Kadere bakın Apo umut oldu

~ 01.03.2013, Güngör MENGİ ~

Öcalan kendini dünyanın merkezi mi sanıyor?

Oluşturduğu beklenti böyle bir duygu uyandırdıysa mazur görülebilir ama en kısa zamanda yere inmelidir.

Çünkü İmralı’daki buluşmanın zabıtları, makul ile aşırılık arasında yalpaladığını düşündüren ifadeler taşıyor.

Mesela PKK varlığının fiilen çekilmesiyle süreç başlayacaktır.

Öcalan kışkırtıcı iddialardan uzak duruyor. Şu ifadesi, barış şansını ziyan etmeme özenini gösterir:

“Biz demokratik özerklikte ısrar edersek bu sabotaj olur!”

Kamuoyunda oluşan hava, ortaya çıkan barış şansına zarar vermemek yönündedir. Kimse bu şansı zedeleyen günahkârlar arasında sayılmak istemiyor.

Medyadaki duyarlılığı da aynı kaygı denetliyor. Televizyonlar ve yazılı basın tarafları da cesaretlendiren bir yayın siyaseti yürütüyor.


Anayasa yazdırıyor!

Öcalan teslimiyet görüntüsü vermeme tedbiri olarak, PKK üyelerinin çekilme eyleminin Meclis kararına dayanacağını söylüyor.

Bu, PKK’ya meşru bir kimlik kazandırma amacıdır.

Yeni anayasanın tartışmalı konularının başında “vatandaşlık” tanımı geliyor. Öcalan buluştuğu BDP heyeti üyelerinden birine (Sırrı Süreyya Önder) “vatandaşlık maddesini sana yazdırıyorum” diyor ve ekliyor:

“Özgür iradesiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne bağlılığını ifade eden her birey Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır.”

Örgüt elebaşına bir soru geliyor;

“Sizin konumunuz ne olacak?”

İşte burada ömürboyu hapse hüküm giymiş bir terör örgütü elebaşısı olduğunu saklayamıyor:

“Ne ev hapsi ne de af; bunlara gerek kalmayacak. Herkes, hepimiz özgür olacağız. Şunu bilin ki bu hamlem komployu boşa çıkaracaktır. Başarılı olursam ne KCK tutuklusu kalır ne başkası...”

Peki bu hesap ya tutmazsa?

Öcalan devam ediyor:


Halk savaşı şantajı...


“Bu olmazsa 50 bin kişiyle halk savaşı olacak. Ölen ölecek, ben karışmıyorum. Yalnız herkes bilmeli ki ne eskisi gibi yaşayacağız, ne eskisi gibi savaşacağız. Kendime güveniyorum.”

Örgüt liderini kendine güvenme hakkından yoksun edemeyiz. Ama şimdi lâzım olan, kendi özgüveni değil, uğursuz suçlarla dolmuş siciline rağmen halk katında sözüne güvenilir biri durumuna yükselmesidir.

Tehdit ederek bu kimliği kazanamaz.

Kamuoyundaki algı, PKK’yı tasfiye etme rolünü üstlenen Öcalan’a güvenmiyor.

Bir okurumuzun (Nâzım Kocatepe) hatırlattığı gibi uyuşturucu, silah ve insan kaçakçılığı ile haraçtan milyarlarca dolar toplayan bir ihanet ve cinayet şirketi var karşımızda.

Terör A. Ş. tıkır tıkır işlerken acaba Öcalan’ın bir emriyle iflâsını ilân edip kendini tasfiye eder mi?

Deniyoruz işte; anlayacağız!

(GazeteVatan)

Güngör MENGİ | Tüm Yazıları
Hits: 1041