Harşit Vadisi`nde çevre katliamı

~ 28.01.2026, Av. Selin Nakıpoğlu ~

Yine bir çevre katliamıyla karşı karşıyayız. Siyasal iktidar tarafından ülkemizde doğanın sistemli biçimde yok edilmesine alışmamız bekleniyor. Derelerin kararması, toprağın zehirlenmesi, on binlerce ağacın kesilmesi sıradanlaştırılıyor. Peki, gerçekten farkında mıyız neler olduğunun? Bunun bir ihmal değil planlı bir yıkım, açık bir çevre suçu olduğunu görüyor muyuz?

Neden bahsediyorum?

Giresun Harşit Çayı'ndaki büyük felaketten!

Giresun Doğankent’in Çatalağaç köyündeki AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait Alagöz Maden Şirketi’nin maden işletmesinden Harşit Çayı'na bırakılan maden atıkları, Doğankent İlçe Merkezi'ndeki HES Baraj Göleti'ni doldurdu. Baraj kapaklarının açılmasıyla, yıllardır biriken ve bir zehir haline gelen maden atıkları doğrudan Harşit Çayı'na salındı, oradan da Karadeniz’e ulaştı. Zehrin etkisiyle Tirebolu'ya kadar balıklar ve bütün canlılar yok oldu. Maruz kalınan ağır metaller ve kokular nedeniyle bölge suyu, toprağı ve halkın sağlığı ciddi tehdit altında. Aslancık, Dokuzkonak ve Eymür köyü çevrelerinde kokunun dayanılmaz hale geldiğini bölge halkı anlatıyor. Ama seslerini duyan yok. Bu düzende sermaye konuşur, iktidar dinler. Halkın sağlığı, toprağı, suyu ise masada hiç yok.

Harşit Vadisi’nde dereleri karartan atıklar, toprağı zehirleyen ağır metaller ve on binlerce ağacın kesilmesiyle ilerleyen planlı bir doğa yıkım. Raporlarla uyarılmış olmasına rağmen durdurulmayan, derelere, toprağa ve havaya yayılan kirlenmeyle bir vadinin yaşam koşullarını ortadan kaldıran açık bir doğa suçu. Fındık ve çay üretimiyle ayakta kalmaya çalışan yoksul halkın yaşam damarı kesiliyor. Derindere, Kuzgun, Kozan dereleriyle birlikte bütün bir ekosistem tehdit altında. İnsan hayatı bu kadar mı değersiz? Bir avuç şirket daha fazla kâr etsin diye bir bölge göz göre göre feda ediliyor. AKP’nin çevre politikası tam olarak budur. Yağma, talan ve inkâr!

∗∗∗

AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait proje nedense durdurulamıyor. Üstelik Harşit Çayı’na yıllardır zehir akıtmasıyla, dere yataklarını siyaha çevirmesiyle ve kaçak atık havuzlarıyla yılardır gündeme gelen AKP Iğdır Milletvekili Cantürk Alagöz’e ait bakır madeninin genişlemesi için onay çıktı, madenin kapasitesi 20 katına çıkarılıyor. Doğanın can çekişmesine rağmen, bilime rağmen, halkın tüm itirazlarına rağmen alındı bu karar. Üretim artıyor, atık katlanıyor, risk büyüyor. Yeraltı ocağından flotasyon tesisine, kırma-elemeden atık depolamaya kadar her aşama genişletiliyor. Orman vasfındaki 1045 hektarlık alanda 158 binden fazla ağaç kesilecek. Yani sadece bugünün değil, yarının da boğazı sıkılıyor.

Bu madenin sicili zaten kabarık. ÇED süreci tamamlanmadan yapılan kaçak atık havuzları, yağışlı günlerde taşan kimyasal atıklar, ağır metal kirliliği, siyaha dönen dereler. Bunların hepsi biliniyor, belgeli. MAPEG’in 2022 tarihli raporu ortada. Aşırı yağışta atık havuzu patlar uyarısı yapılmış. Harşit Çayı ve deniz kirlenir denmiş. Ne olmuş? Hiçbir şey. Uyarılar rafa kaldırılmış, maden çalışmaya devam etmiş, şimdi de büyütülmüş.

Bu tablo bir ihmal değil, bilinçli bir tercih. AKP, her daim halk sağlığını değil rantı seçiyor. Bu şirkete de para cezaları kesilmiş ama faaliyet durdurulmamış. Zaten bu düzende ceza, şirketler için sadece bir işletme gideridir. Doğayı metaya, yaşamı kâra tahvil eden bu düzenin adı kapitalizmdir ve AKP ise bu düzenin sadık bekçisidir.

∗∗∗

Bu coğrafyanın bir de hafızası var. Harşit Vadisi, yüzyıllardır yaşayan, üreten, tutunan insanların yurdudur. Çepni Türklerinin izleriyle, tarihsel birikimiyle, kültürüyle anlam kazanmış bu topraklar, bugün maden şirketlerine peşkeş çekiliyor. Rant uğruna tarih, doğa ve insan birlikte yok ediliyor.

Mücadele çevreci bir hassasiyetle sınırlı olamaz. Bu, halkın yaşam hakkı mücadelesidir. Sermayenin sınırsız kâr hırsına karşı, toprağına, suyuna, havasına sahip çıkanların mücadelesidir. Harşit’te olan, bu ülkenin dört bir yanında yaşananın da özeti. Harşit’te zehir suya, toprağa ve havaya yayılırken sessiz kalan herkes bu suç zincirinin halkası haline gelir. Topraklarının yüzde 85'i maden arama sahası ilan edilen Giresun ve çevre illerinde yürütülen madencilik faaliyetleri, çevre sorunları, su ve iklim krizi konularında tüm ilgili kurumlarla işbirliği yapılması için geç sayılmaz.

Bu yıkım kaçınılmaz değil. AKP iktidarının, şirketlerin ve onları koruyan devlet mekanizmasının ortak eseri ve gelecek kuşakların hafızasında böyle kalır.

Bu zehri taşıyanlar bellidir ve doğa notunu düşer.


https://www.birgun.net

Av. Selin Nakıpoğlu | Tüm Yazıları
Hits: 1884