Bağdatlı şehit!

~ 19.03.2013, Cevher KANTARCI ~

Tam da, Çanakkale zaferinin 98’inci yıldönümü gününde, içlerinde Emekli “terörist” Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un da bulunduğu on sanık hakkında “ağırlaştırılmış” müebbet cezası isteniyordu!

Savcı müebbet cezayı isterken, Çanakkale’deki tören alanında Mehteran Takımı’nın kösçüsü davula koca tokmakla vurdukça vuruyor, bölük hep beraber “Ey şanlı ordu, en şanlı asker!” diye marş söylüyordu!

Törende Başbakanımız ve de ezeli hem de ebedi BAŞKANIMIZ Recep Tayyip Erdoğan ile beraber en baş paşamız Necdet Özel paşamız da vardı!
Ve Başbakanımız Recep Tayyip Erdoğan, kuru ekmek ve de şekersiz kurtlu üzüm hoşafına talim edilerek kazanılan zaferin 98’inci yılında, kürsüden veriyordu coşkuyu:
“Bu zafer bir etnik kökenin zaferi değildir! Kardeş halkların zaferidir! Diyarbakırlı, Trakyalı, Şamlı, Bağdatlı, Filistinli’nin de zaferidir!”
Doğru söylüyordu, bu zafer hepsinin zaferiydi!

Öyleydi ama Berzah Âlemi’nde ahiret günü için bekleşen Çanakkale şehitlerinden Bağdatlı Abdullah, yanında duran Diyarbakırlı Şehit Memo’ya şunu diyor muydu acaba:
“Yav Memo! Bu zaferi hep beraber kazandık da, 98 sene önce Çanakkale’den bizim geçirmediğimiz kefereye, bizim kurtardığımız vatan üzerinden bizim Bağdat’a yol veren bu çocuk Başbakan değil mi? Hem de onlar, camileri bombalayıp, kadınlarımızın ırzına geçip, bir milyon insanımızı öldürürken, vazifelerini başarıyla yapmaları için, bu Başbakan hayır duası etmedi mi?”
Oradan Filistinli şehit Beşir söze girmiş midir?
“Yav arkadaşlar, bizim okumamız yazmamış yoktu ama şimdi bu Başbakanı dinleyenler her şeyden haberdar! Bakın hiç ses çıkarmadan onu dinliyorlar! Acaba biz o zaman bu Çanakkale’de boşuna mı şehit düştük?”

Belki Mehmet Akif Ersoy da söze karışmış, o muhteşem destanında ufak bir değişiklik yapmıştır:
“Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna Ya Rab, ne güneşler batıyor!
Batan güneşlerin Berzah’ta yürekleri yanıyor,
O şimdi niye BOP Eşbaşkanı, hepsi merak ediyor!”

E canim zaten, hem Başbakan nutuk atarken, hem de Mehteran “Ey şanlı ordu” diye haykırırken, hem de Silivri’de terörist Başbuğ paşaya müebbet istenirken, İmralı’ya gidecek heyet kimseye çaktırmadan yola çıkıyordu!
Ama şu işe bakın ki, giden heyette BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak yoktu!
Başbakan ona dağdakileri kucakladı diye ceza vermişti!

Ama Ada’ya gidenler dağdakilerin en başındaki Öcalan’ı orada kucaklıyordu, o başka!
BOP Eşbaşkanı’nın gözü görmeyince gönlü katlanıyordu!
Dün 18 Mart’tı ve Çanakkale zaferinin 98’inci yıldönümü idi!
Dün yine, güler misin, ağlar mısın cinsten bir gündü!
Yüce Allah’tan şehitlerimize rahmet diliyorum!
İnşallah hepimizi ama İzmirli, Diyarbakırlı, Bağdatlı, Şamlı, Trakyalı, Filistinli ayırmadan hepimizi affederler!

(Yurt Gazetesi)

Cevher KANTARCI | Tüm Yazıları
Hits: 874