Halk Depremi, Büyüklüğü: 7.4

~ 02.06.2013, Orhan BURSALI ~

Türkiye’yi sarsan bu olay, milletin kendiliğinden örgütlenip sokakları ve alanları işgal etmesi zerre kadar sıradan bir olay değildir. Dünyada da böyle aniden gelişip bir günde bütün ülkeyi saran bir halk hareketi, protestosu görülmemiştir. RTE’nin tahtı 7.4 büyüklüğünde bir halk hareketi depremiyle sarsıldı. Karizmasında ve krallığında derin bir fay yarığı açıldı!
Bu deprem; barışçıl, korkusuz ve kararlıydı. Bir şanlı düğün gibi gerçekleşti.
Birinci büyük olay budur.
İlk kez halkın; gençlerin, kızların, annelerin, kadınların, babaların, çocukların bu depremi, hiçbir örgüte, partiye ait olmadan gerçekleşti. Bayrağını kapıp gelen particikler oldu ama halktan insanların,
burada örgüt kimliği yok lütfen bu bayrakları indirin uyarılarıyla karşılaştı.
İkinci büyük olay budur.
Direniş veya protesto büyük olgunlukla amaca ve hedefe yönelik olarak yapıldı.
Bu da önemlidir.
Hedef Taksim’in kurtulmasıdır. RTE, halkın bu malına dokunmazsa, halkın malını geri verirse, deprem durulacak ve sona erecektir. Şimdilik bu kadar. Gerisini halk sonra düşünür!

 

***


RTE diyor ki “mesele 5-10 ağaç değil ideolojiktir”. Su ve Orman Bakanı da inanılmaz saflıkla veya herkesi aptal sanarak “Başka yerde bunun bin mislini dikeriz. 5 ağaç için değer mi” benzeri şeyler söyledi.
RTE haklıdır mesele Gezi Parkı’ndaki 5 ağaç değildir.
Meseleyi 5 ağaç olarak gösteren bizzat kendileridir!
Mesele öncelikle şüphesiz ki Gezi Parkı’dır. Bütün İstanbulluların gezdiği, bildiği, anısının olduğu, nefes alıp verdiği bir yeşil alanın ellerinden alınmaya kalkışılmasıdır. Recep Bey halkın bu malını gasp etme niyetindedir. Oraya moktan bir kışla, AVM ve zenginlere şahane katlar inşa etmek istemektedir. İstanbullu ise istemiyor. Bu kadar...
Mesele buna paralel, RTE’nin doğayı bizzat yıkma, kesme biçme eylemlerini doruğa çıkarmasıdır aynı zamanda. Kuzeyini ve ormanları tamamen yok edecek projeleriyle, gerisinde bir İstanbul leşi bırakmak girişimidir. Taksim Gezi Parkı, bunun yanında çok çok anlamsız kalır ama Taksim Gezi Parkı işte hemen sahiplenebileceğimiz gözümüzün önünde bir yerdedir. Bu açıdan mesele, RTE kaynaklı bir doğa katliamı eylemcisi görüntüsüyle ortaya çıkmasıdır.

 

***


Bu büyük deprem hareketinin nedeni sadece bunlar da değildir.
RTE’nin birbiri ardına
halkın düşüncesine, kendisinin benimsemediği inançlarına, yaşam tarzına saldırmasıdır. Kapsamlı alkol yasağı, etkilenen milyonlarca insanın haydi işine git diyebileceği biri, dinci bir söylemin inanılmaz bir hoyratlıkla üstelik, ülkeye millete dayatılmasıdır. Halk bunu reddediyor!

 

***


Sadece bu da değildir büyük depremin nedeni: Atatürk ve arkadaşlarına ayyaşlar diye saldırılmasıdır. Atatürk, bu ülkenin ve bu ülkede bizim varoluşumuzun büyük simgesidir. Büyük kitlelerin her yönüyle, bütünüyle sevip bağrına bastığı, kalbine gömdüğü bir lidere saldırmayı, hele hele iktidar düzeyinde, kimse kabul edemez.
Bu deprem, aynı zamanda RTE’ye bir Atatürk ayarı depremidir. Dokunma Atatürk’e. Kendisinin kutsal saydıkları konusunda yeri göğü titretirken, milletin yaşamsal saydığı ve kendisiyle özdeşleştirdiği varlıklarına saldırmak, tek kelime ile kendini bilmezliktir. RTE Atatürk’e kastetmediğini açıklamadığı sürece toplumda oluşan algı budur.
RTE’ye teşekkür, milyonlarca gencin Atatürk’le bütünleşmesine yardımcı olmuştur!

 

***


Mesele sadece bunlar mıdır?
Hayır,
bin kere hayır..
Balyoz, Ergenekon, Odatv sahtekârlıklarının ortaya çıkması ve suçsuz insanların hapishanelerde öldürülmesi, süründürülmesi, tutulmasıdır...
Hayır.. hayır ve hayır..
Mesele RTE’nin diktatörlük kurduğuna ilişkin güçlü algıdır. Millete sık sık hakaretamiz saldırılarıdır.
RTE’nin 11 yıldır millete sunduğu bir RTE-Düşüncesi- Eylemi-Kimliği- Kişiliği bütünlüğüdür mesele. Bu itici bir güç oluşturmuştur artık.
Mesele bütün bunlarla
bardağın dolmuş olmasıdır..
Taksim Gezi Parkı,
bardağa son damla olarak düşünce, bardak taşmıştır. Taşacaktı da Gezi vesile oldu!
Mesele ideolojik midir? Buna sadece gülmek gerekir.
AKP’ya karşı olmak ideolojikse evet ideolojik.
RTE tepeden tırnağa, enlemesine genişlemesine ideolojik bir insandır. Her şeyiyle, her adımıyla, her yaptırımıyla..
Bir dinsel söylem, sağcı, gerici yani muhafazakâr olarak duruyor ortalıkta.
Eh yani size karşı olmanın da bir ideolojik yanı-yönü olduğunu sanmanın, aramanın ve söylemenin, fazla bir zekâ gerektirmediği de açık değil mi?

İdeolojikse ideolojik.

 

2 Haziran 2013 - Cumhuriyet

Orhan BURSALI | Tüm Yazıları
Hits: 1011