İktidarını hiç bırakmamak

~ 27.07.2015, Orhan BURSALI ~

RTE’nin seçimden sonra kilitlendiği tek konudur bu: İktidarı hiç bırakmamak... Haziran sonu yazdığım yazılar buna odaklıydı(*). Seçimden bu yana attığı tüm adımların, yaptığı tüm konuşmaların hedefinde bu vardı. Şeklen, anayasa gereği koalisyonu başlattı. Ama erken seçim için olağanüstü koşulların ortaya çıkması gerekiyordu, yazdığımız gibi, ancak olağanüstü koşullar seçmenin oyunda bir değişime yol açabilir ve erken seçimden yeni bir umut çıkarma denemesi yapılabilirdi.
Şimdi bu olağanüstü koşul gerçekleşiyor.
Dün belirttiğim gibi, büyük manevranın odağında, ABD ile aylardır süren üsler görüşmelerinde aniden anlaşma sağlamak vardı.
İlginç bir şekilde, olaylar bu kadar “mükemmel”, üstü üste ve zincirleme gerçekleşemezdi: Üstelik “koalisyon görüşmeleri”nde umut vaat eden ilerlemeler olurken. Yani Davutoğlu ciddi adımlar atarken... PKK’nin silahlı mücadele kararı, infazlara girişmesi, IŞİD’in Suruç katliamı...
Sanki tek elden, tek darbe ile erken seçime gidiliyor.
Komplo teorilerine inanacak olsam, PKK’yi eylemlere sürükleyen, IŞİD’e Suruç katliamını yaptırtan “tek merkez” diyeceğim.
Ama PKK’nin çeşitli liderlerinin savaş açıklamaları çok net.
Suruç’ta o robota katliamı yaptırtan “devlet kontrolü” mü? Öyle olsa IŞİD’den merkezi bir açıklama gelirdi.

***

ABD ile yapılan büyük anlaşma ile PKK de yanızlaştırıldı ve arkasındaki destek zayıflatıldı. ABD için, Türkiye’nin IŞİD’e karşı cepheye kazandırılmasından daha önemli bir şey yok şu aşamada. PKK’nin savaş kararları, ABD’ye bile bahane üretti. İşte Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü A. Baskey: “PKK’nin terör saldırılarına karşı NATO müttefikimiz Türkiye’nin kendini savunma hakkına tamamen saygı duyuyoruz...”
Büyük anlaşmalar her zaman küçük zımni anlaşmaları, birliktelikleri geçersiz kılar, ezer geçer. Ankara için en önemli konu, “Kürt Koridoru”nun Akdeniz’e uzanması, Güneydoğu sınırının tamamen PKK/PYD’nin eline geçmesi ve burada bir Kürt devletinin kurulmasıdır. Bu durumda Ankara, Güneydoğu bölgesini “kayıp” olarak görmektedir. IŞİD’i destekleme gerekçelerinden biri de budur. IŞİD’i “Akdeniz Koridoru”nun gerçekleşmesine karşı bir kalkan görmesi (ideolojik, sünni yakınlaşma vb. bir yana)...
Fakat sanmayın ki bu salt RTE’nin politikasıdır. TSK de bu düşüncededir.
CHP de iktidarda olsaydı, bundan gerçekten kaçınması mümkün değildi. Nitekim CHP, savaş kararı alan PKK’nin kamplarının vurulmasına karşı söz söylemedi. Seçmen kamuoyunda hızla dışlanması ve iktidarın CHP’ye karşı büyük siyasi saldırıları gündeme gelirdi... Üstelik erken seçime doğru hızla yol alınırken (CHP seçim hazırlığını 1. derecede alarm düzeyine çıkardı mı?!)

PKK’ye verilen destekler yanlıştır
“Kürt meselesi”nde makul bir çözüm-anlaşma, ancak üniter birlikteliği koruyan bir düşünce içinde gerçekleşebilir. Ama PKK “azami programı”nı, her zaman dile getirdiğim ve ortaya attığım gibi, siyaset üzerinde silahlı vesayeti dayatarak gerçekleştirmek istiyor.
Bu mümkün değil. Türkiye’nin çökmesi koşullarını gerektirir.
PKK için “siyasi mücadele, HDP’nin Meclis’e girmesi”, ikincil derecede ve “silahlı mücadeleye hizmet ettiği sürece” önemli. HDP’nin Meclis’te bir “Kürt partisi” olarak var olmasını önemsemediler. Demirtaş’ın “silahları bırakma” çağrısına, yanıt veriyor:
“HDP’den bazı kişilerin AKP’nin bu oyununa gelerek silah bıraktırma adresi olarak Önder Apo’yu göstermeleri büyük bir yanlıştır. Bu AKP’ye, ‘Önder Apo’ya baskı uygula’ demekle eşdeğer bir yaklaşımdır. Bu yaklaşım ne niyetle yapılırsa yapılsın son derece apolitik, yanlış bir yaklaşımdır ve asla kabul edilemez.”
PKK, meydanların işgal edilmesinden tutun, bir dizi kitlesel ve “gerilla eylemi”ni şart gördüğünü açıklıyor. Ama bunlar, “Kandil politikasına adapte olmuş” medya silahşörlerinin yorumlarında sıfır etken olarak görülüyor.
Demirtaş’ın siyasi yükselmesini, ayrıca PKK tehlikeli buldu gibi, Kürt hareketinin, en azından kamusal imaj bakımından Demirtaş’ın denetimine girmesini ve PKK’nin dışlanıp zayıflamasını kabul edilmez görüyor gibi.
Açmazlar çok.
Yazıyı bağlarsak: RTE, çizdiği erken seçim ve 276 milletvekilini bulma rotasında ilerliyor, şimdilik...
(*) “RTE: Öncelikli amaçları iktidarı hiç bırakmamak”... Evet bu gerçekleşiyor 30 Haziran.
http://orhanbursali. blogspot.com.tr/2015/07/ koalisyon-rte-oncelikliamaclar- iktidar.html

 

Cumhuriyet

Orhan BURSALI | Tüm Yazıları
Hits: 631