'Kız mıdır, Kadın mıdır?'ın Açılımı

~ 07.06.2011, Nilgün CERRAHOĞLU ~
Bir polis panzerine tırmanan bir tane kız mıdır, kadın mıdır bilemem. Neymiş Hopanın hesabını sormaya geliyorlarmış. Bu ülkenin meydanları boş değil!
Ankara’daki Hopa eyleminde panzere çıkan Dilşat Aktaşiçin Başbakan’ın sarf ettiği bu sözleri Türkiye’de duymayan kalmadı.
Bu yakışıksız ifadenin yankıları Türkiye sınırlarını aşıp da dünyada yankı bulursa; Erdoğan yalnız otoriter eğilimleriile değil, kadın düşmanlığıile de uluslararası ortamın gündemine oturabilir…
Uluorta Ben zaten kadın erkek eşitliğine inanmıyorum!demekten çekinmeyen ve yılların kadın erkek eşitliğimücadelesine meydan okuyan Başbakan’ın nasıl bir erkek egemen kültürtemsilcisi olduğunu gayet iyi biliyoruz.
AmaBir polis panzerine tırmanan bir tane kız mıdır, kadın mıdır bilmemsöylemi; şimdiye dek Başbakan’ın dillendirdiği her türlü cinsiyet ayrımcılığısöylemin de ötesine geçen başka bir şey.
Burda kulağı tırmalayan, bardağı taşıran bir başka şey, başka bir katlanılmaz doz aşımı var…
Mısır bu anlayıştan ötürü kınandı
Geçenlerde böyle birdoz aşımıyüzünden; uluslararası medya, Mısır kadınlarını aşağılayan bir generale demediğini bırakmadı.
Olay, seçim sathı mealindeki Türk medyasında yeterince yankı bulmadı. Onun için burda bir kez daha özetlemeden geçemeyeceğim…
Arkada bıraktığımız 8 Mart dünya kadınlar günü ertesinde, Kahire’de özde değil sözde kalan Arap Baharı reformları uğruna meydanlara inen kadın göstericiler arasından18 kadın”; Mübarek’in arkasından yönetimi devralan Yüksek Askeri Konsey güçlerince tutuklanmış, işkenceden geçirilmişti.
Uluslararası insan hakları derneklerinin devreye girmesiyle, işkenceye uğrayankadınların; bekâret testinezorlandıkları ortaya çıktı.
Elektrik şokuyanında, kadınlarınbekâret testine zorlanmaları”, düpedüz bir işkenceve yakası açılmadık bir insan hakkı ihlaliolarak sınıflandırılmıştı.
Bekâret testi iddialarını bir süre reddettikten sonra nihayet kabul etmek zorunda kalan üst düzey bir askeri yetkili geçen hafta yaptığı bir açıklamada Evet doğru biz bekâret testlerini yaptırdık yaptırmasına amadedi: Gözaltına alınanlar, tecavüze uğradıklarını söylerlerse, baştan zaten hepsinin kadın olduğunu ispat edebilmek için bunu yaptık. Meydandakiler sizin benim kızlarımız gibi değiller. Tahrirdeki çadırlarda zaten erkeklerle birlikte kalmaktaydılar!
‘Onlar zaten iffetsizdi!’ iması
Özetle o kadınlar yani baştan zaten iffetsizdiler!”...
Özürü kabahatinden büyük derler ya… öyle.
Generalin bu acayip taş devri görüşleri, CNN’de yer bulur bulmaz, geniş yankı yaptı.
1995 Dünya Kadın Konferansı’ndan bu yana kadın haklarını”, “insan haklarıylaeş tutan muassır medeniyethop oturup hop kalktı.
Mısır askeri yönetiminin anlayışına göre zira, kız değil de kadınsanız tecavüzü hak etmiş oluyordunuz”-ki… bu çağımızın artık çoktan geride bıraktığı,zul saydığı”, “kırmızı kartçıkarttığı bir anlayıştı…
Artık kız ya da kadın… zoraki bekâret testibaşlıbaşına tecavüzsayılıyor ve işkencedenfarksız bir insan hakları ihlaliolarak değerlendiriliyordu…
Bu ayrımlardan bihaber olduğu için; Meydanlardakiler sizin benim kızlarım gibi değiller, onlar zaten ‘kadın!’” ezberine sığınan generalin arkasından insanlık tef çaldı...
Generalin kız/kadınayrımcılığını çağdışı buldu, kadın düşmanlığınınmeşrulaştırılması şeklinde damgaladı ve ayıpladı.
Arap baharı nihayetinde demokratikleşme için yapılmamış mıydı? Kadın haklarını hazmetmeden hiç ‘demokrasi’ olunur mu?dediler...
En ilginç analizler, bukadın-kız vurgusununderin manalarını, içerdiği -heyhat!- bütün nüanslarıyla okuyan İslam ülkelerinden geldi….
İranlı muhaliflerin görüşlerini yansıtanTehran Bureausitesinde örneğin -özetle- şu görüşler yer aldı:
Muhafazakâr toplumlarda bu taktiklerin geçer akçe olmasının nedeni aşikâr. Taktiğin ardında şöyle bir altyazı var: Hele böyle bir gösteriye katıl da gör bak sana biz ne yaparız? Seni ele geçirdiğimiz an; onurunu beş paralık eder, senin bir fahişe olduğunu topluma pompalar, seninle birlikte yakınlarının itibarını yıkarız.”…
Muhalefet gösterilerinde; kız/kadınayrımı yapan söylemlerin içerdiği üstü kapalı mesaj… özetle buymuş.
Dilşat Aktaş için Erdoğan’ın sarf ettiği sözler bağlamında sürekli hep hani, göstericinin kadın mı kız mı olduğu Başbakanı neden ilgilendiriyor?sorusu soruluyor ya…
O sorunun kripto açılımı bu.
Arap Baharı’ndan çok önce, İran’da Ahmedinejad baskısına başkaldıran kadınları sokaklara döken Yeşil Hareketkapsamında birdenbire ön plana çıkan İslamcı rejim coğrafyasınınkadınları, bu kadın mıdır/kız mıdır?imasının ne tür Makyavelik araçsallaştırmaların aracı olduğunu gayet iyi biliyor.
Bu konunun ayrıntıları bir başka yazıya.

(Cumhuriyet 07.06.2011)

Nilgün CERRAHOĞLU | Tüm Yazıları
Hits: 1664