Ne istiyorsun birader

~ 18.03.2013, Ahmet HAKAN ~

- Şehit analarının gözyaşlarından hükümete “çakma malzemesi” çıkaran da sensin... “Şehitler olmasın, analar ağlamasın” diye atılan adımlardan “çakma malzemesi” çıkaran da sensin.
 

-  Her şehit cenazesi geldiğinde “Yeter artık, çözün şu sorunu” diyen de sensin... Çözüm için görüşmeler başlayınca “Satıyorsunuz vatanı” diyen de sensin.
-  Her karakol baskınından sonra hükümete “afra tafra” yapan da sensin... Silahlı PKK’lıların sınır dışına çıkarılması için girişim başlatan hükümete “afra tafra” yapan da sensin.
-  “Öcalan’dan doğru dürüst yararlanılamadı” diyen de sensin... Öcalan’dan bir biçimde yararlanılmaya başladığında “İmralı canisi ile görüşülemez” diye itiraz eden de sensin.
-  “PKK’yı bitirmek imkânsız, dağa çıkışların yolunu engellemek lazım” diyen de sensin... Bırakın dağa çıkışları engellemeyi, “dağa çıkanların bile silah bırakmalarını sağlamayı” hedefleyen süreçten memnun olmayan da sensin.
-  Şehitler üzerinden her türlü lügat paralama işini yapan da sensin... Şehitlerin olmadığı bir Türkiye hedefine karşı paralamadık lügat bırakmayan da sensin...
-  “Bunlar da aynı... Bunlar da her şehit cenazesi geldiğinde ‘Bıçak kemiğe dayandı’ açıklaması yapıyor” diyen de sensin... Bir daha “Bıçak kemiğe dayandı” açıklaması yapılmasın diye atılan adımlara karşı çıkan da sensin.
-  “PKK bu şekilde bitirilemez” diyen de sensin... PKK’nın ne şekilde bitirileceğine dair tek bir “öneri” getiremeyen de sensin...

*

Bütün içtenliğimle soruyorum:
Ne istiyorsun birader sen?

Keşke sussaydın CHP

-  Toplandılar, konuştular ve bir “bildiri” yayınladılar.
Ne dediler bildiride?
Şunları dediler:
-  Biz 1989’da herkes kafayı kuma gömerken Kürt sorununun barışla, özgürlükle çözüleceğini söylemiş bir partiyiz.
-  Biz geçmişte Kürt sorununun çözümü için radikal adımlar atmış bir partiyiz.
-  Biz Kürt sorunu konusunda risk almış ve bedel ödemiş partiyiz.
Peki bu “şanlı tarih” vurgusundan sonra...
Bu tarihe “yakışır” bir yaklaşımın ortaya konması gerekmez mi?
Gerekir.

*

Fakat heyhat!
“Bildiri”nin bundan sonraki bölümünde sadece ve sadece iktidar uyarılıyor.
“Şeffaf ol, hukuk kurallarına uy, gizli angajmanlara girme, hayal kırıklığı yaratma” türü uyarılar...
Başka? Başka bir şey yok.

*

İyi de kardeşim...
Ta 1989’da süper risk alarak Kürt sorununa özgürlükçü çözüm önermiş bir partiye yakışıyor mu bu tutum?
30 yıllık sürecin en önemli gelişmesi yaşanırken, Kürt sorununda bedeller ödemiş bir parti, sadece iktidara “Dikkat et, ensendeyiz” kabilinden laflar etmekle mi yetinir?

*

Madem sonuçta sadece “Ey hükümet, hareketlerine dikkat et, tökezlediğin anda tepene çıkmak için hazır bekliyoruz” diyecektiniz...
Keşke hiç toplanmasaydınız, keşke hiç konuşmasaydınız, keşke kafanızı kuma gömmeye devam etseydiniz.
Böylesi çok daha kötü oldu çünkü.

(Hürriyet)

Ahmet HAKAN | Tüm Yazıları
Hits: 900