Türkiye

~ 28.05.2014, Kemal OKUYAN ~

Devrim genellikle hissedilen bir zaman ama umulmadık bir noktada yüzünü gösterir. Bir devrim olmasa da, Haziran Direnişi tam da bunu kanıtladı. Büyük sarsıntılar fay hattında yoğun bir gerilimin, enerji birikiminin ardından gelir. Gelir de, her gerilim noktası, her fay hattı büyük bir sarsıntı üretmez. İşin gerçeği, kapitalizm her durum ve zamanda çatlaklara gerilim yükler, enerji üretir. Bunların bir bölümü “ölü”dür, toplumsal yaşamın doğrultusunu etkilemezler bile...

Devrimci siyaset, fokurdayan yüzeyin röntgenini çekmektir öncelikle. Hangi noktanın sarsıntıya, patlamaya gebe olduğunu, hangi gelişmenin gerilimi tetikleyebileceğini sezmek, öngörmek… Yalnızca bilimsel bir işlem değildir bu. Objektif gerçekliğe takılıp kalmak, çoğu kez teslimiyete ve kanaatkarlığa yol açar. Siyaset, o gerçeklikle kurulan özgün bir ilişki türüdür. Ve, sağlıklı öngörüde bulunabilmenin yolu biraz da yerleşmekten, uygun fay hattına girdilerde bulunmaktan, orayla temas etmekten geçer…

Zaten iradi bir kararın konusu değildir devrimci yükseliş. Sakin limanlarda komünist olan, olmak zorunda kalan kişileri “eee, ne oldu, hani devrim nerede kaldı” diye suçlamanın anlamı yoktur örneğin. Ama, en kımıltısız gözüken bir toplumda bile kapitalizmin gerilim ürettiği unutulduysa, mevcut fay hatlarına odaklanıp oralara emekçi sınıflar adına irili ufaklı darbeler vurmak ihmal ediliyorsa, verili koşulların izin verdiğinin bir adım ötesine geçen bir siyaset tarzı geliştirilemiyorsa, zaten dengeler bozulsa ve o sakin liman bir anda altüst olsa da, hava cıva… Dışarıda kalınır, seyredilir. Devrim sahipsiz kalır, kurda kuşa yem olur.

Türkiye ise… Sakin bir ülke değil. Tersine, kapitalist dünyada gerçek ve sosyalizme kapı açacak bir altüst oluşa en yakın ülkelerden biri. Buraya bir virgül koyalım ve devam edelim. Türkiye kapitalist dünyada devrimci mücadele açısından en fazla güçlük çıkaran ülkelerden biri…

Neden sosyalizm mümkün ve elle tutulur bir hedef? Bu soruya güncel yanıtlar verilmeli. Türkiye neden zor bir ülke? Bu soruya da…

Verilecek sağlıklı yanıtlar, devrimci mücadelede ihtiyaç duyulan yaratıcı ve cesur açılımların ön koşuludur.

Yanıtları burada vermek iddiasında değilim. Ama üzerinde durulması gerektiğini düşündüğüm bir meseleden giderek, yanıtlardan yalnızca birine değinmek istiyorum. Türkiye sosyalist devrime yakın çünkü, sermaye sınıfı kendini sağlama alma yeteneğini, bu ülkenin emekçi sınıflarını siyasi ve ideolojik açıdan sistem içinde tutma yeteneğini büyük ölçüde yitirdi. Haziran başka şeylerle birlikte bunun da kanıtıdır. Türkiye devrimci mücadele açısından büyük zorlukları olan bir ülkedir çünkü, sermaye düzeni geçmişten bugüne solu kendi zayıf alanının dışında, hatta başka bir dünyada tutmayı, deyim yerindeyse farklı bir kümede oynatmayı becermiştir, bunun da sosyalist ideolojiyi iktidarsızlaştırma gibi bir sonucu olmuştur.

Bu sorun çözümsüz değildir. Bu sorun devrimci bir iradeyle, nesnel koşulların sınırlarını aşındıran bir siyaset tarzıyla ve aynı zamanda solu kendi dünyasına mahkum eden alışkanlıkların radikal bir biçimde terk edilmesiyle aşılabilir.

Buraya odaklanılmalı, umutsuzluğa kapılıp “ya arkadaşlar yıllardır bekle bekle bir şey yapamadık, hadi kalkın bari devrim yapalım” bıkkınlığıyla ancak üçüncü sayfa haberi üretilir.

 

solhaber

Kemal OKUYAN | Tüm Yazıları
Hits: 942