Neo-Başbakan havaya giriyor!

~ 29.09.2014, Nazım ALPMAN ~

Adalet ve Kalkınma Partisi 2 No’lu Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu Türkiyeli bir siyasi portre olarak hızlı gelişme gösteriyor

NAZIM ALPMAN

DAVUTOĞLU'NUN KÜLAHI 

Adalet ve Kalkınma Partisi 2 No’lu Genel Başkanı ve Başbakan Ahmet Davutoğlu Türkiyeli bir siyasi portre olarak hızlı gelişme gösteriyor. Doğal olarak ülkenin her yanında düzenlenen sosyal, siyasal, kültürel etkinliklere davet ediliyor. O da zamana ve zemine göre uygun gördüklerine katılıyor.

Kırşehir’de düzenlenen 27. Ahilik Haftası Törenlerine katılan Davutoğlu her konuda görüşlerini açıkladı!

En önemlisiyse AVM’le ilişkin olanıydı. Kapitalizmin yeni kutsal mabetleri için şöyle buyurdu:

-AVM’leri dualarla açın!..

Bu öneri yeterince ciddiye alınırsa yeni istihdam kapıları da açılabilir. Sabahları kapıda topluca dua edilebilmesi için her AVM’ye bir imam atanabilir! Bir nevi ayakta kılınan cenaze namazı gibi:

-Niyet ettim duaya, uydum hazır olan imama!..

Böylece “bu kadar çok imam hatip lisesine ne ihtiyaç var?” diye soranlara son derece yerinde bir cevap verilmiş olunur. Uygulama başarı kazandığında alıp-veriş imamları yaygınlık kazanabilir. Fabrikalara, iş merkezlerine, hastanelere, küçük şirketlere, hatta ana okullarına da birer imam istihdam etme zorunluluğu getirilebilinir!..

Yeni Türkiye’nin Yeni Başbakanı Ahmet Davutoğlu geniş bir vizyona sahip olduğunu dış politikadan sonra iç politikada da gösteriyor.

Bir cümle ile bu kadar çok sorunun halledebilen insan da ancak takdir edilebilir:

-Aferin, maşallah, helal olsun!

Davutoğlu, AVM mevzuunda Ahilik geleneği perspektifinden bakarak kurban bayramı öncesinde “esnaf” ve “kurban” arasında sağlam bağlar kuruyor:

-Esnafımızı AVM’lere kurban etmeyeceğiz!

Muhalifleri tarafından “ipe sapa gelmez konuşmalar” şeklinde kabul edilse de Davutoğlu’nun esnaflara sahip çıkmasının önemi yadsınamaz. Bakın Başbakan nasıl devam ediyor:

-Esnafımızın bir bardak çayındaki lezzeti hiçbir yerde bulamazsınız. O çayın tadını kaçırtmayacağız!

Şimdi münafıkların içinden geçenleri duyar gibiyiz:

-Davutoğlu bunları külahıma anlatsın!

Yetersiz muhalefetin çaresizliği yine kendiliğinden ortaya çıkıyor. Çünkü anlatılması istenen şey onun başında en görkemli haliyle duruyor:

-Davutoğlu’nun külahı!

***

TÜRBAN SERBEST; DÖVMEK YASAK 

Gençler öyle bir gösterirler ki!

Öğrencilerin kılık ve kıyafetlerinde yapılan değişiklikler konusunda kamuoyunun dikkati “türbana” odaklandığından Hükümetin yaptığı diğer değişiklikler gözlerden kaçtı.

AKP Hükümetinin devamlı olarak kendi seçmen tabanının hoşuna gidecek düzenlemeler yaptığı zannediliyor. Oysa gerçek hiç de öyle değil. Kendi tabanı dışında kalanlarla da yakından ilgileniyor bu Hükümet. Mesela türban ile hiç ilgisi olmayan bir kitleyi de düşündüler:

-Okullarda dövme yaptırmak yasaktır!

Bu yeni uygulama için türbandaki gibi bir yaş sınırlaması de getirmediler. Lisenin son sınıfına giden genç kızlar ve erkekler (ki, oy verme yaşına gelmiş oluyorlar) kendi iradeleri dışında, kendi vücutları hakkında karar verme hakkını ortadan kaldırıyorlar.

Sonra diyorlar ki:

-Gençlerimizin özgürce karar vermelerine güveniniz!

İlerde bu yılları inceleyecek olan sosyologlar, tarihçiler, araştırmacılar gönül rahatlığıyla şu tespiti yapabilirler:

-Bunların kafaları höt olmuş!

Dövme yasaklanınca ne olacak?

Öğrencilerin vücutlarında “yasak dövme” aranacak. İtiraz edenler olursa Yeni Türkiyeciler de haklı(!) olarak diyecekler ki:

-Eskiden siz yasak yayın arıyorsunuz, biz onu yapmıyoruz!

Tabii esas sorun bu ters dönmüş kafaların fantezi dünyalarında:

-Kaldır eteğini bakalım kızım kalçanda dövme var mı?

Milli Eğitim Bakanlığı böyle bir kontrol mekanizmasına imkan sağlayacak hale getirildi. Bale yapan kadının ayak bileğinden “tahrik olan” zihniyet için neşeli günler başlıyor.

Gençlerin her yerini görmek isterlerse, şuna emin olabilirler:

-Gençler onlara öyle bir gösterirler ki..!

***

SURİYE ŞÖYLE KURTULACAK... 

Taş kafa baharı

Arap Baharı diye tarihe “geçirilen” Kuzey Afrika’da yıpranmış liderleri değiştirme programı bilindiği üzere Suriye’de bozguna uğradı.

Ilımlı İslam diye cilalanan proje Türkiye’nin güney kapısında patladı.

Ilımlı İslam’dan çıka çıka kafa kesen İslam çıktı!

Şimdi uluslararası yeni bir kurtarma planı gündemde…

*Önce IŞİD temizlenecek!

*Sonra Özgür Suriye Ordusu desteklenecek!

*En sonunda da Suriye’deki Beşar Esad rejimi devrilecek!

Yürekleri taşlaşmış olanların insanlık dışı uygulamalarına bir de bunlar ekleniyor:

-Taş kafa baharı! 

Nazım ALPMAN | Tüm Yazıları
Hits: 896