Laik ve bağımsız Türkiye!

~ 20.12.2013, Kemal OKUYAN ~

Kemal Okuyan

Sistemi sorgulamadan işin içinden çıkın bakalım!

11 yıldır uluslararası sermaye adına, Türkiye gericiliği adına ve onların desteğiyle bu ülkeyi karanlığa boğan bir iktidar, büyük ölçüde aynı güçler tarafından kuşatılıyor, kemiriliyor.

“Önce, kurtulalım şunlardan” diyenler mutlu. Gün sayıyor.

“Bunları götüren gücü kimse yerinden oynatamaz” kaygısını hissedenler, Erdoğan’ın bu badireyi de atlatmasını arzuluyor.

“Barış sürecini baltalamak isteyenler…” yaklaşımını dillendirenler de var.

Kimse kusura bakmasın, olay kapitalist bir ülkede geçiyor. Kapitalizmin Türkiye’ye verebileceği bu kadardı, AKP’ydi. Dinselleştirme… Amerikancılık… Çürüme… Sol düşmanlığı…

Bunlar AKP’nin icadı değil, piyasanın ihtiyacı. İhtiyaç icat yarattı!

Şimdi etrafı bok götürüyor, iş kontrolden çıktı, piyasanın kahramanı beceriksize dönüştü, halk “yeter” dedi.

Yine ihtiyaç hasıl oldu, yeni bir model geliştirmeyi deniyorlar.

Cemaatçiler haklı olarak “bu işin arkasında biz yokuz” diyor. Haklılar; çünkü onlar operasyonun sadece bir unsuru. Tek bir adres aramaktansa, AKP’yi iktidara taşıyan geniş mutabakatın kritik unsurlarının tamamını izlemek gerek.

AKP ile elde ettiklerini yan ceplerine koyup, sürdürülebilir bir formül bulacaklar. Şu anda ellerinde veriler var, oradan devam ediyorlar. Kaotik bir süreçten, birkaç yıl idare edecek bir seçenek yaratmayı deneyecekler. Sonrasına bakarlar…

Sonrası?

Dün “Erdoğan bitti” dediğimizde hayal gördüğümüz iddia ediliyordu. AKP’yi iktidara taşıyanların, bu partiden umudu kestiğini söylediğimizde “komploculuk”la eleştiriliyorduk.

Ne komplosu!

Uluslararası sermayeden söz ediyoruz.

“Semayeyi boş verin, laiklik elden gidiyor” diyenlere “buyrun bakalım” demek zorundayız.

Cemaat mi, Erdoğan mı? Çekinmeyin, tercih edin!

Gericiliği bu sistemin yarattığı gerçeğini “şematik” bulanlar şimdi karşılarındaki tablonun basitliği karşısında neler hissediyor acaba?

Sermaye illa ki seçenek üretecek. Erdoğan direnecek ama sonunda o direnci kıracaklar. Sonra? Başa sarılacak, yeni umutlar, beyaz sayfalar, merkez sağ, sağa kaymış sol, milli mutabakat, birkaç yıl gidecek ve ardından yine bir yol kazası gelecek…

Arada emekçi halkın yükü artacak, krizin faturasını işçi ödeyecek, işsizler çoğalacak…

“Bağımsız Türkiye” diyenler, “laiklikten vazgeçilemez” iddiasını taşıyanlar!

Türkiye’nin Amerikancı ve dinci bir iktidardan Amerika’nın ve Cemaat’in içinde olduğu bir operasyonla kurtarılma girişimi içinize siniyorsa, yazıklar olsun size!

Alternatifi ne?

Biraz kararlılık, biraz zahmete girmek ve biraz da gerçeklerden kaçmamak…

Bu yeter. Haziran, bu ülkenin beşeri kaynaklarının neler yapabileceğini göstermişti.

O da mı yalandı!

Kemal OKUYAN | Tüm Yazıları
Hits: 764