Bu hareketin lideri kim olmalı?

~ 08.06.2013, Mutlu TÖNBEKİCİ ~

Gezi Parkı eylemi, kim ne derse desin kendiliğinden, partisiz, örgütsüz başlamıştır. Partiler ve örgütler, İstanbul Bağımsız Milletvekili Sırrı Süreyya Önder’in dediği gibi “ambulansın açtığı yoldan gelen taksi” gibidirler. Ama güzel olan şu ki kimse onlara bu spontan oluşumu kaptırmadı. “Fikrini kapan” parka geldi. Park, emsali az görülecek bir ideoloji fuarına döndü. Gitmemek, görmemek ciddi söylüyorum büyük bir kayıp. Başörtülüler arasında yayılan “bize saldırıyorlar” dedikodusunun aslı astarı yok. Parkta Miraç kandili de kutlandı Cuma namazı da kılındı! Son nokta bu Pazar, bir papazın gelip sabah ayinini orada yapması olur herhalde..

Tersinden lider arayışı

Bu oluşumdan bir şey çıkar mı? Bir “Çapulcular Hareketine” dönüşür mü? Aranan muhalefet bulunur mu? Sosyal medyada tartışılan bu.

Peki böyle bir harekete nasıl bir lider yakışır?

- Yaşı en fazla 45 olmalı. 40 olursa daha iyi.

- Saçları gür, çok kısa kesilmemiş, hafif dağınık olmalı.

- Takım elbise, lacivert, kravat giymemeli, takmamalı. Ama giydikleri yakışmalı.

- Esprili bir dili, güzel bir Türkçesi olmalı. Konuşmalarında sokağın vülger olmayan dilinin izleri olmalı. Dizilerdeki, reklamlardaki esprileri kullanabilmeli.

- Digital dünya onun için çocuk oyuncağı olmalı. Notebook, ultrabook, i-Pad, tablet, android telefonlar elinden düşmemeli. Sosyal medya eğlencesi olmalı. Zello’yu dış mihrak, Whatsapp’ı illegal örgüt sanmamalı.

- Twitlerini danışmanları değil kendi atmalı. Ve twitleri parti propagandası değil “hakiki” olmalı. Günlük hayata dair twitler atmalı.

- Futboldan, basketboldan anlamalı. Real Madrid, Barcelona derbisini bilmeli. Liverpool taraftarlarının “You will never walk alone’’ şarkısından haberdar olmalı.

- Kulaklık takarak Mp3 dinlemeli. Münir Nurettin Selçuk’tan, Hafız Burhan’dan, Kani Karaca’dan, Hamiyet Yüceses’ten, Neşet Ertaş’tan, Zeki Müren’den, Tarkan’dan, Ceza’dan, Ahmet Kaya’dan haberdar olmalı. Mp3 listesi ele geçirilmeye çalışılmalı.

- Rap dendiğinde “geçiniz”, blues dendiğinde “anlamam”, hip hop dendiğinde “serseri işi” dememeli.

- Nazım Hikmet’in de, Necip Fazıl’ın da bu ülkenin değerleri olduğunu bilmeli.

- Elinde sadece tablet değil bestseller kitaplar da olmalı. Beğenip beğenmediğini bilmeliyiz. Olumlu veya olumsuz eleştirileri güdük kriterler üzerinden olmamalı.

- Güncel konulara anteni açık gezmeli. Danışmanlara ihtiyaç duymamalı. Veya danışmanları arasında bir fırlama da olmalı.

- Tarihi ve coğrafyayı lisede okuduklarından kat be kat ve farklı perspektiflerden bilmeli. Kinle değil bilgiyle konuşmalı. İnsanlık suçlarını sahiplenmemeli. Bu konudaki duruşu net olmalı.

- Bisiklete, motosiklete binebilmeli.

- İnsanların içine sadece seçim zamanı (göstermelik) değil normal zamanlarda da olmalı. Filmi sinemada izlemeli. Çay bahçesinde çay içebilmeli. Karısının veya sevgilisinin elini tutabilmeli.

- Karl Marx kadar olmasa da sosyalizmi, Adam Smith kadar olmasa da kapitalizmi bilmeli.

- Psikolojiden, halden, ruhtan anlamalı. “Onlar şöyledir böyledir” demek yerine “gelin hele, bir çay için, soluklanın, nedir istediğiniz” diyebilecek biri olmalı.

- Kavganın, savaşın, hoşgörüsüzlüğün çözüm üretmediğini bilmeli. İyi niyet ve hoşgörünün insanın yüzüne de yansıdığını bilerek bağırmadan, sinirlenmeden ve diyaloga açık bir şeklide konuşmalı.

(Fikir verdiği için Yavuz Taftalı’ya teşekür ederim)

(GazeteVatan)

Mutlu TÖNBEKİCİ | Tüm Yazıları
Hits: 715