Safları sıklaştırın çocuklar

~ 02.04.2014, Soner Yalçın ~

Ön­ce biz­den bir ha­ber:
SÖZ­CÜ ga­ze­te­si sa­tış di­rek­tö­rü Bi­lal Ak’­ın dü­zen­le­di­ği “Se­çim To­to­”ya tah­mi­ni şöy­le yap­tım: AKP yüz­de 44, CHP yüz­de 28, MHP yüz­de 16.
Bu kö­şe­de hep ya­zı­yo­rum gör­me­yi öğ­ren­mek ge­re­ki­yor. Ön­ce­lik­le CHP’­nin öğ­ren­me­si ge­re­ki­yor.
CHP, Tür­ki­ye­’yi ta­nı­mı­yor.
CHP, ide­olo­ji bil­mi­yor.
CHP, po­li­ti­ka yap­ma­yı be­ce­re­mi­yor.
12 Ey­lül 1980 as­ke­ri dar­be­si­nin so­nu­cu­dur bu. De­ne­yim­li-bil­gi­li kad­ro­lar tas­fi­ye edil­di. Bu ne­den­le Cum­hu­ri­ye­t’­in bü­yük çı­na­rı CHP, ace­mi­le­rin, si­ya­set bil­mez­le­rin eli­ne düş­tü.
Lüt­fen CHP’­li dost­la­rım kız­ma­sın, eleş­tir­mek zo­run­da­yım. He­pi­miz, yep­ye­ni bir umut do­ğur­mak için ça­lış­ma­lı­yız. Do­ğu kül­tü­rü­nün içi boş öv­gü­le­rin­den ya da su­çu hep bi­ri­le­ri­ne yık­ma an­la­yı­şın­dan kur­tul­ma­lı­yız.
Ya­ni as­lın­da eleş­tir­mek de yet­mi­yor, açık­la­mak ge­re­ki­yor…
Evet…
CHP ni­ye kay­bet­ti?
Tek bir ne­de­ni var: CHP’­yi “i­nanç­sız­lı­k” yık­tı!
Kur­tu­luş Sa­va­şı­’nın kah­ra­ma­nı, Cum­hu­ri­yet ku­ru­cu­su, yok­sul­luk­la mü­ca­de­le eden halk­çı par­ti, dev­rim­ci­li­ğin­den uta­nır ha­le ge­ti­ril­di.
İn­sa­ni tüm de­ğer­le­ri yı­kan ne­oli­be­ra­liz­min ge­ri­ci rüz­gar­la­rın­dan et­ki­len­di; si­ya­se­ti pa­ra­ya in­dir­ge­di.
Ken­di dev­rim­ci prog­ra­mı­na ya­ban­cı­la­şa­rak, ma­sa ba­şı “si­ya­set mü­hen­dis­li­ğiy­le­” po­li­ti­ka­yı di­zayn ede­ce­ği­ni san­dı.
Dev­rim­ci par­ti CHP, “i­nanç­sız­lı­ğa­” ye­nil­di.
Böy­le­ce…
Si­ya­se­ti; bü­rok­ra­tik-han­tal par­ti ge­nel mer­ke­zi­ne ve TBMM’­nin dört du­va­rı­na hap­set­ti.
So­kak­tan kork­tu.
Genç­ler­den kork­tu.
Din­dar­lar­dan kork­tu.
La­ik­ler­den kork­tu.
Mer­kez oy­lar gi­de­cek di­ye kork­tu.
Mer­kez med­ya kı­za­cak di­ye kork­tu.
Bi­ze Kürt di­ye­cek­ler di­ye kork­tu.
Bi­ze Ale­vi di­ye­cek­ler di­ye kork­tu.
Bi­ze dev­let­çi di­ye­cek­ler di­ye kork­tu.
Kor­kak bir par­ti ol­du.
Ve en acı­sı, Al­tı Ok’­un­dan utan­dı!
Mus­ta­fa Ke­ma­l’­i ağ­zı­na al­mak­tan utan­dı.
Yet­me­di:
Ta­ki­ye­ci ol­du! Dü­nün re­zil­li­ği­nin baş ak­tö­rü Ce­ma­at’­ten ya­rar bek­le­di.
Se­çim pro­pa­gan­da­sı­nı Ce­mat ka­set­le­ri­ne-ta­pe­le­ri­ne bı­rak­tı.
Halk­tan uzak­laş­tı. Mü­ca­de­le­ci kit­le­ler­den kop­tu.
Ca­hil­li­ğe, va­sat­lı­ğa, po­pü­ler­li­ğe, salt ki­şi­sel çı­ka­rı­nı dü­şü­nen “si­ya­set pro­fes­yo­nel­le­ri­ne­” prim ver­di.
Kur­naz sağ­cı­la­rı, Gla­di­o pi­yo­nu Ce­ma­at­çi­le­ri el üs­tün­de tu­ta­rak, yıl­lar­dır par­ti mü­ca­de­le­si ve­ren CHP’­li­le­rin ça­lış­ma az­mi­ni-di­ren­ci­ni yok et­ti. Ör­gü­tü­nün, ta­ba­nı­nın, seç­me­ni­nin ka­fa­sı­nı ka­rış­tır­dı. Par­ti­ye kir bu­laş­tır­dı…
So­nuç­ta…
Şaş­kın ne ya­pa­ca­ğı­nı, ne di­ye­ce­ği­ni bi­le­me­yen bir CHP or­ta­ya çık­tı.
Bir kez da­ha gö­rül­dü ki, salt AKP kar­şıt­lı­ğıy­la za­fer ka­za­nıl­mı­yor.
Da­ha da ya­za­bi­li­rim… Ama ye­ter.
Tür­ki­ye­’nin CHP’­ye ih­ti­ya­cı var.
CHP yı­kı­lır­sa Tür­ki­ye yı­kı­lır.
CHP, yok­sul­la­rı ya­nı­na al­mak için dev­rim­ci prog­ra­mı­na dön­mek zo­run­da­dır.
“Kim ne der- ne ya­pa­r” de­me­den ta­ri­hin­den gu­rur du­ya­rak dev­rim­ci prog­ra­mıy­la hal­kın kar­şı­sı­na çık­ma­lı­dır.

Kay­be­den­ler kim?

Ge­çen haf­ta ka­le­me al­dı­ğı ya­zım­da, “Se­çi­min tek kay­be­de­ni; ka­zan­dı­ğı­nı dü­şü­nen yok­sul­lar ola­ca­k” de­miş­tim. Hak­lı çık­tım!
Ge­le­lim “Kay­be­den­ler Ku­lü­bü­”nün di­ğer üye­le­ri­ne:
Bir nu­ma­ra­sı; Ce­ma­at­tir, Fet­hul­lah Gü­le­n’­dir.
Sa­nı­yo­rum; dev­let­ten de, CHP’­den de ko­vu­la­cak­tır. Bu se­çi­min en ha­yır­lı so­nu­cu­dur.
Ya­lan­lar­la, komp­lo­lar­la, tez­gah­lar­la in­san­la­rın ha­ya­tı­nı ka­rar­tan, Pen­sil­van­ya­’da­ki vil­la­dan si­ya­se­ti dü­zen­le­me­ye ça­lı­şan bu de­rin ya­pı­’nın yok olup git­me­si Tür­ki­ye­’nin ya­ra­rı­na­dır.
Bir baş­ka kay­be­de­ni; eko­no­mik kriz ala­met­le­ri, 17-25 Ara­lık hır­sız­lı­ğı, Su­ri­ye, Kürt Açı­lı­mı, TC ve An­dı­mız kar­şıt­lı­ğı gi­bi sü­reç­le­ri ya­şa­tan 11 yı­lın ik­ti­dar yor­gu­nu AK­P’­ye rağ­men oy­la­rı­nı ar­tı­ra­ma­yan, mu­ha­le­fet­tir.
Ge­le­lim di­ğer kay­be­de­ni­ne…
De­mok­ra­si­’de ni­ce­lik de­ğil ni­te­lik önem­li­dir. Yok­sa yüz­de 92 ile ik­ti­dar olan Hüs­nü Mü­ba­re­k’­in yı­kıl­ma­sı­nı dün­ya ni­ye al­kış­la­sın?
AKP ne ka­dar oy alır­sa al­sın, Er­do­ğan bit­miş­tir.
Bi­ti­re­cek­ler­dir. Tür­ki­ye­’yi yö­net­me­si im­kan­sız­dır.
Güç­süz Er­do­ğa­n’­a “ö­zerk­li­k” gi­bi adım­lar at­tı­rı­la­cak ve son­ra si­ya­se­ten yok edi­le­cek­tir. Si­ya­si ge­le­ce­ği; 2001’de­ki Ece­vi­t’­e ben­ze­mek­te­dir. Irak Sa­va­şı­’na kar­şı çı­kan Ece­vit, Ke­mal Der­viş ve IMF da­yat­ma­sı­nı ka­bul et­miş ve ar­dın­dan ik­ti­dar­dan dü­şü­rül­müş­tür.
Tür­ki­ye­’nin ya­kın ge­le­ce­ğin­de Er­do­ğan yok­tur.
Ve ar­tık yaz­ma­ya ge­rek yok­tur, her­kes bi­li­yor; ya­kın ge­le­cek­te Mus­ta­fa Sa­rı­gül CHP ge­nel baş­kan­lı­ğı­na aday ola­cak­tır. Sa­rı­gül, İs­tan­bu­l’­u ka­za­na­ma­ya­ca­ğı­nı bi­li­yor­du ve yüz­de 40 oy ora­nı he­sap edi­yor­du. Ama­cı, bu oy yüz­de­siy­le yüz­de 27’lik CHP’­ye “iş­te be­nim oyu­m” de­mek­ti. Al­dı­ğı oy Sa­rı­gü­l’­ün CHP’­nin ba­şı­na geç­me stra­te­ji­si­ne uy­gun­dur, böy­le­ce Sa­rı­gü­l’­ü “ka­za­nan­la­r” lis­te­si­ne ek­le­ye­bi­li­riz.
“La­ik­ler kay­bet­ti, din­dar­lar ka­zan­dı­” gi­bi de­ğer­len­dir­me­ler ab­sür­t­tür/saç­ma­dır. Ge­nel-bü­yük seç­me­nin oy ver­me kri­te­ri bun­lar de­ğil, prog­ra­mı­nı­zın inan­dı­rı­cı­lı­ğı­dır!

Ka­za­nan­lar kim?

Ge­le­lim asıl ka­za­nan­la­ra…
Cu­mar­te­si ak­şa­mı ye­me­ğe da­vet­liy­dim.
Ge­ce ya­rı­sı­na doğ­ru ka­pı çal­dı; içe­ri­ye Can gir­di.
Lon­dra­’dan ge­li­yor­du. Ni­ye gel­miş­ti bi­li­yor mu­su­nuz; san­dık mü­şa­hi­di/gö­rev­li­si ol­muş­tu!
30 Mart se­çi­mi­nin ka­za­na­nı Ca­n’­dır/can­lar­dır! San­dı­ğın na­mu­su için gö­rev ya­pan bin­ler­ce gö­nül­lü, se­çi­min ka­za­na­nı­dır.
Da­ha iyi bir Tür­ki­ye için se­çim sü­re­cin­de ge­ce-gün­düz ça­lı­şan­lar se­çi­min ka­za­na­nı­dır.
Hiç kim­se en­se­yi ka­rat­ma­sın…
So­nu­ca en­deks­li dü­şün­me­sin; “O be­le­di­ye­yi ka­zan­dık, bu be­le­di­ye­yi kay­bet­ti­k” he­sap­la­rı içi­ne gir­me­sin.
As­lo­nan ba­şa­rı de­ğil, mü­ca­de­le­dir.
Ba­şa­rı, ölüm­lü­dür; gün ge­lir unu­tu­lur, bi­ter, yok olur.
Son­suz olan mü­ca­de­le­dir.
Kim­se mo­ra­li­ni boz­ma­sın.
Ve za­fe­r’­in he­men ka­za­nı­la­ca­ğı ko­lay­cı­lı­ğı­na tes­lim ol­ma­sın.
Ko­ca Na­zı­m’­ın de­di­ği gi­bi…
“Da­ha gün o gün de­ğil, der­le­nip dü­rül­me­sin bay­rak­lar.
Din­le­yin, duy­du­ğu­nuz ça­kal­la­rın ulu­ma­sı­dır.
Saf­la­rı sık­laş­tı­rın ço­cuk­lar, bu kav­ga fa­şiz­me kar­şı, bu kav­ga hür­ri­yet kav­ga­sı­dır.”
Unu­tul­ma­sın:
Ye­nil­gi öğ­ret­men­dir. Ders­ler çı­ka­ra­ca­ğız.
Ve ina­nın ka­za­nan biz ola­ca­ğız…

Soner Yalçın | Tüm Yazıları
Hits: 848