Profesyonel

~ 04.07.2014, Hüsnü MAHALLİ ~

Kim ne derse desin AKP'nin tek başına mutlak lideri olarak Başbakan başından beri hep bilinçli, planlı ve profesyonel davrandı ve geçen süre içinde istediği her şeyi yaptı.

Muhalefet ise bildik klasik yönetmelere başvurarak engellemeye çalıştı ama hiçbir zaman başarılı olamadı.

Erdoğan giderek güçlendi ve bugüne gelindi.
Bugünden de yarına hazırlanıyor.
Türkiye'nin mutlak hakimi olmak için.
Hem de büyük bir gösteri ile.
Herkesin bilmesine rağmen haftalardır adaylık konusunu gündemde tuttu ve bir gösteri ile kendini seçmene ve özellikle yandaşlarına tanıttı.

Seçim kampanyası sürecinde görevinden istifa etmeyeceği söylenen Erdoğan kampanya süresince devletin tüm olanaklarını muhalefetin tepkilerine rağmen istediği gibi kullanacaktır.

Yani Erdoğan seçim yarışına epey önde başlıyor sonra da birileri çıkıp demokrasiden söz edecek. Üstelik Erdoğan başbakan olma avantajını kullanarak medya üzerindeki baskılarını sürdürecek ve TRT dahil yandaşı medyayı seferber edecektir.

Peki muhalefet ne yapıyor?

Hiç de profesyonel davranmıyor.

Kılıçdaroğlu ve Bahçeli 5 dakika sürmeyen kapı önü konuşma ile çatı adaylarını açıkladılar.

Çok basit bir soru sorayım, neden bu açıklama büyük bir etkinlik ile yapılmadı?

Neden iki lider İhsanoğlu'nu aralarına alarak halkın önüne çıkıp topluma farklı bir mesaj verip seçmenleri heyecanladırmadılar?

Neden İhsanoğlu çok iyi ve profesyonelce hazırlanmış bir etkinlik ile basının önüne çıkmadı, çıkmıyor?

CHP ve MHP, İhsanoğlu ile ilgili kendi içlerinde yaratılan tartışmalara neden son vermiyor, veremiyorlar?

Soruları çoğaltabiliriz ama önemli olan herkesin bir tek gerçeği çok iyi kavraması gerekiyor:

Erdoğan'ın cumhurbaşkanı olması ile bölgemizdeki gelişmeler arasında bir neden-sonuç ilişkisi vardır ve hep olacaktır.

Çünkü AKP yönetiminde Türkiye her şeyi ile coğrafyamızdaki Müslüman ülkelere benzeşmeye çok hevesli ve istekli. Erdoğan cumhurbaşkanı olursa Türkiye son üç yılda olduğu gibi ve çok daha fazlası ile bölgedeki tüm gelişmelerin içinde olmaya çalışacak.

Başta Irak ve Suriye olmak üzere.

Bunun için Erdoğan, Türkiye içinde çok daha totaliter olmak zorunda.

Yani sistemi değiştirerek ülkenin tek hakimi olmak.

Önümüzdeki seçim, yalnızca Türkiye'nin değil tüm bölgemizin kaderini değiştirecektir.

Sakın bu gerçeği unutmayın.

Mutlak iktidar ile başkan olacak olan Erdoğan, Irak ve Suriye'yi karıştırmaya devam edecektir. Böyle bir davranış Türkiye dahil herkes için hiç kimsenin hayal edemeyeceği kadar tehlikeli gelişmelere yol açacaktır.

AKP'ye oy verecek insanlar dahil herkes bu kanlı gerçeği görüp ona göre oy kullanmalıdır.

Oylar Erdoğan, İhsanoğlu ya da Demirtaş için değil Türkiye, Irak, Suriye ve tüm bölgemizin barış, esenlik, dostluk ve kardeşliği için kullanılmalıdır.

AKP yönetiminde Türkiye'nin son üç yıllık Suriye, Mısır, Irak ve bölge politikalarına bakarsanız ne demek istediğim çok daha net anlaşılır.

Bu da yetmiyorsa yeni 'Halifemiz' IŞİD lideri Bağdadi'ye bakın.

Adam halifeliğini ilan ettikten sonra önceki gün tüm dünyadaki yandaşlarına çağrıda bulundu ve "Gelin hep birlikte Suriye ve Irak'ta ilan ettiğimiz İslam devletini hep birlikte güçlendirelim. Burası Suriye ve Iraklıların değil" dedi.

Kendisine 'dur' denilmediği sürece Bağdadi aynı söylemi Türkiye dahil tüm ülkeler için tekrarlayabilir.

Hele bir de kendisi ile aynı ideoloji ve dünya görüşünü paylaşan dost bir Sultan bulabilirse!

Özetle muhalefet çok daha profesyonel davranarak bu ve benzeri gerçekleri acilen halka anlatmalıdır. Bunu da bildik klasik yönetmelerle değil çok daha farklı sosyal, psikolojik ve motivasyonu yüksek propaganda yönetmelerine başvurarak yapmalıdır.

Bu yapılmadığı sürece muhalefet bir kez daha Erdoğan karşıtı tüm söylemlerinde samimi olmadığını kanıtlayacaktır.

O zaman da Erdoğan çok rahat cumhurbaşkanı olur.

İstediği tüm anayasal değişiklikleri yaparak başkan hatta Sultan bile olur.

Bu süreç içinde bazılarının beklediği gibi AKP içinde bir sorun çıkmaz.

Çünkü AKP içinde Erdoğan'a karşı çıkacak hiç kimse yok.

Erdoğan ile şimdiki Cumhurbaşkanı Gül arasında bir sorun yok ve olmayacaktır.

Formül ne olursa olsun kendisi isterse Gül hemen şimdi kendisinin kurduğu AKP'nin başına geçer ve 2015 seçimleri öncesinde ya da sonrasında başbakan koltuğuna oturur.

Ama ortada küçük bir sorun var :

Erdoğan başkan olup tüm planlarını gerçekleştirebilmek için Kürtlerin oylarına gereksinimi var. Yani HDP'ye.

Yani PKK ve lideri Öcalan'a .

 

yurtgazetesi

Hüsnü MAHALLİ | Tüm Yazıları
Hits: 833