Demokrasi IŞİD doğurdu

~ 16.06.2014, Hüsnü MAHALLİ ~

Hikayenin tümünü Ortadoğu'da Kanlı Bahar kitabımda anlatmıştım.
Devamı 'Diren Suriye' kitabımda.
Ama bizim coğrafyada okuma alışkanlığı olmadığı için kitaplar birçoğu için işe yaramıyor.
Emperyalist ülkeler ve onların bölgesel işbirlikçileri Esad'ı devirmek ve Suriye'de demokrasiyi(!) getirmek için HER ŞEYİ yaptı. 100 ülke Suriye üzerine çullandı. Üç yıl süre içinde bu ülkeler Suriye'de savaşan gruplara her türlü askeri, maddi, siyasi ve medya desteği verdi.
Ama en önemlisi dünyanın dört bir yanından getirilen ve ağırlıklı olarak Türkiye'den Suriye'ye sokulan ruh hastaları. Onlara da 'Cihadınız Alevi Esad ve ona destek veren kafir Şii Iran, Maliki ve Hizbullah'a karşıdır' denildi. Onlar da ruh hastası olduğu için İslam'da gerçek cihadın İsrail, Batı ve onun bölgesel uşaklarına karşı olması gerektiğini unuttular ya da unutturuldular.
Peki sonra ne oldu?
Suriye'de türlü türlü örgütler türedi. Sayıları 1500'ü buldu.
Ama bunların en önemlisi Nusra. Zavahiri liderliğindeki Kaide'nin Suriye kolu. Durum öyle olunca dünyanın dört bir yanından Cihatçılar bu örgüte katılıyordu. Çünkü diğerlerinden farklı olarak çok daha gaddar, vahşi ve kanlı.
Ama ortada bir detay vardı.
Kaide'nin Irak kolu 'Irak İslam Devleti' ve lideri Bağdadi.
Başlangıçta el ele verip Esad'a karşı savaştılar..
Hatta Türkiye ile olan sınır kasaba ve kapılarını ele geçirdi.
Urfa'da toplanıp Rakka'nın ele geçirilmesi planlarını bile yaptılar.
Sonra da hep birlikte PYD ve Kürtlere karşı savaşmaya başladılar.
Ama Esad direnip Sisi, Müslüman Kardeş Mursi'yi devirince eski dostlar düşman olmaya başladı.
IŞİD müttefiklerine karşı savaş başlattı. Kısa süre içinde Nusra, ÖSO ve yandaşlarının kontrolündeki bölgeleri ele geçirdi. Bu bölgelerin büyük bölümü Türkiye sınırına paralel ve yakın şehir, kasaba, köy ve sınır kapıları. IŞİD güçlenince bu kez başlangıçta Nusra'ya katılan yabancıların büyük bölümü bu örgüte katılmaya başladı. IŞİD Batılı ve bölge ülkelerinin Nusra, ÖSO ve diğer gruplara verdiği tüm hafif ve ağır silahlara el koydu. IŞİD giderek güçleniyordu.
ABD, AB, Suudi Arabistan ve son olarak Türkiye'nin IŞİD ve daha sonra Nusra'yı terör örgütü olarak tanımlaması ise yaramıyordu.
Çünkü Suriye ve Irak'tan gelen haberlere bakılırsa batı ve bölge ülkelerinin bu örgütlere yapılan desteği dolaylı olarak devam ediyor.
Çünkü bu ülkelerin ortak tek bir derdi var : Esad
Bölge ülkelerinin derdi ise Esad'a destek veren ve Şii İran dostu olan Şii Maliki.
Bu ülkeler Maliki'yi sıkıştırmak için Iraklı Sünnilere sınırsız destek verdi.
Sünniler de Maliki düşmanı IŞİD ile ittifak kurmakta gecikmedi. Bu ittifakı fırsat bilen IŞİD çok hızlı bir şekilde güçlendi ve Irak ve Suriye'de Sünni aşiretleri kazanmaya başladı.
IŞİD'in Irak'taki son saldırısı işte böyle bir sürecin sonu olarak gerçekleşiyor.
Rakka, Haseke ve Türkiye sınır bölgelerini kontrol eden IŞİD'in sınırın öbür tarafındaki Irak kasaba ve şehirlerini ele geçirmesi bölgede yeni bir durumu yansıtıyor artık.
Bu yeni duruma karşı bölgesel ve uluslararası önlem alınmazsa yakında herkes IŞİD devletini konuşmaya başlayabilir.
Oysa ABD ve işbirlikçileri Irak ve Suriye'ye demokrasi ve özgürlüğü getirecekti.
Oysa Esad ve Maliki'ye karşı savaş sürdüren Batılı ve bölgesel ülkeler IŞİD'i terörist ilan etmişti.
Çelişki de bu.
IŞİD ve yandaşı Nusra'yı terörist ilan eden ülkeler kendilerine göre gerekçelerle bu örgütlere olan dolaylı-dolaysız yardımlarını sürdürüyorlar.
Bunu fırsat bilen IŞİD yeni işgaller ile yeni müttefikler buluyor ve gücüne güç katıyor.
Gün gelecek bu örgüt ile baş etmek herkes için kolay olmayacak.
Örgüt öncelikli olarak Irak'ı bölmek isteyecektir. Peşinden Suriye topraklarında daha da yayılarak Kürtlere karşı kapsamlı saldırı başlatacak ve Suriye'nin Türkiye ile olan 500 kilometrelik sınırını kontrol etmeye çalışacaktır.
Olur mu olmaz mı şimdilik belli değil ama Batılı ve bölgesel ülkelerin Suriye ve Irak ile ilgili ikiyüzlü politikası devam ettiği sürece IŞİD'in işi çok daha kolaylaşacaktır.
On binlerce ve yakın gelecekte

yüz binlerce militanı olabilecek IŞİD kısa süre içinde beyinlerini yıkayıp eğiteceği intiharcılarla herkes için büyük tehlike olacaktır.
Hemen ve ortak tavır alınmadığı sürece bölge ve sonrasında dünya IŞİD çağına hazırlanmalıdır.
Hiç kimse bu çağın belalarından uzak kalamayacaktır.
Çünkü adamlar toptan ruh hastası.
Ruh hastalarının nerede, ne zaman ne yapacağını hiç kimse kestirmez ve bilemez.
Çünkü onlar her şeyi Allah için yaptıklarına inanıyor inandırılıyorlar.
Büyüksün be CIA.
Emrinde ne kadar da uşak varmış bu coğrafyada.

 

 

Hüsnü MAHALLİ | Tüm Yazıları
Hits: 728