Kamyoncunun intikamı

~ 20.07.2015, Nazım ALPMAN ~

Bir zamanlar intikam hakkında minik bir hikâye dinlemiştim. Toronto’nun batısındaki Oakville banliyösünde geçiyordu.

Teslimat için yola çıkmış bir çimento kamyonunu şoförü pek de âdeti olmadığı üzere öğle vakti evine uğruyor. Evinin önünde üstü açık bir Cadillac park etmiştir. İçeri göz atında karısını uygunsuz vaziyette görür. Şoförün intikamı acı olacaktır. Kamyondaki sıvı çimentoyu Cadillac’ın içine boşaltır. Otomobil kullanılmaz hale gelir.

Lastikleri ağırlığa dayanamayıp patlar.

Bu heyecanlı “giriş” birinci tekil yazılmasına karşın bana değil, Robert Fulford’a aittir. Kolllektif Kitap yayınları arasından Ekim 2014’te piyasaya çıkan “Anlatının Gücü” kitabında yer alıyor.

Gazetecileri ve gazeteciliği yakından ilgilendiriyor. Gazetecilerin ilgisini çeken herhangi bir şey toplumun da ilgisini çeker düşüncesiyle devam ediyorum.

Fulford hikâyeye inandığını belirtiyor. En azından hoşuma gitmişti diye devam ediyor. Fakat Toronto Star’da köşe yazarlığı yapan Pierre Berton:
- Hikâye’yi doğru olamayacak kadar başarılı! buldu.

Ve araştırmaya başlıyor. Ona bu hikâyeden bahseden kişi kamyon şoförünü tanıyan birini tanıdığını söylüyor.

Berton sözü edilen tanıdığı aramaya başlıyor. Şoför aslında bir arkadaşının arkadaşıydı. Gelin görün ki, arkadaşının arkadaşı da şoförü tanımıyordu!

Sonunda hikâye giderek belirsizleşiyor. Hikâyeyi ilk anlatan nereden duyduğunu hatırlamadığını açıklıyor.
Berton köşesinde bu durumun “şehir efsanesi” olduğu yazıyor.

Kıskanç çimento kamyonu şoförü efsanesinin bir de Kalamazoo versiyonu vardır. Ancak bunda mizahi bir final dinleyici beklemektedir.

Michiganlı şoför evinde geldiğinde kapıdaki otomobille içerdeki durum arasında hiçbir “cinsel” bağlantı yoktur. Şoförün karısı biriktirdiği para ile kocasına hayalindeki otomobili almış, devir-teslim işlemleri yapılmaktadır. İçerdeki adam karısının âşığı değil, satış temsilcidir. Şüpheci koca aslında kendi otomobilini mahfetmiştir, aptal bir kıskançlık uğruna…

Texas Folklor Topluluğu böylesi birkaç hikâye toplamıştı. Oregonlu akademisyenler tüm kıtada bu hikâyenin 43 farklı versiyonunun anlatıldığını saptıyorlar!

Bu olanlar 1962’ye denk geliyor. Aradan 10 yıl geçiyor. Norveç’in Bergen şehrinde yayın yapan Arbeiderbal gazetesinde “Bir âşığın korkunç intikamı” başlıklı haber yayınlanıyor. Bu sefer konut apartman dairesi halini alır, karısının âşığı ise şoförün yakın arkadaşı…

Ayrıntılar böylesi efsaneleri daha inanılır kılıyor. Burada da çimentolanan araç bir Volkswagen haline getirilmiştir. Norveç’te rakip gazete bu haberin kurmaca olduğunu yazıyor. Arbeiderbal sonunda pes ediyor, uluslararası bir gazetecilik şakasına kurban gittiklerini kabul ediyor.

Fakat Bergen Festivalinde sürrealist espri anlayışına sahip bir vatandaş üstü açık Volkswagen otomobili çimento ile doldurup Bağımsızlık Günü geçit törenine katılıyor. Böylece efsane gerçeğe dönüşmüş oluyor!

Hikâyede hiç kimse kamyon şoförünü fark etmiyor. Koca kamyon gürültüyle geliyor. Durduğu yerde de çalışıyor, aracın kapısı açılıp kapanıyor. Ama bunların hiçbiri fark edilmiyor.

Yazar renkli makalesini bir alıntıyla noktalıyor. Jan Harold Brunvand’ın dediği gibi:
-Bir şeyin doğrulanmaması onun çekiciliğini azaltmaz!

Nazım ALPMAN | Tüm Yazıları
Hits: 782