Akaydın Hocanın 4 yılı

~ 18.04.2013, Nazım ALPMAN ~
Talana geçit vermeden
Akaydın Hocanın 4 yılı

Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın görevdeki 4. yılının hesabını vermek için 15 Nisan 2013 Salı günü büyük bir basın toplantısı yaptı.
 

Toplantı Antalya Kültür Merkezi’nin Aspendos Salonu’ndaydı. Akaydın Hoca’nın söylediklerini sadece salonda bulunanlar değil bütün Antalyalılar da izleyebildi. Çünkü canlı olarak kentteki elektronik ilan panolarından herkesin izleyebilmesi için teknik düzenek sağlanmıştı.  
Başkan’ın en büyük kozu “temiz belediyecilik” olarak öne çıkıyordu. Zaten toplantının teması da bu şekilde belirlenmişti:
 

-Talana Geçit Vermeden 4 Yıl!
Belediyelerimizin en büyük sorunu büyük bütçeleri olabiliyordu. En küçük bir denetimde mutlaka bir açık bulunabiliyordu. Akaydın ise böylesi bir ihtimali başında bulunduğu Antalya’ya uzak tutmayı başarmıştı. Toplantıdaki özgüveni buna bağlıydı.
Akaydın geride kalan 4 yılda 600 milyon liralık yatırım yapmıştı. Bu kadar yatırım yaparken yeni borçlanma bir yana devraldığı borçları da 1 milyar dolardan 700 milyon dolara düşürebilmişti.
Seçildiğinde Antalya nüfusunun sadece üçte biri kanalizasyon sistemine bağlıyken 2013’te konutların, işyerlerinin yüzde 90’ı kanalizasyon hattına bağlanmıştı. Bunun için 244 km kanalizasyon hattı döşenmişti. Yeri gelmişken eski yıllarda böylesi yatırımlar yapan bir belediye başkanı şöyle demişti:
 

-Belediye başkanının akıllısı park bahçe yapar, benim gibi akılsızları ise kanalizasyon… Hat kazıları yapılırken vatandaşlar çile çeker, belediye başkanına kızarlar. Bittiğinde ise kimse hiçbir şey görmediğinden hatırlamaz bile!!!
Halka hizmet etmenin “kolay” olmadığını bundan daha güzel ne anlatabilir ki?
Akaydın bazı rakamlar verdi. Antalya’da dört yılda 804 km içme suyu hattı, 28 km yağmur suyu drenaj hattı eklemişti Antalya’nın görünmeyen yüzüne…
Ancak Avrupa ülkelerinde belediyelerin görev alanı içine giren konulyarda da hatırı sayılır işler başarılmıştı. Mesela 2012 yılında yaşları 2 ile 12 arasında olan 33 bin çocuğa 135 bin litre süt, ana sınıfı öğrencilerine (5500) kahvaltılık ve süt temin edilmişti.
Bir konu var ki, başlı başına ayrı bir yazı konusu hatta belgesel olabilir. Türkiye’nin en büyük Engelli Rehabilitasyon Merkezini Çıplaklı’da hizmete sokulduğunu söyledi Hoca… Bu merkeze 2012-2013 eğitim öğrenim yılında 205 öğrenci devam ediyor.
Antalya’daki toplantının bir başka dikkat çekici yanı CHP İl Başkanı Devrim Kök ile birlikte bütün İl ve İlçe yöneticileri, belediye başkanları Akaydın’ın yanında yerlerini almışlardı. İç çekişmeleriyle dikkatleri çeken CHP için “mutlu ve umutlu” bir tablo oluşturdular.
Dört yıl önce “Yaparsa Hoca Yapar” sloganıyla seçimleri kazanan Mustafa Akaydın, sözünü tutmuş olmanın gururunu yaşıyordu.
 
***
 
Soba Müzesi
Antalya’nın eski merkezinde bulunan Demirciler Çarşısı’nın tam ortasında bir kule yükseliyor. Fabrika bacası deseniz değil. Deniz feneri hiç değil. Gözetleme kulesi, belki?
Neyse hiç yorulmayın… Burası Türkiye’deki ilk Soba Müzesi!
Kent müzelerinin pek gelişkin olduğu Avrupa’da bile böylesine rastlamak kolay değil. Dört katlı kule şeklinde binanın içinde sadece her türlü eski soba sergilenmiyor. Birde edebiyatta sobalı örnekler yer alıyor.
Nazım Hikmet’ten Tevfik Fikret’e, Cahit Külebi’den Sunay Akın’a içinde sobası olan dizeler yer alıyor duvarlarda…
 

“Yine bir kömür/ kütürdedi sobada/kayıp bir madencinin/kalbi rastgeldi/artıverdi sıcaklık odada” (Sunay Akın-Makiler.)
Bir köşe var ki insanın içini acıtıyor. Biri erkek diğeri kadın iki öğrenci kitaplarını sobaya atıp yakıyorlar! Duvarda ise bir gazete var: 13 Eylül 1980 tarihli Hürriyet’in birinci sayfasında General Kenan Evren yer alıyor.
Yabancı turistler bunu kavramakta zorlanıyorlarmış. Haksız sayılmazlar tabii. Ama burası Türkiye, darbeler cumhuriyeti…
 
(Birgün)
Nazım ALPMAN | Tüm Yazıları
Hits: 1274