Meslek büyüklerim!

~ 07.07.2013, Cevher KANTARCI ~

Çok sevgili meslek büyüklerim;

Hemen hepinizden yaş olarak büyüğüm..

Ama sizler “mevki” olarak benin çok büyüğümsünüz!

Sizlere bir “küçüğünüz” olarak seslenmek istedim!

Eğer çok mükemmel bir hayat yaşama uğruna onurunuzu feda etmeye katlanıyorsanız, yapılacak bir şey yok!

Para pul gani!

Herkesin kıskanacağı bir ev ve içinde ille de Moldovalı hizmetçiler!

Çocuklar için, Avrupa’dan dadılar!

Daha sonra, İsviçre’deki malum okullara çocukların gönderilmesi!

Şoförlü muhteşem arabalar!

Lüks lokantalarda yerlere kadar eğilen garsonlar!

Ama o yerlere kadar eğilen garsonlar eğer yerlere kadar eğilirken, sizin az evvel pis ayakkabılarla basılan o yerlerden daha aşağıda olduğunu düşünüyorsa, haysiyetiniz de yerlerde sürünüyor demektir!

Eğer o dadılarla büyüttüğünüz çocuklarınızın, aklı ermeye başladığında “Haysiyetsiz babam!” diye düşünecekse, sen al o paranın ve satılmışlığın getirdiği yapay itibarın madalyasını, nerene takarsan tak!

İnsanlar senin önünde eğiliyor ama..

Sen 180 derece yüz hizasından eğilmeye başlayıp, 90 derecedeki hizayı gördüğünde “Acaba bu hizayı öpsem daha mı yaranırım?” diye düşünüp, 45 dereceye alçalırken, haysiyetini foseptik çukurunun içine atmışsın demektir!

Eğer o olmayan haysiyeti o çukur içinde değil de, gül bahçesi içinde görüyorsan, seni kurtaracak ter merci vardır, O’nun da farkına varıp görebilirsen!

Hz. Mevlana bu durumu çok güzel özetliyor:

“Ey yağlı ballı yemekleri gören, yiyen; onların fazlasını git de helâda seyret! Pisliğe; nerede senin güzelliğin, nerede senin tabaklardaki o hoş görüntün, yerken senden duyulan zevk, o lezzet nerede diye sor!”

Akşamdan yenen havyarın da, sıradan bir yemeğin de, görüntüsü sabah hiç değişmez helâda!

Kendimi övmek için örnek vermiyorum..

İşsizliği en son “sekiz yıl” yaşamış biri olarak yazıyorum..

Sekiz yıllık işsizliğim sırasında, cebimde bozuk paralarla dolaştığım çok günler oldu!

Okuyacağım kitapları, bazı ihtiyaçlarımı benden hiçbir menfaati olmayan ve olamayacak gerçek “dostlar” yolladı!

Hem de ben istemeden..

Ama sokakta sürünen birini gördüğümde de, “Bu ülkeyi yönetenlere yaptığım yalakalığın sayesinde şu adamın fakirliğinde, şu kadının mecburen orospu olmasında benim de payım var” diye hiç “vicdan” azabı çekmedim!

İnanın ki, böyle yaşamak da çok keyifli oluyor!

Bazı dingillerin hakkımda düşündüklerini tahmin ediyorum!

İsteyen merak ettiğini sorsun, alsın cevabını!

Bu gazeteciliğe 1968’de başladım!

O zaman bu kadar aşağılara düşeceğini bilebilseydim, hiç bulaşmazdım!

(Yurt Gazetesi)

Cevher KANTARCI | Tüm Yazıları
Hits: 983