Fransa Cumhurbaşkanlığı Seçiminin İlk Turu

~ 23.04.2012, Aydın CINGI ~

Dün bütün gece Fransız televizyonlarındaki yorumları izledim. Öncelikle %80’e yaklaşan katılım, uzatılan Paskalya tatili de göz önüne alındığında çok yüksekti. Sosyalist Parti (PS) adayı François Hollande oyların %28,6’sını alarak, %27,18 elde eden Nicolas Sarkozy’yi geçti. Yarım yüzyıllık 5.Cumhuriyet tarihinde, işbaşında iken yeniden seçime giren bir aday ilk kez ikinci sıraya düşüyor. Bu da, mevcut Cumhurbaşkanı’nın bir kesim seçmene ne derece itici göründüğünün göstergesi. Üçüncü gelen popülist sağın (FN/Ulusal Cephe) önderi Marine Le Pen, %17,9 ile parti tarihinin en iyi skoruna ulaşmış oldu. Sosyalistlerin solundaki akımların ve Komünistlerin adayı Jean-Luc Mélenchon oyların %11,1; merkezdeki MoDem’in adayı François Bayrou da %9,1 kadarını elde ettiler.

 
Tam on adayın girdiği seçimden, iki hafta sonra yapılacak ikinci tura katılmak üzere Hollande ve Sarkozy çıktı. Şimdi önemli olan, elenenlerden hangilerinin -daha doğrusu seçmenlerinin- son turda hangi adaya oy verecekleri. Öncelikle hem Mélenchon, hem de Yeşiller’in %2,3 oya sahip olan adayı Eva Joly, sonuçların ilanından hemen sonra, seçmenlerini Sarkozy’ye karşı ve Hollande’dan yana oy kullanmaya çağırdı. Ayrıca diğer marjinal sol adaylardan da gelecek oylarla Hollande’ın %43 dolayında kesin oyu var. Uç sağın %17,9’luk oyunun %60 kadarının –yabancı göçü, Müslüman karşıtlığı, sıkı güvenlik politikası vb türünden ortak duyarlılıkları paylaşmaları dolayısıyla- doğrudan Sarkozy’e yöneleceği hesaplanıyor. Bu oyların %20 kadarının ise –Sarkozy nefreti yüzünden- Hollande’a gitmesi öngörülüyor. Gözlemciler, merkezde toplanan %9’luk oyun ise iki aday arasında eşit oranlarda paylaşılacağı görüşündeler.
 
Kamuoyu araştırmacılarının, ikinci turun sonucuna ilişkin öngörüleri, Hollande’ın, %54 ile, %46’da kalması beklenen Sarkozy’yi geçip 5. Cumhuriyet’in 7.Cumhurbaşkanı olacağı yolunda. Ancak bu iki hafta boyu yeni bir kampanyaya tanık olunacak. Bir kez televizyon düelloları var. Sarkozy rakibini üç ayrı düelloya çağırdı. Oysa iki tur arasında genelde hep bir ya da iki yayın yapılagelmiştir. Hollande o üçüncü programı şimdiden reddetti. Her karşılaşmanın bir risk taşıdığı ve rahat durumdaki Hollande’ın –bu arada bir şeyleri farklılaştırma durumundaki rakibinin karşısına çok sık çıkarak- o riski göğüslemek istememesi doğaldır. Aslında seçim sürecinin bütününün “Sarkozy ie ilgili bir tür referandum” sürecine dönüşmesi Sosyalistler açısından bir avantaj oluşturmuştur. Yaygın Sarkozy karşıtlığı, bir kesim seçmenin -Hollande’ın pek de ahım şahım olmayan programına bir göz dahi atmadan- Sosyalist adaya yönelmesine yol açıyor.
 
Bu seçimden birkaç ay sonra da genel parlamento seçimleri yapılacak. Bu seçimler, cumhurbaşkanlığı seçiminin rüzgarıyla, genelde hep yeni cumhurbaşkanının tercihi doğrultusunda sonuç verir. Dolayısıyla Hollande seçildiği takdirde, önümüzdeki dönemde sol ağırlıklı bir Fransa parlamentosu oluşacak demektir. Eğer şu iki haftada olağanüstü olaylar siyasal trendi altüst etmezse, gelecek beş yıllık dönemde karşımızda, -fevri davranmayan, belirli ülkelere düşmanca tutumlar benimsemeyen, komplekssiz ve- aklı başında bir Cumhurbaşkanı’na ve akılcı bir Sosyalist Hükümet’e sahip olacak Fransa bulunacak.
Aydın CINGI | Tüm Yazıları
Hits: 1128