Erken uyarı

~ 02.07.2013, Güngör MENGİ ~

Batışan toplumların camileri sığınak olarak kullanma mecburiyetine düşmesi tehlike alârmıdır.

Mısır’da iktidar ve muhalefet yandaşlarının, patlama olacağı endişesi uyandıran çekişmesi, bu aşırı tedbiri güncel hâle getirmiştir.

İngiliz Guardian gazetesi ile yaptığı söyleşide Cumhurbaşkanı Mursi’nin yaptığı bazı tespit ve değerlendirmeler bize yabancı gelmedi.

Meselâ bir-iki örnek:

“Eylemleri yapan baltacılar (bazıları “çapulcular” diyor) dış güçlerin güdümündeler.”

“Yabancı TV’ler muhaliflerin gücünü abartıyor. Sanki tüm Mısır şiddet olayları içinde gibi yayın yapıyor.”

“Paraları yolsuzlukla elde ettiler. Eski rejimi geri getirmek için kullandılar. Parayı eşkıyaya verdiler ve sonra şiddet ortaya çıktı.”

İnsan kalitesi yüksek olmayan ülkeler demokrasiyi işletemediği gibi koruyamıyor da. Başvurdukları yöntem ilkeldir ve kalabalıklar toplayarak korkutmak üzerinedir.

Halkı kutuplara ayıran günahın söylem ve eylemlerinden bir an önce vazgeçmek gerekiyor.

İktidarın hayat tarzına müdahale ettiği ve değiştirmeye başladığı düşüncesi, Mısır’daki kaynamanın sebeplerinden biridir.

Orada iktidar icraatını bir yıla sıkıştırdığı için erken fark edildi.

Bizde değişim -karşı devrim hareketi de diyebilirsiniz- on yıllık zamana yayılarak ağır ağır hayata geçirildi.

Mısır’daki olaylar, bize uyku hâlinde kabul ettirilen din temelli değişiklikleri fark etmemizi sağladığı için yararlı olmuştur.

Geçen haftalarda bizim meydanlarımızı dolduran itirazı da iktidar ciddiye almalıdır!

İki sorumlu var

Şüphe sadece rahatsızlık veren bir duygu değildir.

Aynı zamanda toplumun sigortasıdır.

Şüphe duymanın sağlayacağı tedbir ve güvenlik ihtiyacını siyasi muhalefet sağlamak zorundadır.

Şüphe etme ve suçlama görevi muhalefet partilerine lütuf değildir. Sorumluluktur.

Rejimin doğru ve temiz bir yolda yürümesi, bu görevin hakkıyla yapılmasına bağlıdır.

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun şu sözleri dikkate değerdir:

“Başbakan Erdoğan’ın sağduyuya ihtiyacı var. ‘Camide içki içildi, baş örtülü bir kadın dövüldü’ diyerek açıkça provokasyon yaptı ancak toplum provokasyona gelmedi.

O yüzden çağrım Başbakan’a; Kışkırtma yapma, toplumu dinle, anla!..”

Görevini yapan bir muhalefet liderinin olduğu yerde hiçbir başbakan böyle suçlamaların muhatabı olmaz.

Bize olduğuna göre...

Bir değil iki suçlu var!

(GazeteVatan)

Güngör MENGİ | Tüm Yazıları
Hits: 766