Yeni 12 Eylül toptan değil, paket paket!

~ 12.10.2013, Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU ~

12 Eylül’ün demokraside bıraktığı izleri sileceğini dilinden düşürmeyen iktidarın açıkladığı paket, MGK’nın 12 Eylül Bildirileri’ni bile açık ara geride bıraktı! Paketin, Türkiye’yi bir başka 12 Eylül’e götüren “yetmez ama evet” sürecinin bir parçası olduğu da, herkes tarafından bir kez daha görüldü.

12 Eylül darbe yönetimi, demokrasinin ruhuna fatiha okumuştu! Yaklaşık üç yıllık bu darbe yönetimi döneminde, anayasadan başlayarak demokrasi konusundaki tüm yasalara el atılmıştı. Sonuçta darbecilerin anlayışına uygun, içi boşaltılmış ve sadece adında demokrasi sözcüğü kalan yep yeni bir tanım yaratılmıştı. Bu süre boyunca yoğun bir hizaya getirme faaliyetine de girişilmişti.

12 Eylül’den sonraki yönetimler, darbecilerin yaptığı tanıma ve o yönetimden aldıkları demokrasi mirasına beklenilenin aksine daha çok sarıldılar. Kendilerini yönetime taşıyanın o miras olduğunu görünce, tekrar yönetime gelebilmek için de, o yapıdan uzak olmamaları gerektiğine inandılar. Hep demokrasi demokrasi demelerine rağmen, 12 Eylül’ün yaptığı tanımı uyguladılar.

Bu durum iktidar dışındaki siyasi partilerde de farklı olmadı. 12 Eylül’ün demokrasi anlayışından yakınan bu partiler de, isterlerse kendi örgütlenmelerinde örgüt içi demokrasiyi uygulama olanakları varken, bu bağlamda demokrasinin bilinen ilke ve kurallarını değil, 12 Eylül’ün dayattığı veya ortaya model olarak koyduğu siyaset kullarını tercih etme kolaycılığı ya da çıkarcılığına yöneldiler. Dolayısıyla bu tabloda açıklanan paket, iktidarda başka bir parti olsaydı ve o parti tarafından açıklansaydı, demokrasiyi eksiksiz getirebilecek bir paket olur muydu! Kuşkusuz büyük olasılıkla içeriği bundan çok daha farklı olurdu olmasına ama yaşanan bu yapıda da, kimsenin özlediği içerikte bir demokrasi paketi gene ortaya çıkmazdı!

12 Eylül yönetimi, demokrasiyi korumak adına, demokrasiyi askıya aldığını, rafa kaldırdığını ifade etmişti! Darbe yönetimi sona erdiğinde ise, bu dönemde yapılan anayasa ve bu anayasa ile bütünleşen, apoletlerini takılı bıraktığı, adını da demokrasi koyduğu bir sistem bırakmıştı. Darbe yönetimi yapacaklarını ortaya koymuş, bilinmezlik içinde hareket etmemiş, parti parti, paket paket konuya yaklaşmamıştı! Demokrasiyi toptan rafa kaldırıp gelmiş, giderken raftan indirmiş, ancak raftan toptan indirdim dediğinin, rafa konulandan çok daha başka bir şey olduğu da görülmüştü!

İktidar partisinin amacı 12 Eylül’den kurtulmaksa, 11 yıldır da iktidarda olabilmesine rağmen, neden 12 Eylül’ün toptan yokettiği demokrasiyi kendisi toptan getirmez! Üstelik bunu tek bir adımla gerçekleştirebilecekken, neden toptancılıktan uzak durup, perakendeciliğe kaçar ve paketleme işine soyunup yapacaklarını paket paket, parti parti yapma yoluna koyulur! Neden demokrasi söylemini kullanıp; saldırmadık, sömürmedik hiç bir değer de bırakmaz! Bazı konularda ise sadece açıklama yapıp, sanki 12 Eylül karşıtı adım atmış gibi görünür! Bunları açıklayabilir mi!

12 Eylül’den beslenen iktidarın demokrasi algısı, hem bunları açıkça yanıtlamaya, hem de 12 Eylül’den toptan kurtulacak bir adım atmasına izin vermemektedir. Eğer toptan yapma yoluna giderse, yapılanın çok açıkça ikinci ve ancak sivil bir 12 Eylül olduğu görülecek, artık iktidarın söyleyecek bir sözü de kalmayacaktır. İktidar partisi, sindirme sorunu da yaşanmaması için bulduğu bu yöntemle sivil 12 Eylül’ü alıştıra alıştıra yapmaktadır.

Son söz: 30 yıl önceki 12 Eylül toptan gelmişti, şimdiki ise paket paket...

Ömer Faruk EMİNAĞAOĞLU | Tüm Yazıları
Hits: 781