız.
Bosna Hersek'e 5 çocuk çağrısı : Bosna Hersek'in, bugün olduğu yerden çok daha ilerde ve çok daha yükseklerde olabileceğini vurgulayan Başbakan Erdoğan, Bosna Hersek'in bunu ziyadesiyle hak ettiğini dile getirdi. Erdoğan, bu ülkenin, Avrupa'nın ortasında ekonomik potansiyeliyle, genç, dinamik nüfusuyla, çalışkan insanlarıyla çok büyük bir atılımın arefesinde bulunduğunu söyledi.
Başbakan Erdoğan, şöyle devam etti: "Herhalde bundan dolayı gücenmezsiniz... Bosna Hersek'in nüfus artış hızı çok düşük. Bunu Bosna Hersek'in artırması lazım ki genç ve dinamik bir nüfusa Bosna Hersek sahip olsun. Bu bakımdan hocalarımızın da desteğineihtiyacımız var. Ben Türkiye'de '3 çocuk' diyorum ama burada en az 5 çocuk olması lazım. Ailelerde bunu başarmak lazım.
 
  1. Hakkari-Çukurca Karayolu üzerinde askeri aracın geçişi sırasında PKK'lılar tarafından yola yerleştirilen patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu 4 asker şehit oldu, 5 asker yaralandı:
 
16.09.2012
Patlama, Hakkari merkeze 35 kilometre uzaklıkta bulunan Oğul Köyü yakınlarında öğle saatlerinde meydana geldi. Askeri konvoyun geçişi sırasında yola döşenen patlayıcı, uzaktan kumanda düzeneği ile patlatıldı, 4 asker şehit oldu 5 asker de yaralandı. Olayın ardından bölgede operasyon başlatıldı. Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'ndan çok sayıda helikopterin gittiği bölgeden silah seslerinin geldiği belirtildi.
4 ASKERİN CENAZELERİ MEMLEKETLERİNE UĞURLANDI : Hakkari-Çukurca karayolunda askeri birliğin geçişi sırasında meydana gelen patlamada şehit olan 4 askerin cenazesi memleketlerine uğurlandı.Hakkari-Çukurca karayolunda askeri birliğin geçişi sırasında meydana gelen patlamada şehit olan 4 asker için, Hakkari Dağ ve Komando Tugay Komutanlığı'nda cenaze töreni düzenlendi.Hakkari'deki törenin ardından şehitlerin cenazeleri memleketlerine gönderilmek üzere helikopterle Van'a getirildi.Cenazeler, Van'dan askeri uçaklarla memleketlerine uğurlandı.
           
  1. Bingöl'de 8 polis şehit : Bingöl Karlıova'da polisleri taşıyan aracın geçişi sırasında mayın patlaması sonucu 8 polis şehit oldu, 7 polis yaralandı :
 
16.09.2012
Türkiye pazar gününe Bingöl'den gelen kara haberle uyandı.
Bingöl-Erzurum Karayolu Karlıova ilçesi Hacılar köyü mevkisinde, polisleri taşıyan sivil plakalı midibüsün geçişi sırasında mayın patladı. Olayda 8 polis şehit olurken, 7 polis de yaralandı.Bingöl Emniyet Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, şehitlerin isimleri ve memleketleri şöyle: ''Gökhan Kuzu (Malatya), Fatih Celayir (İstanbul-Fatih) Cuma Mercimek (Hatay-Reyhanlı), Samet Kırcalı (İzmir), Ümit Yıldırım (Trabzon-Araklı), Murat Toprak (Adıyaman-Kahta), Osman Küçükdillan (Konya-Kadınhanı) ve Şehmus Karakut (Diyarbakır-Lice)
Araç, Karlıova'daki görevden dönen polisleri taşıyordu. Karlıova'da hafta içerisinde PKK'nın şehir yapılanması olduğu ileri sürülen KCK'ya yönelik bir operasyon vardı. Operasyonda gözaltına alınanların mahkemeye çıkarılışı nedeniyle Bingöl'den çevik kuvvet ekipleri takviye için Karlıova'ya gitmişti. Görevini tamamlayan polislerin dönüşü sırasında saat 10.15 sularında patlama meydana geldi.
Patlamanın ardından bölgede geniş çaplı operasyonlar başlatıldı.
 
  1.  İslam âlemini ayağa kaldıran filmin yapımcısı hakkında son iddia: Kendisi dolandırıcı ve uyuşturucu tüccarı. Tuttuğu yönetmen pornocu. Yapımcısı olduğu filmle İslam âlemini ayağa kaldıran Nakoula Basseley Nakoula dün ABD polisi tarafından sorgulandı :
 
16.09.2012
LİBYA’daki ABD Büyükelçisi dahil İslam alemindeki protesto gösterilerinde en az 16 kişinin ölümüne neden olan “Innocence of Muslims” (Müslümanların Masumiyeti) adlı filmin Mısırlı bir Kıpti olan yapımcısı Nakoula Basseley Nakoula (55), yaşadığı ABD’nin Los Angeles şehrindeki polis merkezinde dün sorgulandı.
1990’lar boyunca çeşitli mali suçlardan yargılanan, 1997’de uyuşturucu yapmak üzereyken yakalanıp itirafçı olunca bir yıl hapisle kurtulan Nakoula, 2002’de şartlı tahliye kurallarını ihlâl edince bir yıl daha cezaevinde tutulmuştu. 2010’da sahte hesaplarla bankadan kredi çekince 21 ay hapis cezasına çarptırılan Nakoula, Haziran 2011’de şartlı salıverilmesinin ardından hemen tartışmalı filmin yapımına girişti.
 
  1. Antakya'da İşçi Partisi'nin düzenlemek istediği 'Barış ve Kardeşlik Şöleni' yapılamadı. Yaklaşık 1500 kişinin katıldığı eylemde polis, göstericileri biber gazı sıkarak dağıttı :
 
16.09.2012
HATAY İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Hasan Basri Özbey’in öncülüğünde düzenlenen Maksim Park’taki eyleme CHP ’nin Hatay Milletvekilleri Refik Eryılmaz ve Hasan Akgöl ile Mersin Milletvekili İsa Gök destek verdi. ’Terör kampları kapatılsın, teröristler sınır dışı edilsin’, ’ Suriye Türkiye kardeştir’ yazan pankartlar taşıyan yaklaşık bin 500 kişilik grubu, polis amirleri dağılmaları için uyardı. Buna karşın, İşçi Partisi Genel Başkan Vekili Hasan Basri Özbey, "Bu eylemin yasaklanmasını kabul etmiyoruz. Bu kararı, yazılı olduğu kağıdı elimizle yırtıp atıyoruz, ayağımızın altında çiğniyoruz" diye tepki gösterdi. Gergin anların yaşandığı eylemde protestocular, bir süre oturma eylemi yaptı. Daha sonra yürüyüşe geçen gruba polisin uyarıları devam etti. Yürüyüşte ısrar eden eylemcilere çevik kuvvet polisleri biber gazı sıkarak müdahale etti. Gruptan bazı kişiler, polislere taş atarak karşılık verdi. Çıkan olaylarda bir kişi yaralandı. Göstericiler, ara sokaklara kaçarak, dağıldı.(dha)
 

Saygılarımızla,
Av. Muazzez ÇÖRTELEK | Tüm Yazıları
Hits: 1414