Türbanla örtülen operasyon*

~ 01.11.2013, Kemal OKUYAN ~

Cumhuriyet Halk Partisi’nin “yenilikçi” milletvekillerinin “AKP’nin tuzağına düşmeyelim, türban meselesinde kavga çıkarmak istiyorlar” dediğini öğrendik. Daha önemli konular olduğunu söylüyorlarmış. Emekçilerin sefaleti? İşsizlik? Bağımlılık? Bunları mı dert ediniyorlar!

Kim ne demiş, ne dememiş, bir önemi de yok. CHP’de kimin değerli, kimin söylediklerinin önemli olduğunu herkes görüyor, biliyor. Tarih de yazacak.

Bense bugün, gazetemizde yazan CHP milletvekillerini güç duruma düşürme kaygısı taşımadan, CHP’nin iç meselelerinden uzak durma çabasını ve kibarlığı bir kenara koyarak yazacağım.

Yüz yıllık liberal palavraların arkasına geçip “yenilikçi”lik taslayanlarla artık trajikomik bir manzara sergilemeye başlayan ulusalcı eğilimlerin dışında kalanlar, kalma iddiasında olanlar da kibarlıktan uzaklaşmak durumunda. Konunun aslında CHP’nin içi ile alakası yok. Bu ülkede gericilikle, emperyalizmle, sömürüyle nasıl mücadele edilecek? Yanıtı aranan soru bu.

Eğitimde karşıdevrimci uygulamalar gündeme geldiğinde, “yenilikçi”yim diyenler, solun korkakları ve hatta konuyla ilgili bir kısım sendikacı ısrarla “gericilik” başlığının üzerini örtmeye çabalamamış mıydı? İmam Hatiplerin yaygınlaştırılmasına, din derslerinin fiiliyatta zorunlu hale getirilmesine açıktan karşı çıkmaya çekindiler. Sözü dolandırdılar, tuttular “bebeleri o yaşta okula almak suçtur” dediler. Bebelerin saçını başını örtmek suç değil ama… Özgürlük!

Bu konuda kavga etmek CHP’yi güç duruma düşürürmüş! Seçim yaklaşıyormuş. AKP seçmeninden oy alacaklarmış.

Niye oy istiyorlar AKP seçmeninden?

“Türban önemli değil, önemli olan emek-sermaye çelişkisi” demek için mi?

“Yenilikçiler” mi, emek-sermaye meselesini gündeme getirecek! Bu ülkede ne zaman “aydınlanma” kavgası gündeme gelse, işte o zaman liberal cenah, “bunlar önemli değil, aslolan iş ve ekmek” demekte. İyi numara

Anlaşıldı, bunları tekrar tekrar yazacağız, iş ve ekmek ile gericilik arasındaki bağlantıyı görmezden gelenlerle, emek meselesi öne çıkınca kimliklere, emperyalizm meselesi öne çıkınca özgürlüklere, özgürlükler meselesi öne çıkınca emek gündemine sığınanlarla tek tek uğraşacağız.

Görülüyor ki, CHP’nin “yenilikçiler”i, solun diğer liberalleriyle birleşmiş, AKP’nin ekmeğine yağ sürmekle meşgul. Zaten bütün proje buydu, son haftalarda olup bitenler, yeni oluşumlar, yeni paketler, kurtarıcı başkan adayları…

AKP Türkiyesi’yle normalleşmeyi istiyorlar. AKP Türkiyesi’nin solunu temsil etmek istiyorlar. Ulusalcı-milliyetçi retoriği bahane ederek, Türkiye solunun antiemperyalist, aydınlanmacı reflekslerini köreltmek istiyorlar. CHP’yi bölmek istiyorlar.

Gerçek şu ki, CHP zaten bölünmüş durumda. CHP kısmıyla ilgilenmediğimi söyledim ama konu CHP değil! Düzen solu ile düzen dışı sola aynı anda ayar çekiliyor.

Anlayacağınız, operasyon tek!

TBMM’ye türbanla gelinmesi, bölünmüş CHP’ye kırk katır-kırk satır seçeneğinin sunulmasıdır. Meclis’i en önemli “kale” olarak görenler olabilir. Öyle bir şey yok. Asıl mücadele, toplumsal alanda sürüyor. Orada havlu atanların kalesi olmaz, hababam kendi kalelerine gol atarlar.

CHP şimdiye kadarki günahlarının kefaretini ödüyor.. “Kale”yi savunup savunmamayı karara bağlayamamak bir çözüm olmadı, çözülüşü hızlandıracak bir tutum oldu.

O halde, şimdi daha önce yazdığımızı daha açık ifade etmenin zamanıdır. CHP’nin üzerine gelinecek. AKP Türkiyesi’yle uyumlu bir CHP modeline uymayanlar sindirilecek.

Uymayanlardan ulusalcıların projesi var. Ya da olduğunu sanıyorlar.

Geriye milliyetçi hezeyanlardan ve liberalizm batağından uzak durmak isteyenler kalıyor. CHP’de her düzeyde bu kaygıyı taşıyanlar var. Ve AKP’nin de solun liberallerinin de, bütün bu operasyonların arkasında duran Avrupalı aklın da asıl derdi bu kesimin kişiliksizleştirilmesi, ruhlarını liberal projelere teslim etmesi. Milliyetçiler, onlara bu operasyonda kuvvet veriyor, onlar olmaksızın operasyonu sürdüremiyorlar. Yoksa umurlarında bile değiller.

Yıllardır kafamızı ütüleyen ve ülkeyi sahte kutuplaşmaya götüren milliyetçi-liberal kapışmasının başımıza açtığı yeni dert bu!

Dün, Meclis’te türbanı “kadın özgürlüğü” ile selamlayan herkes ama herkes bu örgütlü operasyonun parçasıdır. “Kadınların kıyafeti ile uğraşmayın”mış!

Evet uğraşmayın! Bunu söylemek gerek. Ama bunu söylemek için AKP Türkiyesi’ne kafa tutmak gerek!

Ok yaydan çoktan çıktı. Türban, kıyafet şu bu, geçiniz, tarihsel bir hesaplaşma bu.

Saflaşılıyor. AKP Türkiyesi’nden yana olanlar ya da orada yer edinmek isteyenlerin kim olduğu ortada.

Birlikte operasyon yapıyorlar.

Operasyon CHP ile sınırlı değil. Çıkış yolu ise...

CHP değil.

(*) Şafak Pavey’e bir insan olarak teşekkürlerimle…

Kemal OKUYAN | Tüm Yazıları
Hits: 906