Sahtekarlık

~ 06.01.2015, Hüsnü MAHALLİ ~

Geçen hafta BM Güvenlik Konseyi Filistin devletinin kurulmasını isteyen bir karar tasarısını reddetti. Tasarıya Rusya, Çin, Fransa, Arjantin, Çad, Şili, Ürdün ve Lüksemburg 'evet' derken ABD ve Avusturalya Filistin devletinin kurulmasına 'hayır' dedi. İngiltere, Litvanya, Nijerya, Güney Kore ve Ruanda 'rol icabı' oylamada çekimser kaldılar. Tasarı 9 oy almadığı için kabul edilmedi. Alır gibi olsaydı ABD, İngiltere ya da Fransa veto ederdi.
    Tam bir tiyatro oyunu.
    Uluslararası hukuka göre bir ülkenin bağımsızlığı BM Güvenlik Konseyi'nin kararı ile gerçekleşiyor.
    Oysa Filistin devletini 134 ülke tanıyor ve Filistin'in bu ülkelerin çoğunda elçilik ve temsilciliği var.
    Ama Filistin devleti fiilen yok.
    Çünkü BM 1947'de ABD'nin baskı, şantaj, rüşvet ve tehditleri ile Filistin'in yarısını alarak dünyanın dört bir yanından taşınan Yahudilere bir vatan olarak verdi ve İsrail devletinin kurulmasını sağladı.

    Biraz da Irak Şam İslam Devletine( IŞİD) benziyor.

    Dünya'nın dört bir yanından taşınan 'Müslüman Mücahitler' bu devleti Siyonist ideolojinin çok önemsediği Fırat ve Dicle kenarında kurdular, kuruyorlar.

    1948 savaşında yüz binlerce Filistinliyi ülkesinden kovan İsrail 1967 savaşı'nda geri kalan Filistin toprağı Gazze ve Batı Şeria'yı da işgal etti.
    2005'te 1.7 milyon insanın yaşadığı Gazze'den çekilen İsrail burayı kuşatma altında tutuyor ve canı sıkıldığında buraya giriyor, insanları öldürüyor ve her tarafı yıkıyor.
    Batı Şeria'da durum çok daha ilginç. İsrail 2.5 milyon insanın yaşadığı 5 bin kilometrekarelik Batı Şeria'nın yarısında Yahudi Yerleşim Bölgeleri  inşa etti ve dünyanın dört tarafından taşıdığı Yahudileri silahlandırarak buralarda oturttu..İsrail ordusu istediği saatte Batı Şeria'nın her hangi bir şehir, kasaba ya da köyüne girer ve istediği kişiyi alıp götürür. Bu kişi 'Devlet Başkanı' Abbas, bakanlar ya da milletvekilleri de olabilir. İsrail izin vermezse hiç bir Filistinli yurt dışına çıkmaz  ve hiç bir yabancı yetkili Batı Şeria'ya gidemez.

    Tam bir maskaralık.
    Uluslararası hukuk böyle bir İsrail'e hiç bir yaptırımda bulunmuyor sonra da Filistin devletinin kurulmasi için BM onayı arıyor. Mahmud Abbas da fiilen var olmayan 'Filistin Devleti'nin başkanı olarak sağda solda dolaşıyor.
    Tam bir rezalet.
    Yalnızca uluslararası hukuk açısından değil Arap ve Müslüman ülkelerin çaresizliğinden.
    İslam İşbirliği Örgütünde 57 ülke var ama çoğunluğu İsrail ve ABD'den korkuyor.
    Korkmuyor gibi duranlar da palavra sallamanın dışında hiç birşey yapmıyor, yapamıyor.

    Örneğin Türkiye.
    Son 10 yılda bu konuda bir çok şey söyledi ama hiç bir zaman İsrail ile diplomatik ve ekonomik ilişkilerini kesmedi.
    Arap Ülkelerinin durumu  tam bir trajedi.
    Arap Ülkeleri Filistin konusunda bir türlü anlaşamadı, anlaşamıyor.
    Birileri İslamcı Hamas'ı desteklerken diğerleri Abbas'ın arkasında.
    Hamas ve Abbas iki düşman.
    Müslüman Kardeşlerin Mısır, Tunus ve Libya'da kaybetmesinden sonra bugün artık Arap ve Müslüman ülkelerde Hamas'ın hiç bir dostu kalmadı.
    AKP yönetiminde Türkiye hariç.
    'En hakiki Müslüman biziz' diyen IŞİD ve Nusra bile  destek için 3-5 adamını Filistin'de savaşsınlar diye Hamas'a yollamıyor.
    Ama Hamas yüzlerce adamını Esad'a karşı savaşsınlar diye Suriye'ye yolladı.
    O bunu yapınca son 4 yılda Filistin için hiç toplanmayan Arap Birliği Örgütü Libya'yı işgal ettirmek ve Suriye'yi yıktırmak için onlarca kes toplandı. Sonra da bu rezil örgüt BM'ye gidip 'Filistin devletini tanıyın ' ricasında bulunuyor.
    Tam bir iki yüzlülük ve sefillik.
    Arap Ülkelerinin bir çoğu İslamcı Hamas'a karşı.
    Bu ülkelerin kral, emir, şeyh ve lideri ABD ve Yahudi lobilerinin işbirlikçisi.
    Bir düşünün her yıl Batı'dan  milyarlarca dolar silah satın alan Körfez ülkeleri İsrail bombardımanında yıkılan Gazze'nin yeniden imarı için beş  kuruş vermiyor.
    Bu ülkelerin ihanet ve rezaletleri anlatmakla bitmez.
    En büyük rezalet bu ve benzeri ülkelerin BM'ye gitmesidir.
    Hem de bu gitmenin işe yaramayacağını bile bile.
    Çünkü karşılarında kapı gibi ABD vetosu var.
    Çünkü ABD istediği anda istediği Müslüman ülke liderine 'otur oturduğun yerde' diyebilecek güçtedir.
    Hatırlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan iki yıl önce bir kaç kez 'Gazze'ye gidecem' dedi ama bir türlü gidemedi. Aynı Erdoğan İsrail için çok ağır sözler söyledi ama ilişkiyi kesmedi.
    İsrail'i tanıyan Mısır ve Ürdün'de durum bundan farklı değil.
    İsrail'in Körfez ülkelerinde çok dostu ve ortağı var.
    Özetle herkes artiz.
    Olan zavallı Filistin halkına oluyor.
    Herkes bilerek ya da bilmeyerek İsrail'in hizmetinde.
    Lafa ve hamasete gelince herkes İsrail düşmanı.
    Bari IŞİD kadar 'açık ve net olun' .
    Ne diyor Halife Hazretleri Bağdâdi?

'Önce yakınımızdaki  düşmanları yok etmeliyiz sonra uzaktakilere bakarız'
Bağdâdi bu söylemini ayet ve hadislerle de destekliyor.
Bağdadi'ye göre yakınındaki düşmanlar :  Şiiler, Aleviler, Ezidiler, tüm şekilleri ile laikler, sahte Müslümanlar ( IŞİD'çiler dışında herkes) ve Hıristiyanlar.
Bağdâdi İsrail ve Yahudileri en sona bırakmış.
Vardır bir bildiği.
Adam halife.
Belki de beklenen hem Mehdi hem de Mesih.

Hüsnü MAHALLİ | Tüm Yazıları
Hits: 796