Künyemizde 50 bin ölümüz. Bünyemiz Barış sayıklar!

~ 04.03.2013, Umur TALU ~

Bazı laflar, tüm kabalığına rağmen, uyuyor.

En azından kimi durumda.

Neye kızıp neye aldırmayacağımıza dair kafamız hep karışık çünkü!

 

***

 

Önce şekil:

“İmralı Zabıtları”nı bulup alıp yayınlamak, gazetecilik.

Doğru ise, sebep ve sonuçtan bağımsız.

Namık Durukan, gazetecidir...

Milliyet de, o türbülans bu deprem, kim ne biçip dikerse diksin, uyusa da büyüse de, gazetecilik genleri olan bir gazete.

Neden “gazetecilik” önüne “iyi” sıfatını hiç koymadım?

Çünkü epeydir, en azından benim için, güçlüleri ayrımsız sorgulayamayan “gazetecilik”, nerede yapılırsa yapılsın, “iyi”yi hak etmiyor.

“Başarı” zaten sevdiğim kelime değil; “Haşarı gazetecilik” iyidir!

Manipülatif “Niyetli gazetecilik” kadar,  otosansürü bol “diyetli gazetecilik” de iyilik kaldırmaz zaten.

 

***

 

“Süreci sabote etme”ye gelince.

Tamam, sabotaja, suikasta çok yatkın uzak-yakın bir tarihte yuvarlanıyoruz da…

Kastettiğimiz bir “evlilik süreci” değil.

Zaten cinayetler, katliamlar, infazlar, pusular, kalleşlikler, tezgahlar, isyanlar, nefretler, dayatmalar, tasfiyeler, temizlikler, yalanlar ve kan dağından yuvarlanan onca iz, leke, acı, öfke, şiddet ve hiddetle gelinmiş.

O yüzden sık sık, “Barışmak başka, Barış başka” dedim.

Barış, bir hukuktur.

Mutabakattır.

Barışmak gibi öyle anlık, değişebilir duygulara değil; vicdanla beslenmiş akla, tarih ve gelecek bilincine, hak ve adalet tesisine dayanır.

Barışmak, dedikoduyla sabote edilebilir…

Barış ise, savaş, şiddet, haksızlık, adaletsizlik iradesiyle.

“Liderler, otoriteler” Barış’ı kendi aralarındaki hukuk zannederse yanılır, yanıltır.

Barış, halkların hakkına dairdir!

 

***

 

50 bin olmuş ölü sayın; 50 bin ölmüş evlatların.

Sanki hiç olmamış, hiç ölmemiş gibi; sanki pürüzsüz bir cilde sahipmişsin gibi “sabotaj”dan söz etmenin manası yok.

Zaten bu tarih aklında, bu akıl talihinde yoksa barıştan söz etmenin manası da yok.

Barış, neden bu kadar öldüler sorusunun tarihi cevabını da aramaktır.

Sadece, bir kazadan kurtulup başka kaza olmasın diye edilen dua değil.

Çünkü kaza değildi; ceza değildi, arıza hiç değildi.

Tarih, geçmişin üzerine yıktığı onca hakiki veyahut bindirilmiş yükle böyle aktı…

Kan böyle aktı…

50 bin ölü bir ötekine böyle aktı!

 

***

 

O yüzden, Öcalan’ın “Şöyle olmazsa 50 bin kişi ayaklanır” sözü de, onu dinleyip gık diyemeyenin veya öfkelenip tehdit, şantaj diye zıplayanın özü de şaşkın.

Yahu, 50 bin denen, belki kan dağından daha çoğuna yuvarlanmışların 35 binden fazlası, zaten “ayaklanmış” olanlar.

Kimi “30 bin insanımızın katili”, kimi “30 bin ölümüz… 50 bin ölümüz” dediğinde, üçte ikisi en az, zaten “ayaklanmış olanlar” hep.

Buna 10 bin mi, daha mı fazla, cezaevindekileri ekle. Daha fazlasını da ekle

Tarih zaten 50 binlerle; yeterince eziyet, acı, ölüm, kanla ve isyanla dolmuştur!

 

***

 

Barış; liderlik kibrine, otorite dakka dukkasına, maço façasına, dedikodu furyasına ve .uştluk tarlasına kurban edilemeyecek kadar candır.

Hiçbir oportünizme, hiçbir aportizme, hiçbir egosantrizme kurban edilemeyecek kadar, halkın hakkıdır.

Barış; iki kişilik çubuk değil, paylaşılan hukuktur!

Ya öyle bir hukuk oluşur…

Yahut kendi evlatlarımızı, kendi hakkımızı, kendi halkımızı, sıvasız hanelerimizi yemeye devam ederiz.

Lakin…

50 (veya 60) bin ölü evladınızı alan onca kan yılı Barış umudunu hepten öldürmemiş, telaffuzu bile şu günlerde güçlü bir ses, bir nefes olmuşsa…

Şu laf bu laf artık hafif gelmeli bu upuzun cenaze alayına.

O umudu da, çocuklarınızı da diri tutacak iyilik ihtimali hep vardır.

 

***

 

Bir şey daha:

Demokrasi, hak, eşitlik, adalet arayışı amaç ise; araçların otoriteye, otoriter kibre, tapınmalara müebbet mahkumiyetini pek kaldırmaz.

Barış o yüzden, bir de ortak demokratik akıldır; ortak vicdandır.

Otorite yarışından da, devlet ve örgüt içindeki kırk tilkinin kuyruğundan da pek demokrasi çıkmaz!

 

***

 

Zor alan Barış’ın tahayyülü zor olmayabilir, çünkü…

Künyemizde zaten 50 bin ölümüz…

Bünyemiz Barış sayıklar!   

(Habertürk)

Umur TALU | Tüm Yazıları
Hits: 805