İşkence-işkembe

~ 15.12.2014, Hüsnü MAHALLİ ~

İşgal sonrasında Irak'a ilk gidişim Mart 2004'te idi. Döndüğümde izlenimlerimi Yeni Şafak'taki köşemde özetlemiştim. O yazılarımda ABD işgal kuvvetlerinin Iraklılara ne tür işkence yaptığına dair bilgiler vermiştim. Abu Greib hapishanesinde işkencelere maruz kalan  insanlar anlatmıştı. İnanılacak gibi değildi. Bir adamı İtirafa zorlamak için gözü önünde kızına tecavüz etmişlerdi.

Ben bunları yazdığımda 'Amerikanın yüce değerlerine inanmış' ' bazı' dostlar' bile 'Bu kadarı da fazla sen de çok abartıyorsun' demişti.
30 Nisan 2004'te Amerikan CBS televizyonu Abu Greib hapishanesindeki işkence görüntülerini yayınladı. Tüm dünya ayağa kalktı ve 'Bu kadarı da olmaz' dedi.
Ama palavradan.
İşeknce yapanlardan ikisi  palavradan yargılandı ve konu kapandı.
Bugün Abu Greib'i hatırlayan yokturdur.
Şimdi 10 yıl aradan sonra dünya CIA'nin işkence hikayelerini yeniden konuşuyor.
Meğer CIA Taliban, Kaide ve ABD'ye düşman bellediği insanlara 'ölçüsüz' işkence yapmış.
Amerikan tarihinde ilk kez canlı televizyon programına katılan CIA Başkanı John Brennan 'Biraz aşırıya kaçmış olabiliriz ama bu işkenceler yapılmamış olsaydı istediğimiz bilgilere ulaşamazdık' türünden savunma yaptı.
CIA'nin işkence seans ve turlarına yardım eden ve  ev sahipliği yapan  ve aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ülkeler sıkıntıda ama kimin umrunda. Zaten bu ülkelerin büyük bölümü işkenceci. NATO üyesi ve ABD müttefiği olacaksınız ama işkenceci olmayacaksınız.

Bu emperyalizm ve bölgesel gericiliğin doğasına aykırı.

12 Eylül darbesinde 600 bin insana farklı düzey ve yöntemlerle işkence yapıldığını herkes hatırlıyor.
Lafı uzatmaya gerek yok. ABD oldum olalı işkenceci bir devlet ve kültür.

İşkence deyince akla yalnızca CIA işkencesi gelmemeli. Örneğin milyonlarca Vietnamlı, Japon, Afgan, Iraklı, Somali'li ve Latin Amerikan halklarının ezici çoğunluğu Amerikan saldırılarının ve işkencelerinin kurbanıdır. Bu da yetmez çünkü ABD destekli tüm faşist- iktidarlar CIA'dan öğrendikleri tüm işkence yönetmelerini kendi halklarına karşı uyguladılar, uyguluyorlar.
Siyasal baskılar, tehditler, korku salmalar, özgürlükleri yok etmeler, türlü türlü bahanelerle muhalifleri susturmalar ve tüm bunlar için iktidarın gücü ile yasal düzenlemeler yapmak.
Hepsi de birer işkence.
Peki işkence ve öncesinde istihbarat konusunda bu kadar profesyonelleşmiş bir CIA nasıl oldu da Amerikalıların kafasını kesen Bağdâdi ve adamlarına ulaşamadı. Irak'ın güneyinde Amerikalıların toplama kampı Boka'da 5 yıl kadar tutulan Bağdâdi 2009'da çıktığında artık çok önemli bir adam olmuştu. Biri ona 'Yürü ya kulum yolun IŞİD yoludur' demişti. Yolun açık ve engebesiz olması için de o 'Biri' 11 Mayıs 2011'de gidip Kaide lideri Bin Ladin'i öldürdü.

Bu da yetmedi o 'Biri' dost ve kardeş 'Birilerine' 'destek verin de dünyanın tüm ruh hastalarını Suriye'ye taşıyalım ve dostumuz Bağdadi'yi halife yapalım' dedi. O dost ve kardeşlerler de ellerinden gelen herşeyi yaptılar ama her nedense hesaplar tutmadı.

Çünkü adamlar ruh hastası.

Ustaları da onlardan farklı değil.
Şimdi bir düşünün Bağdadi ve ve benzerleri Suriye'de iktidari ele geçirmiş olsaydı acaba ABD ve müttefiği ülkeler ve halklar ne yapardı. Belki topyekün Haçlı Seferlerini başlatırlardı. Böyle bir durumda varın siz düşünün AKP yönetiminde Türkiye'nin hal ve ahvalini.
Şimdi utanmadan 60 ülkeyi toplamış ve IŞİD'e karşı Koalisyon kurmuşlar.

Koalisyon uçakları üç aydır IŞİD'in Kobani kuşatmasını kıramıyor.Yüzlerce IŞİD'çi  her türlü tank, top, zırhlı araç ve benzeri ağır silahlarla  Suriye'nin Deyrezor Havaalanına saldırıyor ama havada dolaşan Koalisyon uçakları onlara dokunmuyor.

Pis ve ahlaksız bir oyun.

Coğrafyamızın tümü kapkaranlık bir dönemin içine sürüklendi. Her alanı kaplayan karanlık, pislik ve yıkımdan kurtulmak hiç kolay olmayacaktır.

Örneğin CIA'nin yüzlerce ve binlerce insana yönelik işkencesini konuşanlar şu anda IŞİD militanlarının işgali altındaki bölgelerde insanların yaşadığı anlık işkence, baskı, korku, sindirme ve hayal bile edemeyeceğiniz bilumum insanlık dışı davranışlarını hatırlasınlar.

İnsanlar IŞİD'in kaçırdığı ve halen tecavüz etmeyi sürdürdüğü binlerce Ezidi, Türkmen, Hıristiyan ve Arap kızları unuttu bile.

Yoksa CIA işkenceleri karşısında vicdanı kabaranlara göre tecavüz bir işkence değil midir?

Yoksa kamera önünde insanların kafasını kesip tüm dünyaya göstermek işkence sayılmıyor mu?

Özetle 'Birileri' kendi özel gündemlerini toplumlara empoze ederek onlara herşeyi benimsettirmeyi, gidişata karşı direnmemeyi ve sonunda tüm siyasal, sosyal , kültürel ve psikolojik benlikleri ile teslim olmalarını istiyorlar.
Olmayanlara da 'Size CIA'yi göndeririz' diyorlar.
CIA da kolayını bulmuş.

'Belalardan bela seçin: 'Ya ben ya IŞİD ya da kendi ülkelerinizdeki benim beslemelerim. Sakın yaramazlık yapmayın, sakin  oturun, pisliklerimize karşı çıkmayın, işkembeden yaşamayı öğrenin ve her zaman kaderin fıtratına inanın'

Hüsnü MAHALLİ | Tüm Yazıları
Hits: 777