Tuncay Güney, Osman Yıldırım, AKP Davası!

~ 01.09.2013, Mustafa BALBAY ~

Ergenekon davası şöyle özetlenebilir; Tuncay Güney’le başladı, Osman Yıldırım’la bitti.
Artık kamuoyunun da yakından
tanıdığı bu iki önemli şahsiyeti yan yana koyunca davanın kimliği de ortaya çıkıyor.

Bu yılın başlarında dava devam ederken bir grup avukat Tuncay Güney’le Kanada’dan temas kurdu. O günlerde kendisinin gazetelere verdiği demeci heyet önünde de söyleyip söyleyemeyeceğini sordu.
Tuncay Güney şu demeci vermişti:
“Ergenekon bir projeydi.”
Avukatlar olumlu yanıt alınca mahkeme heyetine şu istemde bulundular:
“Bu dava Tuncay Güney’in anlatımlarına dayalı olarak açılmıştır. Kendisinin dinlenmesi gerekirdi. İddia makamının yapmadığını biz yapıyoruz. Tuncay Güney şu anda Kanada’da ifade vermek üzere hazırdır. Lütfen bağlantı kurulsun ve tanık olarak dinlensin.”

 

***


Yukarıdaki istem kabul görmedi. Onlarca kimliği tartışmalı gizli tanığı dinleyen mahkeme, davaya ilişkin soruşturmanın ilk düğmesinin basılmasını sağlayan Tuncay Güney’i dikkate almadı. Dahası kendisinin bu kadar çok adının geçtiği bir davada, sanık mı, tanık mı; durumunun ne olduğu belli değil.
Aynı Tuncay Güney karar açıklandıktan sonra da derin gözlemlerini sürdürdü. Hürriyet gazetesine verdiği demeçte şunu söyledi:
“Ben Ergenekon’un soğuk mührüyüm... Kralı bana dokunamaz. 2007’den 2013’e geldik, Tuncay Güney için yaprak kıpırdamayacak.”
Tuncay Güney’in hukuk sistemimiz için yaptığı benzetme de şöyle:
“Türkiye’de adalet aramak, genelevde bakire aramaya benzer.”
Ağustos ayının son haftasında bu demecin çıktığı günlerde, Ergenekon davası ile Danıştay cinayetinin birleştirilmesini sağlayan, önceki yargılamada cinayetin faillerinden biri olarak hüküm giydiği halde hem gizli, hem açık tanık olarak hukuksuzluk tarihine geçen Osman Yıldırım’la ilgili şu haberler çıktı:
- Osman Yıldırım karardan birkaç ay önce evini değiştirmiş. Tahliye olacağını biliyor muydu?
- Osman Yıldırım, Akdeniz sahillerinde tatile çıktı...
- Davanın başlamasını sağlayan kişi Kanada caddelerinde...
- Davanın bitmesini sağlayan kişi Akdeniz sahillerinde...

 

***


Bu iki haberin ortasına da şu haber düştü:
Ergenekon davasındaki delillerin, AKP’ye ilişkin kapatma davasının sahte delillerle açıldığını gösterdiğini söyleyen Başbakan,
“Anayasa Mahkemesi’ne başvuracağız” dedi...
Başbakan’ın bu sözlerinin ardından Meclis Başkanı devreye girdi. Ergenekon davasını Yargıtay onarsa AKP’yi kapatma davasının tümüyle çökeceğini söyledi. Bu durumda AKP’nin yeniden yargılama için Anayasa Mahkemesi’ne başvurabileceğini açıkladı.
Hemen ardından AKP adına konuşmaya yetkili özel kişilerden art arda şu demeçler geldi:
“Biz hazırlık yapmaya başladık...”
“Yeniden yargılama isteyip aklanacağız.”
AKP Ergenekon kararının gerekçesinin yazılmasını dahi beklemeden Anayasa Mahkemesi’ne başvurup hakkındaki
“laiklik karşıtı eylemlerin odağı olma” kararını kaldırtmak istiyor. Yargıtay’ın düşeceği durumu hiç dikkate almıyor.
Bu durumda yukarıda yaptığımız tanımlamayı geliştirmek gerekiyor:
Ergenekon davasının başı Tuncay Güney, sonu Osman Yıldırım, hedefi AKP’yi aklamak!
Üç haberin de aynı hafta içinde yayımlanması klasik bir Ergenekon fotoğrafı olarak da yorumlanabilir.
Başta duyarlı insanlar olmak üzere tüm Türkiye’ye çağrım şudur:
Önce bu üç haberi yan yana koyun, sonra elinizi vicdanınıza koyun. Sus diyorsa susun, susma diyorsa tavır koyun.

 

1 Eylül 2013 - Cumhuriyet

Mustafa BALBAY | Tüm Yazıları
Hits: 858