Nasıl Çözülmez. Nasıl Çözülür.

~ 12.01.2013, Emre KONGAR ~

Karşı karşıya olduğumuz sorunu iyi teşhis edemezsek, ne kadar çabalarsak çabalayalım, ne kadar iyi niyetli olarsak olalım, çözemeyiz.

İç içe geçmiş dört ayrı yapısal sorun var:

1) PKK ve terör

2) Kürt kimliği ve Türkiyenin devlet yapısı

3) Doğu ve Güneydoğunun feodal yapısı ve azgelişmişliği...

4) Uluslararası ilişkiler ve komşular

***

Ayrıca bazı konjonktürel sorunlar da var:

1) KCK davaları, tutuklu ve hükümlü Kürtler

2) Başbakan Recep Tayyip Erdoğanın başkan olmak istemesi ve AKPnin böyle bir anayasa modeli dayatması

3) Abdullah Öcalanın hükümlü ve hapiste olması

4) Suriye ve Irakta devam eden ve sonucu kestirilemeyen oluşumlar

5) Başbakanın, ana muhalefet partisi CHPnin desteğini elinin tersiyle itmesi

6) Kürtlerin kim ya da kimler tarafından temsil edilebilecekleri sorunu

7) MHPnin yaklaşımı ve toplumda bu yaklaşıma verilen destek

8) Yargıya ve mahkemelere olan güvensizlik

9) Yandaş medyanın, her türlü farklı sese karşı aldığı saldırgan tutum

10) Her iki tarafın da çok sık değişen, birbiriyle zıt nitelik taşıyan, bu yüzden de karşı tarafta güvensizliğe yol açan politikaları, eylem ve söylemleri

***

Bir an için konjonktürel sorunların önemli olmadığını, çözüm sürecinde aşılabileceklerini veya dikkate alınmayabileceklerini düşünsek bile yine de önümüzde zor ve uzun bir süreç olduğu belli.

O nedenle, soğukkanlı olmalı, çabuk umuda veya umutsuzluğa kapılmamalı, sabırlı ve kararlı davranılmalıdır.

Bu niteliklerin, yani kararlılık ve sabrın, her iki tarafın da liderlerinde bulunduğundan pek emin değilim ama yine de iyimserliğimi koruyorum.

***

Nasıl çözülmez:

Ana muhalefet partisinin desteğini küçümseyip reddederek

Tek adam zihniyeti ve tek bir kişinin tavrı, görüşleri, duyguları ile

Abdullah Öcalana İmralı”, Recep Tayyip Erdoğana Devlet diyerek

Karakol basıp şehit verdirerek

Yurtiçinde ve dışında, kimin sorumlu olduğu bilinmeyen infazlarla

Bugünkü Ceza, Ceza Muhakemeleri, Terörle Mücadele ve Basın yasalarının yarattığı baskı ortamında

Kaldırılmış mahkemelerde yargılamalara devam ederek, insanları yıllarca tutuklu olarak içeride tutarak, olan örgütleri görmezden gelip olmayan örgütleri var sayarak, herkesi her an adın geçiyor diye imzasız ihbar ve belgelerle suçlayıp hapse atarak

Temsil ettiği kitlenin desteğini ve onayını almadan

Sadece Kürtler ile ilgili önlemlere ve değişikliklere yer vererek

Karşı tarafın gereksinmelerini ve isteklerini görmezden gelerek

***

Ancak bir önkoşulla çözülür:

Önkoşul, ülkede yaşayan bütün vatandaşların, ırk, din, dil farkı gözetilmeksizin eşit haklardan yararlandığı, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti yapısının kurulması ve işletilmesidir!

Bu öyle kolay bir önkoşul değil:

Önce gerçek bir demokrasinin, yani laiklik üzerine kurulu, şaibesiz işleyen şeffaf bir sistemin egemenliği gerekli

Sonra gerçek bir hukuk devletinin varlığı.

Ayrıca ülkenin, partilerin, örgütlerin feodal yapı kalıntılarından temizlenmesi gerekiyor

Bunun için de devlet olanaklarının ve sosyal devlet önlemlerinin devreye sokulması zorunlu.

Ancak bu önkoşulun şemsiyesi altında ve bu anlayışın atmosferi içinde yukarıda sözünü ettiğim dört yapısal sorun için ulaşılabilecek çözümler kalıcı olur

Yoksa bugünkü keşmekeş ve devlet yapısı içinde, bugünkü yaklaşımlarla, aldatıcı ve geçici görüntüler dışında, kalıcı bir çözüme varmak şimdilik pek olanaklı görünmüyor!

12 Ocak 2013 - Cumhuriyet

Emre KONGAR | Tüm Yazıları
Hits: 919