Garbın Fenni

~ 08.07.2014, Can DÜNDAR ~

“Kendini tanımla” deseler ilk aklınıza ne gelir?
Milliyetiniz mi?
Mezhebiniz mi?
Etnik aidiyetiniz mi?
Soy kökleriniz mi?
İdeolojiniz mi?
Cinsiyetiniz mi?
Hangisini öne çıkardığınız, sizi ele veren kılavuzdur.
Taha Akyol, ilk TV mülakatında bu soruyu Ekmeleddin İhsanoğlu’na sordu.
İlk cümlesi şu oldu:
“Dindar bir ana babadan dünyaya geldim.”
İkinci cümle:
“Bazı değerlere karşı muhafazakârım.”
Üç:
“Aynı zamanda fen tahsili almış biri olarak aklın ve bilimin önemini bilen biriyim.”
Özetle:
Akif’in dediği gibi, “Garbın ilmini almış, Şarkın faziletini…”

***

İyi de…
Memlekette dindar, muhafazakâr kıtlığı yok çok şükür…
“Kızlı erkekli” evleri sevmeyen, görücü usulü evlenen, dekolteden, içkiden iğrenen, mutaassıp bir toplumuz.
Sorunumuz:
Dindar ana babadan dünyaya gelenlerin haram yemekte beis görmediği, onlara oy verenlerin “Bize de düşer” ümidiyle buna ses etmediği, dindarlığın “kindarlık” diye tercüme edildiği bir sapkın devirdeyiz.
Pervasız hırsızlığın üstüne örtülmüş kalın bir taassubun pençesindeyiz.
İhtiyacımız olan “bağzı değerler”; adalet, insan hakkı, özgürlük, demokrasi, barış…
“Alternatif benim” diye ortaya çıkan adayın ağzından bunları duymaya hasretiz.
Seçim denilen şey, bir mütedeyyinler yarışıysa, biz daha fazla almayalım; tokuz.

***

İtiraf edeyim ki, İhsanoğlu’nun söylediklerinden ziyade, söyleyiş şeklinden etkilendim.
Son 10 senedir kulaklarımız, Başbakan’ın asabi ses telleriyle kırbaçlanmaktan, hamasi nutuklarıyla azarlanmaktan, o günde 5 vakit bütün kanallardan yayılan bağır çağırdan öyle yoruldu ki, devlet yönetimine talip bir âdemoğlunun makul bir ses tonuyla konuşabileceğine, gürlemeden de anlatabileceğine, sesiyle huzur verebileceğine inancımız kalmamıştı.
İhsanoğlu’nun sakinliği, bu yılgınlığa ilaç oldu.

***

“Huzur” sözcüğünü bilerek seçtim.
Dünkü Taraf’ta, İhsanoğlu’na en sevdiği kelimeyi sormuşlar; “Huzur” demiş.
Tesadüfen Sabah’taki söyleşisinde Gülay Göktürk de İhsanoğlu’nun sık sık “huzur” kelimesini tekrarladığına dikkat çekiyordu dün; “Bu vurgu yanlış. Türkiye nüfusu dinamiktir. Atılım yapmak, zengin olmak, daha iyi yaşamak ister” diyordu.
Doğru olabilir, ancak Erdoğan Türkiyesi o kadar “huzursuz” ki, sadece huzur vaadi bile, bir adaya, tahmin edemeyeceği desteği sağlayabilir.

***

Yeter mi?
Dün Cumhuriyet’te Utku Çakırözer’in yazdığı anket, yetmeyeceğini gösteriyordu.
Eski kalıplarla cumhura yeni bir reis aramıyoruz biz…
“Özgürlüğünüze karşı yol” formülüyle giderek rüşvete alıştırılan, günbegün yaşam alanı kısıtlanarak köşeye sıkıştırılan, zengin olma ümidi başkalarını zengin etmekte kullanılan, yönetmek için ha bire kutuplaştırılan topluma, hem yol hem adalet, hem istikrar, hem barış vaat edecek, “Bir arada ve hep birlikte zenginleşerek yaşamak mümkün” diyecek, yeni bir siyaset arıyoruz. 

Can DÜNDAR | Tüm Yazıları
Hits: 926