Karayılan'ın aşamaları...

~ 03.05.2013, Hasan PULUR ~

“Sus, sus, nereye kadar?” derler. Bizim çok eski olmayan yazılarımızı hatırlayanlar “barış”la başlayıp, barışla bitirdiğimizi bilirler.
Evet “barış” diyorduk, sonunda da ürkek, çekingen belki belli belirsiz bir soru da vardı:
“Barış ama ne karşılığı?”
Madem barış için en doğrusunu yapmışsın, görüşmelere başlamışsın, ne pahasına diye sormayacak mısın?
Karşı taraf sormaz mı?
***
Madem “muhatap” kabul etmişsin, gizli kapaklı ya da aleni görüşmüşsün, bunların karşılığı olmaz mı?
Hayır, ayıp olmaz!
Karşınızdakini muhatap aldıktan sonra niye ayıp olsun ki? O günler çoktan geride kaldı, Abdullah Öcalan’a “Sayın” demenin suç olduğu günler geride kaldı.
Evet barış ama pahası ne?
***
Biz, kanaldan köşeden bir şeyler duymuş olabiliriz.
Kandil’deki muhatabınız Karayılan, “barış koşulları”nı, “barış mutabakatı”nı üç maddede açıkladı.
***
BİRİNCİ AŞAMA: Ateşkes ilan edip geri çekilmek. Çünkü Türk devleti, ‘siz geri çekilinceye kadar, kendimizi tehdit altında görüyor, ileri adım atamıyoruz’, diyor.
İKİNCİ AŞAMA: Bu aşamanın özelliği, çözüm karşısında görevlerin yerine getirilmesi.
Anayasa’da reform yapılacak, koruculuk ve özel kuvvetler ve bazı güçler bir kenara çekilecek ya da sivilleşecek.
ÜÇÜNCÜ AŞAMA: Buna, normalleşme ve özgürlükler süreci diyebiliriz. Kürt ve Türk toplumları birbirlerine karşılık birbirini affederler.
***
Üçüncü anlaşma bu barış anlaşmasının en önemli maddesi, Abdullah Öcalan’ın affı maddesidir. Karayılan’a göre, başta “Önder Apo” olmak üzere herkes affedilecek, hiçbir “esir” kalmayacaktır.
***
Belki içinizde bir kuşku vardır, bu yazdıklarımız “Milliyet”te yayımlanmıştır, yılın, bizce en başarılı gazetecisi seçilen Namık Durukan’ın imzasıyla...
Her ne kadar Başbakan’ın Özel Danışmanı Yalçın Akdoğan, Karayılan için “süreci anlamış” demişse de hiç de anlamamış olduğu anlaşılıyor.
Eyyyy gidi hey!
Ne oldum, demeyeceksiniz ne olacağım diyeceksiniz.
Biz, yllar yılı “Görürsünüz terörle nereye varılır!” derken, dudak bükenler şimdi acaba neredeler?

(Milliyet)

Hasan PULUR | Tüm Yazıları
Hits: 929