BAŞÖRTÜSÜ, DARBE ve TEKEL İŞÇİLERİ

~ 13.03.2010, Aydın CINGI ~

Temsilcilerimiz bir süre önce TBMM’de yumruklaştılar. Hepimiz adına yasama işlevi görenlerin, hiddeti şiddete dönüştürmekten kaçınmayı başaramamaları üzücüydü. Ancak tüm bu tatsızlıkların sonucunda ortaya çıkan gerçek, AKP iktidarının elindeki siyasal sermayenin “başörtüsü” ve  “darbe kuşkusu”ndan ibaret kalmış olmasıydı. Başbakan’ın tüm gücüyle GATA’ya gelmesi arzu edilmeyen “eşinin başörtüsü”nü ve ardı arkası gelmez “darbe söylentileri”ni istismara yönelmesi, elinde artık mağduriyet senaryosundan başka inanılır bir siyasal argüman kalmadığının göstergesidir. Tüm sosyal gruplar; eczacılar, Tekel işçileri, bakkallar, vb teker teker AKP’nin siyasal güdümünden çıkmaktadır.

Seçmen çoğunluğu, kamuoyu yoklamalarında kesin gösterge niteliğindeki “yakın geleceğe ilişkin beklenti” sorusunu, bir süredir, olumsuz yanıtlıyor. 2002 yılından beri bir sonraki yıla umutla bakan seçmen oranı, 2008’den bu yana, umudunu yitirmiş olanından daha az. Bu oran düştükçe AKP’nin iniş süreci belirginleşecektir. Gerçi iktidar partisinin, mevziini terk etmemek için göstereceği etkin çabalar vardır. Ancak düşüşe geçen iktidarların, çok keskin siyasal dönüşümler dışında, tekrar yükselişe geçtiği görülmemiştir.

Küreselleşen dünyanın tüm ülkelerinde bazı sektörler “boşaltılır”. O sektörlerde istihdam edilmekte bulunan işgücü, ya hakça koşullarla emekli edilir ya da bir başka sektörde eskisinden daha alt düzeyde olmayan koşullarda istihdam edilir. İktidar sanıyor mu ki, geliri azaltılmış ve iş güvencesi elinden alınmış Tekel işçisi, Emine Hanım’ın başörtüsü sorununu kendi mağduriyetinin önünde tutarak AKP’ye oy verecektir?

İş bulamamış ya da işini yitirmiş bir insan, yandaş medyanın yıllardır her gün yenilenen “darbe” teranelerine ne ölçüde prim tanıyabilecek; Tayyip Bey’in Necip Fazıl’dan nakledeceği birkaç “duyarlı Müslüman” dizesini başbakanlık için ne kadar liyakat ölçütü sayabilecektir? Sıkıntıya düşmüş ve kendisinden ekmek parası esirgenen yurttaş, iktidar sahiplerinin debdebeli yaşamı karşısında ne düşünecektir? İktidar, yakınlarını, yandaşlarını zengin etmek ve yandaş medya edinmek için kuşkulu yollarla verdiği ihalelerin, seferber ettiği fonların ve sağladığı kredilerin gerekçesini “açgözlü” olmakla suçladığı bu yığınlara nasıl açıklayabilecektir?

Esasen bir dizi seçmen, önceleri desteklemiş bulunduğu AKP’nin gerçek yüzünü artık görüyor. “Zalim”lerden “mazlum” üretme süreci artık sona eriyor. Salt başörtülü eşleri bazı kurumlarca kabul görmüyor ya da üç beş subay darbeye hevesleniyor diye muktedir (hem de olağanüstü muktedir)  kişiler birer mağdur olarak boy göstermeye bundan böyle devam edememeliler, edemeyecekler. Bu aşamada artık umutla gözlenen ve beklenen, iktidara gerçekten talip olabilecek emek dostu ve demokrat bir siyasal seçenektir.

Aydın CINGI | Tüm Yazıları
Hits: 1454