Kaçın, bir an önce kaçın!

~ 30.11.2013, Kemal OKUYAN ~

"Mehmet Barlas da gemiyi terk etti…" Şimdiye kadar AKP'cilikte kusur etmeyen deneyimli liberalin son yazısını bir arkadaşım bu notu düşerek yollamış. Okuduğumda şaşırdım, evet Barlas gemiyi terk etmiş, hatta bir veda mektubu yazmış. Deneyimlidir, çark etmeyi bilir ama aynı zamanda hesabını iyi yapar, acele etmez, iki günde 180 derecelik dönüşlerin değil, daha sindirilmiş manevraların adamıdır. "Laiklik ne güzel şey" diye yazdığına, din bezirganlarına sataştığına göre…

Kaçın beyler, kaçın!

Deneyimli dostunuzun kaçışından ders çıkarın, siz de kaçın. Olmadı, tutmadı. Halkımızı karanlığa mahkum etme operasyonunuz paranın, Amerika'nın, yalanın, riyanın, zalimliğin seferberliğine rağmen fiyaskoya dönüştü.

İktidarınız çöküyor. Sizse hâlâ tehdit savurmakta, fişlemekte, gece-gündüz saçmalamaktasınız.

"Gençler saygısız" diyor bir müdürünüz, insana saygısı olmayan biri besbelli. Kaçsın bir an önce, izini kaybettirsin, tutunamaz gayrı buralarda…
Partisi tarafından bile savunulmayan bir milletvekilini "kadına saldırdı" yalanıyla linç etmeye kalkıyor, 70 yaşında bir siyasetçiyi dövmedi diye korumaları cezalandırıyorsunuz. Pek seçkin korumalarınız bile sizi anlamadıktan sonra! Önce susun, kendinizi unutturun, yandan yandan kaçın…

Bir belge, tek bir belge birbirinizin arkasından nasıl kuyu kazdığınızı bütün ayrıntılarıyla gösterdi, 2004 MGK belgesi siyasi pornografidir; bundan böyle gölgenizden korkacak, en yakın gördüklerinizin hançerini sırtınızda hissedeceksiniz besbelli. Sallanan koltuğunuzdan kaçarsınız da, bu duygudan mümkün değil kurtulamazsınız. İyisi mi dertlerin bir tanesinden kurtulun, kaçın…

"Ben sizi kalitesizliğimle döverim" diyen birini Ankara'nın başına beşinci kez bela etmeye kalktığınıza bakılırsa, hiçbir şey anlamamışsınız. "Seçildiğine göre…" geri zekalı liberallerin Türkiye toplumuna yutturmaya kalktığı zokadır. Görgüsüzlük, zorbalık, yılışıklık, adaletsizlik yüzde 90'ı peşinden sürüklese, yüzde on haklıdır. Ve haklı olan kazanır. Bu tarihsel gerçeği "yasadışı" ilan etme çabanız da tutmadı işte. "Milli irade"niz çürüyor, dökülüyor; halk ayağa kalkıyor. Diyorum ya, siz Mehmet Barlas'a kulak verin, kaçın…

Halkların sopasını görüp büyük abiden fırçayı yiyince yüzüstü bıraktığınız "özgür Suriye"ci teröristlerin kininden korkun, seçmen yazdığınız Suriyeli göçmenlerin sandık başında yol açacağı rezaletten korkun, çok açılıp-saçılan kadrolarınızın seçim hilelerini yüzlerine gözlerine boşaltmasından korkun. Kaçın…

Zindanlara doldurduklarınızı alt edemediniz, parmaklıklar eriyor, duvarlarınız sapır sapır dökülüyor; düne kadar "emriniz olur" diyen hâkimler kritik kararlardan önce yıllık izne çıkmaya başlayacak, ün meraklısı savcılar suya sabuna dokunmamaya özen gösterecek, geriye akıllanmayan çekirdek kadrolar kalacak. Onları da toplayın, kaçın…

Aşağıladığınız, hakaret ettiğiniz, küçümsediğiniz insanlar artık korkmuyor, üzerinize üzerinize geliyor, kamu çıkarlarını yok ettiniz, toplumun gereksinimlerini özele yedirttiniz, şimdi bencilliğinizi kullanmanın, "her koyun kendi bacağından asılır" düsturuna uyup, tüymenin zamanıdır.

Kaçın. Halkın adaleti sizi nasılsa er geç bulacak. Siz asıl kendinizden kaçın… Yol açtığınız büyük yıkım halkı alt edemedi, kurban ararken gözüne sizi kestirdi...

Kaçabiliyorsanız, kaçın!

Kemal OKUYAN | Tüm Yazıları
Hits: 794