Amiralden enerji konferansı

~ 21.02.2013, Yalçın DOĞAN ~

“AMİRALİM çok enerji konferansı dinledim, bu kadar mükemmel bir sunuma çok az rastladım”.
 

Bu sözleri bizim bir amiralimize söyleyen yine bizim Enerji Bakanımız. Bugün değil, 2004 ya da 2005’te olsa gerek.

İstanbul’da uluslararası enerji konferansı. Yabancı bakanlar ve uzmanlar katılıyor. Yabancı bakanlar, bizim o günkü Enerji Bakanı ve sivil uzmanlar konuşmasını yaptıktan sonra kürsüye, o günkü rütbesiyle, Tuğamiral Cem Gürdeniz çıkıyor, parlak bir asker, o sırada Mayın Filosu Komutanı.

Konferansta tüm katılımcılar sivil, Mayın Filosu Komutanı ama, enerji konusunda o konferansta sunum görevi verilen tek asker o. Kürsüde selis bir İngilizce ile önündeki notlara bakmadan, asker değil de, sanki enerji uzmanı, müthiş bir analiz yapıyor.

Konuşması bitiyor, kürsüden inince, başta bizim bakan, yabancı bakanlarla birlikte Gürdeniz’i kutluyor, hatta yabancılar arasında, Türk usulü, yanaklarından öperek kutlayan bile var.

O şimdi hapiste, Balyoz’dan on sekiz yıla mahkum.

AİHM’de örneği yok

HSYK’da ve Yargıtay’da yargıçlar saçını, başını yoluyor. HSYK, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu yargıç ve savcıları idari yönden denetleyen kurum. Yargıtay, mahkemelerin verdiği kararları adli açıdan denetleyen kurum.

Her iki kurumdaki yargıçlar saçını başını yoluyor, “Ergenekon davasına bakan yargıçların duruşmaya katılan emekli Genelkurmay Başkanı ile Kuvvet Komutanlarını nasıl olur da dinlemezler” gerekçesiyle. Hukuk tarihimizde böyle bir örnek yok. İhtilal dönemlerinde çeşitli davalara bakan mahkemeler dahil.

TÜRMEN’E GÖRE


Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de dahil. AİHM’de yıllarca yargıçlık yapmış, şimdi CHP Milletvekili Rıza Türmen’e dün bunu soruyorum. Türmen:

AİHM’e böyle bir dava dosyası gelmedi, gelmesi de mümkün değil. Çünkü, esas olan duruşmaya gelen tanıkların dinlenmesidir, bu genel hukuk kuralıdır. Aksi hukuk dışıdır. Kaldı ki, bizim yasamızda yargıcın bu konuda takdir yetkisi de yok. Savunma hakkını kısıtlar gerekçesiyle, kanun koyucu yargıçların takdir yetkisini  kaldırmış, tanıkların dinlenmesini emretmiş. Burada büyük keyfilik var”.

Rıza Türmen Balyoz Davası ile karşılaştırıyor:

Balyoz Davasında deliller değerlendirilmedi. Şimdi tanıkların dinlenmesinin reddi, bunu aşıyor, savunma hakkı yok edilmiştir. Adil yargılamaya, hukuka nasıl güveneceksiniz? AİHM’de böyle örnek yok”.

Tanık gösterilen emekli komutanlar, “burada yargılanan komutanlar iyidir” gibi genel sözler söylese bile, yargıç tanıkları dinlemek zorunda.

Ergenekon’da yargıçlar daha baştan emekli komutanların tanıklıklarını reddediyor. Bizde ve AİHM’de örneği yok.

Aniden ‘seçilmiş milletvekilleri’

BDP milletvekillerini aylardır her fırsatta suçlayan, onları Kandil’in emrinden çıkmayan kişiler olarak ilan eden Tayyip Erdoğan Sinop’ta BDP’lilere saldırı sonrasında partisinin gurubunda konuşuyor:

O BDP’liler milletin seçilmiş vekilleri, düşünceleri farklı olabilir, ama saldırmak ne demek?”.

Aaa, aylardır PKK uzantısı olan BDP’liler aniden seçilmiş milletvekili oluyor.

Bir anda baş tacı.

Ne de olsa, Erdoğan’ın aklındaki Başkanlık sistemi için yeni anayasada anlaşmaya çalıştığı tek parti BDP. Bu saatten sonra  “seçilmiş milletvekilleri” olarak, onların yeri elbette ayrı.

(Hürriyet)

Yalçın DOĞAN | Tüm Yazıları
Hits: 876