Türkiye Bankalar Birliğinden "Hassasiyet" Beklemek.

~ 01.04.2011, Av. İ. Güneş GÜRSELER ~
Mevzuata Uygun Avukatlık Ücret Sözleşmesi Yapılabilmesi İçin Türkiye Bankalar Birliğinden “Hassasiyet” Beklemek…
 
Türkiye Barolar Birliği internet sayfasında Türkiye Bankalar Birliğinden “…bankaların meslektaşlarımızla Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine uygun sözleşme yapmaları, buna aykırı biçimde yapılmış olan sözleşmeleri tarife hükümlerine uygun hale getirmeleri hususunda uyarılmalarını ve bu konuda gerekli hassasiyetin gösterilmesini…” dileyen 28.3.2011 tarihli Başkanlık yazısını görünce (http://www.barobirlik.org.tr/Detay.aspx?ID=7257&Tip=Haber),   6 Eylül 2008 tarih 26989 sayılı   Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklik ile Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’ne “Sürekli Avukatlık Hizmetlerinde Uygulanacak Esaslar” başlığı ile eklenen bölümü ve bu esasların bugüne kadar uygulanmayışını bir kez daha hatırladım
 
Yönetmeliğe eklenen bu bölüm  ile kişi ya da kuruluşlarda aylık ücret
karşılığı, serbest ya da sadece bu kişi/kuruluşun vekili olarak avukatlık görevini yürüten avukatların taraf oldukları sözleşmelerdeki Avukatlık Yasası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’na aykırılıkların yarattığı sorunların çözümü amaçlanmış idi.
 
         Türkiye Barolar Birliği internet sayfasında “AVUKATLARIN ÜCRET SÖZLEŞMESİ SORUNLARIYLA İLGİLİ YAPILAN YAZIŞMALAR” başlıklı bölümde (http://eski.barobirlik.org.tr/calisma/haberler/yazismalar/ucret_sozlesmesi/index.aspx) ayrıntıları ile belirtildiği gibi  yönetmelik değişikliği ile sonuçlanan  bu süreç, 20.6.2005 tarih 44 sayılı Türkiye Barolar Birliği duyurusu ile başlatılmış, Ankara, Edirne, İstanbul, Kocaeli, Nevşehir, Şanlıurfa ve Tokat baroları temsilcilerinin katılımı ile oluşturulan komisyonun katkıları ile tamamlanmıştır.
 
         Uygulansa mesleğimizin saygınlığına ve meslektaşlarımızın emeğine yönelik sömürüyü önleyebilecek içerikte olan  bu değişiklik  ne yazık ki meslek kamuoyumuz  tarafından sahiplenilmemiştir. Bırakın Türkiye Bankalar Birliğinin hassasiyet göstermesini, 8.9.2008 tarihinde 21497 sayılı yazı ile kendilerine yönetmeliğin yürürlüğe girdiği bildirilen tüm bankalar, Sosyal Güvenlik Kurumu, Türk Telekom, ASKİ, PTT, TEDAŞ gibi kurum ve kuruluşların bir bölümü ve bazı meslektaşlarımız yönetmeliğin iptali için Danıştay’da toplam sekiz ayrı iptal davası açmışlardır.
 
             Danıştay 8 inci Dairesi 2008/9822, 2008/9950, 2008/9951, 2008/10116, 2008/10117, 2008/10118, 2008/10119 ve 2008/10346 esas sayılı  bu davalarda yönetmeliğin sadece uyuşmazlıkların hakem kurulu ile çözülmesini düzenleyen 73/A maddesinin h fıkrasının önce yürütmesini durdurmuş sonra da iptaline karar vermiştir. Yönetmelik diğer hükümleri ile yürürlüktedir.
 
                   Hukuken yürürlükte olan yönetmeliğimiz ne yazık ki fiilen yürürlüğe sokulmadı. Oysa, her geçen gün  Avukatlık Yasası’na, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne aykırı olarak  düzenlenen  sözleşmelerle belirlenen avukatlık ücreti  meslek düzenini bozmaya devam ediyor. Bu  sözleşmelerin özellikle banka gibi iş potansiyeli yüksek kurumlarla yapılmış olması avukatlar arasındaki rekabeti meslek kurallarına aykırı ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında bir boyuta çekiyor. İş sahipleri ülkenin ekonomik sıkıntılarından, avukatlık mesleğinin henüz tam anlamıyla kurumlaşamamasından, avukat  sayısındaki  hızlı  artışın  yarattığı olumsuzluklardan  yararlanarak   bu tür sözleşmeleri genel uygulamaya dönüştürmüşlerdir.
 
                   Aslında vekalet görevini yürütmeye çalışan meslektaşlarımızın durumlarından hoşnut olmadıklarını, çaresizlikten bu sözleşmelere taraf olduklarını, geçen yıl yaşadıkları katma değer vergisi sorunu ile sıkıntılarının en üst noktaya çıktığını hep biliyoruz.
 
                   Ancak bütün bunların çözümünü Türkiye Bankalar Birliğinin ya da iş sahiplerinin anlayışına bırakmak en başta, sahip olduğumuz yasal olanakları önemsememektir.
 
Yapılması gereken öncelikle Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin
73/A, 73/B, 73/C ve 73/D maddelerini uygulamaktır.
 
                   Yani;
 
-         Sürekli avukatlık hizmeti içeren çalışma şekillerinde, 1136 sayılı Avukatlık Yasası’na ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne uygun, yazılı sürekli avukatlık hizmetleri sözleşmesi düzenlenmesi zorunludur.
-         Bu sözleşme taraf sayısından bir fazla nüsha olarak hazırlanacaktır.
-          Birer nüshası taraflara, bir nüshası da sözleşmenin tarafı olan avukat tarafından kayıtlı olduğu baroya verilecektir.
-         Her baro sözleşmeler için ayrıca bir kayıt defteri tutacak,  bu deftere yıl bağlantılı sıra numarasına göre sözleşmelerin kaydını yapacak,  inceleyerek uygunluğunu onaylayacaktır.
-         Sözleşmelere göre tahsil edilen avukatlık ücretine ilişkin serbest meslek makbuz veya bordro örnekleri, her yıl sonunda avukat tarafından bir liste ekinde kayıtlı olduğu baro başkanlığına sunulacak ve bu belgeler avukatın sicil dosyasında saklanacaktır.
-         1136 sayılı Avukatlık Yasası’nın 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranan tüzel kişiler, merkezlerinin bulunduğu yer barosu tarafından takip edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulacaktır.  Baro başkanlığı bu konudaki çalışmaların sonuçlarını sözleşmeye taraf olan avukatları da içeren bir rapor ile her yıl sonunda Türkiye Barolar Birliğine bildirecektir.
-         Bu kurallara aykırı davranışlar ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesialtında vekalet ücreti kararlaştırılması meslek kurallarına aykırılık oluşturur.
 
 

Mesleğimizin sorunlarına çözümü başka yerlerde aramayalım, ÇÖZÜM BİZDE…

1.4.2011
 (http://www.gurselertufan.av.tr/makaleoku.aspx?id=9)

Av. İ. Güneş GÜRSELER | Tüm Yazıları
Hits: 2326