Yok başka bir cehennem!

~ 28.05.2015, Fatih YAŞLI ~

Yeni Türkiye’nin en büyük özelliklerinden biri, bir “meczup üretim çiftliği” gibi çalışması ve her gün bu meczuplardan bir ya da birkaç tanesini hayatlarımızın ortasına salıvermesi.
Misal mi? Kıymeti kendinden menkul fetvacılardan birine “mastürbasyon günah mıdır” diye bir soru soruluyor, fetvacımız ise şöyle diyor: “Mastürbasyon yapanların ahirette elleri hamile kalacak ve ondan hak talep edecek, şikâyet edecek.”
Bir elin hamile kalmasını, bir elin çocuk doğurmasını tahayyül edebiliyor musunuz, bunu gözünüzde canlandırabiliyor musunuz?
Buna “gelişkin bir hayal gücü” değil, meczupluk diyoruz; gericiliğin siyasal ve toplumsal yaşamın merkezine oturduğu yeni Türkiye’de, meczup üretim çiftliklerinde seri halde meczup üretiliyor!

***

Gericilik ülkede kol gezince, haliyle meczuplardan medyatik figürler yaratılıyor, kendilerine “kanaat önderi” muamelesi yapılıyor, televizyonlarda, gazetelerde o son derece kıymetli “fikirleri”ni öğrenebilelim diye çarşaf çarşaf röportajlar yayınlanıyor.
Bunlardan “Cübbeli” olanı, geçtiğimiz günlerde bir “makale” yazmış ve özetle demiş ki, “içinde ‘kahpe felek’, ‘adaletin nerede’, ‘isyanım Tanrı’ya’ gibi ifadeler geçen şarkıları söyleyenler de dinleyenler de cehennemliktir.”
Yeni Türkiye’de geldiğimiz yer burası, üzerine bir cübbe giyip sakal bırakan, kendini “fetva makamı” ilan ediyor ve neyin günah, neyin sevap olduğuna karar veriyor, cennetten tapu dağıtıyor, kimin cehenneme gideceğine karar veriyor.

***

Gericilik niye var, niye meczuplar seri halde üretilip sokağa salınıyor?
Emekçiler, ezilenler, yoksullar isyan etmesin, onca sömürüye, zulme, açlığa, yoksulluğa seslerini çıkarmasın, tevekkül etsin diye elbette.
Hatırlayın, Soma’da yüzlerce işçi diri diri toprağa gömüldüğünde, iktidar Soma’ya kurtarma ekibinden, doktordan, psikologdan çok, polis ve imam göndermişti.
İşte aynı Soma’da, iddialara göre, bundan iki yıl önce müftülük görevlilerinden biri, camilerdeki halıları, kilimleri, antika eserleri, el yazmaları vs. toplattı ve sattı; kazandığı parayla da kendine bir Mercedes aldı. Diyanet ise olayın üzerinden iki yıl geçtikten sonra bir soruşturma başlattı ve müfettişler tarafından bir rapor hazırlandı.
İşçiler yerin yedi kat altına gömülsün ama cennetten tapu vaat edenler en lüks araçlarla gezsin; lüks araç ne ki, Cumhurbaşkanımızın “son derece doğru bir şekilde” belirtmiş olduğu üzere, “Papa’dan bir eksiği olmayan” Diyanet İşleri Başkanımıza bir de özel uçak tahsis edilsin!

***

Elazığ’ın bir köyünde 8 yaşında bir kız çocuğu, bundan yedi yıl önce tecavüze uğradı ve o zamandan bugüne onlarca erkek küçücük bir kız çocuğuna, yüzlerce kez tecavüz etti.
Durumdan kızın annesi de dâhil bütün köy haberdardı ama kimse sesini çıkarmadı, suskunluk örgütlü kötülüğe ortak oldu; bir kızın hayallerinin, geleceğinin, hayatının üzerinden, ağızlarındaki salyaları saça saça beraberce geçtiler.
Örgütlü kötülüğün muhafazakâr ahlakla birleştiği coğrafya, kız çocuklarının diri diri gömüldüğü koca mezarlıklara dönüşüyor, bu esnada din adamları ise “hamile kalan eller”den ve “dinleyenin günaha gireceği şarkılar”dan bahsediyor, Mercedes’e biniyorlardı.

***

Sivas katliamında yitirdiğimiz Behçet Aysan, bir şiirinde “yok başka bir cehennem/yaşıyorsunuz işte” der; sahiden de öyle, yok başka bir cehennem, yaşıyoruz işte.
Yaşıyoruz madem, şunu da söyleyelim: Yok başka bir dünya, sekiz yaşında kız çocuklarını diri diri gömen karanlıkla da, buna göz yuman, sessiz kalan ya da çanak tutan meczuplarla da, ahirette değil, bu dünyada hesaplaşacağız!

Fatih YAŞLI | Tüm Yazıları
Hits: 700