Mahalle Baskısı

~ 15.01.2015, Ali SİRMEN ~

Önce virgülüne bile dokunmadan aşağıya olduğu gibi aktardığım satırları birlikte okuyalım:
“Aksaray Belediyesi’ne Yakışmıyor
Aksaray Belediyesi sponsorluğunda, Aksaray Üniversitesi’nde sahne alacak olan Kendilerine ‘Anadolu ateşi’ adını veren ifsat organizasyonu Aksaray halkını tedirgin etmektedir.
Evliyalar şehri ya da Somuncu Baba diyarı olarak anılan Aksaray şehrinde gençleri ahlaki ve sosyal açıdan tamamen olumsuz etkileyecek olan bu etkinliğin düzenlenmesi mütedeyyin çevreler tarafından kaygıyla karşılanmaktadır. Anadolu’nun göbeğinde binlerce alim ve evliyanın yaşamış olduğu ve bu ev sahipliğinden gurur duyan bir şehrin böylesine ahlaki yozlaşmaya zemin hazırlayıcı bir etkiye sahip organizasyona ev sahipliği yapacak olması tam bir duyarsızlık ve facia olarak karşılanacaktır.
Bu organizasyona yardımcı olacak, sponsor olacak veya katılacak kesimlerinde nasıl bir ifsat hareketine katkıda bulunduklarını tam kavrayamamış oldukları kanısını uyandırmaktadır.”
Cümle düşüklüklerine ve yazın yanlışlarına dokunmadan aktardığım metni, sosyal medyayı yakından izleyen dostum, Esat Ayhan salı günü, “Nerelere vardı işler daha da bakalım nerelere varacak?” diyerek gösterdi.

***

Gerekçesi belirtilmemiş dini nedenlerle engellenmek istenen, Anadolu folklorundan sentez çıkarmayı amaçlayan Anadolu Ateşi grubunun gösterisidir.
Anadolu Ateşi’nin gösterisi toplumun duygularını mı rencide etmektedir? Hayır!
Anadolu Ateşi’nin gösterisinde toplumsal değerlerle çelişen bir yön mü var? Hayır!
Hemen belirteyim. Girişim şimdilik faillerinin istediği etkiyi yaratmamış. Bu gece Aksaray’da yapılan gösterinin biletlerinin çoğu satılmış durumda; ama buna bakarak “aman ne iyi mahalle baskısı işlememiş” diyerek teselli bulmak saflıktır.
Bugün bu olayda işlemeyen mahalle baskısı yarın başka yerde, başka olayda işleyecektir.
Mahalle baskısı artık, istenen özlenen ve ısmarlanan bir kurum haline gelmiştir.
Devletin müdahalesine gerek kalmadan, daha da etkin sonuçlar verecek ve üstelik de onun kadar tepki görmeyecek olan mahalle baskısı, sistemin destekçileri tarafından ısmarlanmakta hatta çoğunluğun hakkı olarak kutsanmaktadır.

***

Mahalle baskısı kurumunun nasıl çalıştırılacağı konusunda, İslamcı kesimin önde gelenlerinden Hayrettin Karaman 9 Kasım 2013 tarihli Yeni Şafak gazetesinde şunları yazıyordu:
“Kız ve erkeklerin aynı evde nikâhsız oturmaları çoğunluğa göre ahlaksızlık, rezillik, onursuzluk, ayıp, günah (zina), düşkünlük olarak kabul ediliyorsa ne olacak?
Ben söyleyeyim: Toplum (apartman, mahalle, çevre) tepki gösterecek, çirkin duruma, bir şekilde müdahale ederek mahalle baskısı yapacaklardır.
Baskıya maruz kalanlar medyayı ve devlet kurumlarını yardım etmeye çağıracaklardır. Medya karışacak, devlet kurumları da baskıyı engellemekte gevşek davranacaklardır. Liberal demokraside ısrar edilecekse hükümet bu rejime ters düşen devlet davranışlarına teşebbüs etmemeli; ama bireylerin muhtaç oldukları çoğunluğun hatırı için bazı özgürlükleri gönüllü olarak kullanmamalıdır. İnadına kullanırlarsa en azından mahalle baskısı çoğunluğun hakkı olur.”
Görüyorsunuz, korkunç bir durum. Devletin baskısına gerek yok. Mahalle baskısıyla, mesele hallolacak, çoğunluk duruma, ne olduğu belirtilmemiş bir şekilde el koyacak.
Devlet hiçbir şey yapmayacak, sadece seyredecek.
Mademki kimileri kimi özgürlüklerinin kullanılmasından gönüllü olarak feragat etmemişlerdir,
o zaman mahalle baskısına maruz kalacaklardır. Ve mahalle baskısı da Hayrettin Karaman’a göre değerleri çiğnenen çoğunluğun hakkıdır. İşte bu mahalle baskısı her geçen gün tırmanmakta. Anadolu Ateş’i tırmanan mahalle baskısından şimdilik sıyırdı.
Ya diğerleri?

Ali SİRMEN | Tüm Yazıları
Hits: 773