Vurun Habertürk'e!

~ 06.02.2014, Kemal OKUYAN ~

Tayyip Erdoğan’ın yurt dışında talimatla altyazı sildirmesi açık söylemem gerekirse, beni şaşırttı. Haziran Direnişi ekibi fena dağıtmış demek ki. Çuvalla para alan danışmanlar işlerini doğru dürüst yapmasınlar, beyefendi ülkeyi dışarıda temsil ederken, bir yandan da medyanın kılıyla, tüyüyle uğraşsın!

Öte yandan bu zavallılık, hem Türkiye’de AKP koalisyonunun çatırdamasına hem de diktatörün ruh haline ilişkin yaptığımız değerlendirmeleri doğruluyor. Anlayacağınız, bildiğimiz şeylere şaşırıyoruz, çünkü insanız.

Şaşırmıyor gibi yaparsak dayanamayız. Koca ülkede bu adama 12 yıl boyunca katlanmış olmak, aynı zamanda onu alt edememiş olmak demek. Arada şaşırmalı, şaşırır gibi davranmalıyız.

Diğer türlü, özgüven kaybederiz.

Buna hiç gerek yok. Bardağın dolu tarafı, Haziran’da halkın diktatörü içine düşürdüğü durumdur. Onu bitirmesidir.

Peki ya medya?

Herkes Habertürk’e, “evet efendimci” kanala ateş püskürüyor. Boykot çağrısı yapanlar var. Olabilir. Herhalde basın özgürlüğü kapsamında değerlendirmeyeceğiz bu rezaleti. Aralarında iş ilişkisi var, abi-kardeş ilişkisi var, sahip-köle ilişkisi var, var da var.

Yandaş basın deniyordu, bu tabloda övgü gibi kalıyor yandaş sözcüğü…

Ya diğerleri? Bu tabloda “özgür basın” nerede?

12 yıl…

AKP gerçeğiyle yeni burun buruna geldik diyen olabilir ama o zaman 12 yıl önce “AKP aha budur” kesinliğiyle bugünkü tabloyu anlatanlara “siz darbecisiniz” suçlaması hangi hakla yapıldı ve şimdi herkes neden Habertürk’e saldırmak için kuyruğa giriyor?

Başbakan talimatıyla altyazı silmek ve kimbilir başka neler neler yapmak gazeteciliğin konusu değil, bu bir tür yakın koruma işi. Bu nedenle etkisi sınırlı. Kabak gibi ortadasın. Ses kayıtları yayınlanmasaydı da, belli değil miydi ne anladıkları habercilikten!

Ancak asıl önemli ve etkili olan, uzaktan korumadır. Çaktırmadan, yerini belli etmeden yapılan…

Erdoğan’a 12 yıldır uzaktan koruma olarak hizmet verenlerin söyleyecek sözü yok mudur? Habertürk’e saydırmak kolay. F tipi basın da kendince açıklamasını yaptı, “önce iyiydi, sonra bozuldu”. Aynı koalisyonun parçası olunca, bunu demek mümkün.

Lakin, kendini AKP koalisyonunu dışında gören ve geçmişte büyük bir incelikle AKP’ye, hatta Erdoğan’a kol kanat geren, uzaktan koruma görevini üstlenen “basın” ve “basın mensupları”nı ne yapacağız?

Herkes aynı çuvala konsun, herkesten hesap sorulsun düşüncem yok. Ancak Tayyip Erdoğan bugüne, uzaktan korumaların himayesinde geldiyse, yakın korumalarının düştüğü durumla alay eden, kızan-öfkelenen “profesyonel”lere “ağır olun” dememiz gerekmiyor mu?

AKP’yi 12 yılın belli kesitlerinde bu halktan siz korudunuz. Şimdi, meslekdaşlarınızla dalga geçmektesiniz. Bu nasıl iş diye sormalıyız. Öbür türlü, yine halkın arasına karışıp, işinizi yapmaya devam edeceksiniz.

Madem “koruma” skandalı gündem oldu, siz mi kendinizi göstereceksiniz, yoksa sayalım mı tek tek hepinizi?

solhaber

Kemal OKUYAN | Tüm Yazıları
Hits: 990