TBB Başkanı Feyzioğlu'nun önerisi

~ 11.01.2014, Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU ~

Türkiye’de gündem çok hızlı değişiyor. Dün ile yarının gündemi arasında neredeyse bağlantı kurulamıyor. Hukuk üzerinden oynanan oyunlar artarak devam ediyor.

***

Oynanan oyunlar karşısında yaşanan bazı sorunların çözümü için TBB başkanı bir öneri ile ortaya çıktı. Önerinin zamanlaması, yöntemi ve içeriği konusunda biraz daha düşünülmüş olsaydı, sanırım etkisi beklenilenden daha fazla olur, iktidar bu sorunlu tabloyu nasıl yarattı ise mecbur kalıp öyle de düzeltmek zorunda kalırdı.

Önerinin zamanlama olarak, iktidarla ilgili yolsuzluk iddialarının gündeme oturduğu bir döneme denk gelmesi karşısında, iktidarın bunu fırsatçılığa çevirip konuya kendi yolsuzluğunu unutturacak biçimde yaklaşması ve bu yolsuzluk konularının gündemde alt sıralara inmesi, önerinin tüm toplum kesimlerindeki etkisinin beklenilenin altında gerçekleşmesine neden oldu. TBB Başkanı beklenmesi için hiç bir nedenin bulunmadığı bu önerisiyle keşke daha önce ortaya çıksaydı. Ancak çözüm amaçlayan öneriye, sadece bu zamanlama nedeniyle önyargı ile de bakmamak lazım. Başbakan başdanışmanının kumpas açıklaması üzerine bu girişimin yapılması karşısında, başbakan; görmedim duymadım bilmiyorum diyemedi ve süreç başladı.

Bugün rahatsızlık duyulan konularla ilgili henüz kesinleşen herhangi bir dava da yok iken defalarca ve hatta Eylül 2013’deki tüm yazılarımda kendisine çok açık çağrıda bulunmuş iken, o dönemde bu çağrılara TBB Başkanı keşke sessiz kalmasaydı. Geç de olsa bugün bir adım atması güzel, ama bu adımı o zaman atsa idi kuşkusuz sadece hukuk adına atmış olmaz mıydı...

TBB Başkanı bu adımı atarken, sorunların nasıl çözüleceği konusundaki temaslarına bu sorunları yaratan iktidar yerine, demokratik kitle örgütleri ve diğer siyasi partilerle başlayıp, onlarla birlik ve bütünlük içinde bir görüş oluşturarak, bu dik duruş ile siyasi iktidarın karşısına çıksaydı, yöntem olarak da daha doğru olurdu diye düşünüyorum.

Yukarıdan ve bu yukarının medya gücünü arkasına alarak sürece başlaması, diğer hukuk çevrelerinin ve siyasi partilerin görüşlerini almadan bu yola koyulmasına neden oldu ki, bu da ilk adımı ben atayım, ilk ses benden çıksın düşüncesine sahipmiş algısına yol açtı. Sorunlarla muhatap olanlar çaresizlik içinde bu durumlara sessiz kalsalar da, TBB Başkanı’ndan beklenilen, temelde geniş kapsamlı yapılacak bir çalışmanın sözcüsü olarak, yani aşağıdan başlayan bir hareketi yukarıya taşıyarak, sorunları yaratan irade karşısına arkasındaki geniş destekle çıkmasıydı.

TBB başkanı ilgili çevrelerle birlikte yapılan bir çalışmanın sözcüsü olarak ortaya çıkmadığından, ilk dillendirdiği görüşleri kalıcı çözüm yaratmaktan uzak, eksik ve içerik olarak da yetersiz idi. Söylediği gibi ÖGM ve onların yerine kurulan terör mahkemeleri elbette kaldırılsın. Buna kim hayır diyebilir ki. Ama bu mahkemeler kaldırılırken, örneğin gizli tanıklık konusu terör mahkemelerindeki gibi uygulanacaksa, Türkiye’deki 81 il mahkemeleri adeta terör mahkemesine dönüşmez mi... Bu konuyu Yargıçlar Sendikası olarak dile getirdiğimizde, bunun da düzeltilmesi gerektiğini yerinde olarak ifade etti.

Bu mahkemelerde artık sağır sultan bile duydu ki, cemaatçi denilen taraflı hareket eden bir kadrolaşma söz konusu. Bu taraflı hareket etme durumu bile başlı başına yargılamanın yenilenmesi nedeni. O halde bu temas ve girişimleri yapanlar, neden taraflı yargıç ve savcılar konusunda HSYK’yı adli ve disiplin soruşturması için işlem yapmak üzere göreve çağırmaz ve HSYK’da işlem başlatmaz ki... Bu taraflı yargıç durumu ortaya çıktığında, bu kişilerin baktığı kesinleşmiş davalar için yargılamanın yenilenmesi mecburen söz konusu olacağı gibi, bu sonuç anılan kadronun yargıdan tasfiyesini de sağlayacaktır. O halde bu tasfiye durumu neden dile getirilmez. Bu da girişimin eksik kalan adımlarından bir diğeri.

Yargılamanın yenilenmesi bir yasa değişikliği ile hukukun genel kuralları dışlanarak getirilmektedir ki, böyle bir yasa çıkarsa kuşkusuz uygulanacaktır. Bu durum ise, yaratacağı diğer sorunlar yanında, her siyasi iktidarın, her istediği davaya, her istediği biçimde müdahale etmesinin yolunu da açacaktır ki, bu sonuç yargı bağımsızlığı ve erkler ayrılığına da açık bir saldırı oluşturacaktır. Yer darlığı nedeniyle şimdilik bu kadar irdeleme yapalım.

***

Çözüme yönelik atılan adım, eksikliklerine ve yetersizliklerine rağmen destek bulmaktadır. Çünkü kamu vicdanını sarsan uygulamalar ve çok ciddi hukuksuzluklar yaşanmıştır. Ama bu konularla ilgili olarak da bu mahkemelerde sadece belirli bir döneme de odaklanılmamalı, herkes için hukuk, her durumda hukuk denilebilmelidir. Aynı veya benzer sorunların tekrar yaşanmayacağı kalıcı bir çözüm yaratmaya odaklanılmalıdır.

Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU | Tüm Yazıları
Hits: 926