Devrek, Bartın, Amasra

~ 07.07.2014, Nazım ALPMAN ~

Zonguldak, Bolu, Bartın ve Kastamonu 1990’larda benim “seçim bölgem” idi!.. O yıllarda yapılan her seçim öncesi Milliyet’in bu şehirlerden sorumlu “nabız elamanı” olarak bu kentleri dolaşır, hangi partinin kazanma şansının daha yüksek olduğu konusunda izlenimler yazardım

NAZIM ALPMAN

Zonguldak, Bolu, Bartın ve Kastamonu 1990’larda benim “seçim bölgem” idi!.. O yıllarda yapılan her seçim öncesi Milliyet’in bu şehirlerden sorumlu “nabız elamanı” olarak bu kentleri dolaşır, hangi partinin kazanma şansının daha yüksek olduğu konusunda izlenimler yazardım.
Basit tahmin çalışması geliştirmiştik. Her parti “seçimi biz kazanacağız” der. Tamam o garanti de sizden sonra ikinci parti hangisi olacak? Anahtar soru bu idi. Bütün diğer partilerin şaşmaz biçimde “2. Parti olarak bizimle onlar çekişir” dedikleri partiler, seçimi kazanırlardı! Yani herkesin ikinci partisi seçimin birinci partisi olurdu.
Seçim yolculukları gittiğimiz kentlerde kalıcı dostluklar armağan ederdi. Seçimler biter, partiler, iktidarlar, liderler, gider dostluklar kalır!
Önceki gün eski seçim bölgeme, doğru bir yolculuğa çıktım. Ankara-İstanbul otoyolunun Yeniçağa kavşağından Zonguldak yönüne sapnıca eski anılar da canlanmaya başladı. Mengen’e yaklaşırken, yolun genişlediği bir kesime geliyoruz, “işte” diyorum:
-Maden İşçilerinin 4 Ocak 1991’de başlattıkları Büyük Ankara Yürüyüşünde yolları burada kesilmişti!
Bir gece önce Mengen’de 80 bin kişi konaklamıştı. 5 bin nüfuslu küçük ilçe kocaman yüreğini açmıştı Madencilere!..
Bastonculuğun “ruhani merkezi” Devrek’e gelirken Raşit Korum’u arıyorum. Yarım saat sonra da Bastoncular Çarşısının bitimindeki yeni atölyesinde buluşuyoruz. Yirmi yılı aşkın bir süredir devam eden dostluğumuz var. Bastocular Derneğinin kurucu başkanı, “Baston Tarihi”adlı olağanüstü kitabın yazarı, hayatını Devrek ve Bastona adamış bir Anadolu aydını olan Raşit Ağabey  yeni tasarım bastonlarını gösterirken mesleğin başındaki bir gencin coşkusunu taşıyordu.
Devrek ile Bartın arasını geçerken bu kentin il olma hikayesini yol arkadaşlarımla paylaşıyorum.
-Bartın il olmadan önce yolun sonundaki çayda güneşlenen mandalar il olduktan sonra yolun sağ tarafındaki Bartın Çayının taşkın sularında çamura bulanıp serinliyorlardı. O yıllardaki en büyük ve tek değişiklik bu olmuştu!
Bartın’ın güzelliği hala bozulmamış çarşısı içinde Cumhuriyet tarihinin en eski ikinci yerel yayın organı “Bartın Gazetesi”ni arıyoruz. Eski binası kentsel dönüşüme uğradığından Taş Hanın girişindeki yeni merkezine uğrayıp gazetenin sahibi Esen Aliş’i soruyoruz. Onu biraz sonra bulacağız.
Uzun yıllar Milliyet Gazetesinin Bartın muhabiri olan Arif Üçler’in telefonunu çeviriyorum. Sadece dört dakika sonra Arif ile buluşuyoruz. Bartın bu anlamda hala küçük ve güzel. Arif Bartın Pusula Gazetesinin yayın yönetmeni olarak mesleğini sürdürüyor. Her gün yayımlanan gazetenin manşetinde CHP eski Grup Başkan Vekili Kemal Anadol var:
“Mücadeleniz övgüye değer!” Anadol’un sözünü ettiği mücadele Amasra’ya yapılması planlanan termik santrala karşı topyekun halk harekatı... Bartın’ın Belediye Başkanı Cemal Akın (MHP) ile Amasra’nın CHP’li belediye başkanı Mehmet Emin Timur’un birlikte yer aldıkları geniş tabanlı anti – termik platform hem saygı uyandırıyor hem de umut veriyor.
Arif Üçler ile Bartın’ın şirin çay bahçelerinde otururken elinde Bartın Tarihi Kitapları ile Esen Aliş geliyor. Yayına 1924’de başlayan Bartın Gazetesi haftada bir gün okurlarıyla buluşmaya devam ediyor. Yerel yeni Adana’dan sonra Türkiye’nin en eski ikinci yerel gazetesi unvanına sahip olan Bartın Gazetesi sadece gazeteciliğin klasik sorunlarıyla değil, doğa koşullarıyla da mücadele ediyor. Bartın çayının ünlü taşkınlıkları onun yüz elli yıllık baskı makinesini bir kaç kez boğmaya teşebbüs etmişti... Gazeteci dostlarımızla 7 Temmuz Pazartesi günü Amasra’da buluşmak üzere sözleşip vedalaşıyoruz.
Ay sonuna kadar sürecek Amasra Temmuzu Kültür ve Sanat Günleri içinde yer alan “Medya ve Siyaset” konulu söyleşi programının konuğu olarak 7 Temmuz Pazartesi saat 21.30 da Kültür Parkta Amasralılarla buluşacağız.
Amasra’da yıllardır bu kentte kamu görevi yapan İbrahim Güre karşılıyor bizi... Festival heyecanı ile termik santralin tehdidi altındaki Amasra’ya sahip çıkılması konusunda İstanbul’daki gazeteci ve çevre aktivisti gençlerden destek beklediklerini söylüyor.
Aradan geçen bunca yıl sonra bir kez daha anlıyoruz ki:
-Dostluklar eskimiyor!

Editör: NAZIM ALPMAN

Nazım ALPMAN | Tüm Yazıları
Hits: 1105