'Yargı için söylenecek bir şey kalmamıştır'

~ 27.02.2014, Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU ~

Yargıçlar Sendikası Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu Cumhurbaşkanı Gül'Ün onayladığı HSYK yasasına ilişkin bir açıklama yayınladı; 'HSYK ile ilgili yasa sonrası zaten yargı için söylenecek bir şey de kalmamıştır' dedi.

(soL - Haber Merkezi)

Eminağaoğlu'nun açıklaması şöyle;

"TBBM'nde kabul edilince imza için önüne gelen internet ve HSYK ile ilgili yasalardaki aykırılıklardan hepsini değil, mecbur kaldığından göstermelik olarak sadece bir kaçını itiraf eden, ancak hükümetin isteği doğrultusunda çıkan bu yasaları veto etmekten de kaçıp imzalayan Abdullah Gül, demokratik hukuk devletinin yok olduğunu, Cumhurbaşkanlığı makamının da aynen darbelerdeki gibi, üstelik kendisinin seçildiği günden bu yana hükümetin vesayeti altına girip, bu vesayetten çıkamadığını bir kez daha göstermiştir.

Hükümetin TBMM'ye yasa tasarısı olarak sunmadığı, milletvekillerince teklif olarak hazırladığı HSYK yasa teklifi konusunda Adalet Bakanı'nı içerik hakkında uyardığını belirten Abdullah Gül, uyarılarının TBMM'ne gözetildiğini, bu nedenle HSYK ile ilgili yasayı imzaladığını ifade etmiştir.

Abdullah Gül'ün söylediklerinin anlamı, kendisinin tarafsızlığını terkedip fiilen Başbakanlığa soyunduğu, bir bakana talimat verdiği, bu talimat uyarınca TBMM'ye sunulan metnin TBMM'yi hükümet yönetiyormuş ve TBMM adeta hükümet vesayetindeymiş gibi değiştirildiği, hükümet dışındaki tüm unsurların tamamen işlevsizleştirildiği şeklindedir.

HSYK ile ilgili yasa sonrası zaten yargı için söylenecek bir şey de kalmamıştır.

Abdullah Gül, bir görünürde başbakan bulunduğunu, kendisinin de paralel başbakan olduğunu ortaya koymuştur. Türkiye padişahlığı başka görünümle geri getirmiştir.

Muhalefet ise, hala daha başbakan ve istifa eden bakanlar ve de Adalet Bakanı hakkında 55 imza ile TBMM'ye soruşturma önergesi vermeyerek, fezleke gibi hukuken gerekmeyen konularla süreci geçiştirmektedir. Bunun anlamı bu kişiler hakkındaki soruşturma önergelerinin bir ay içinde görüşülme zorunluluğu nedeniyle, konunun seçimler öncesi TBMM gündemine taşınmak istenmemesidir. Bu anlayış nedeniyle, TBMM gündeminin boşluğundan dolayı da anılan yasalar çıkabilmektedir. Konu bir başka makamın değil sadece TBMM'nin yetki alanındadır.

Türkiye'nin bir an önce demokratik hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmayan bu tablodan kurtulması gerekmektedir."

Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU | Tüm Yazıları
Hits: 739