Nimet Hanım, nimetinizi göremedik!

~ 06.11.2012, Necati DOĞRU ~

Umutlanmıştık!

Sayenizde anlayacaktık.

Niçin darbeler oldu?

Darbelerin olmasında hangi tarihsel, sosyal, ekonomik faktörler rol oynadı? Hangi korkular darbeciliği besledi? Bundan sonra “cumhuriyetin niteliklerini (laiklik-bölünmez bütünlük-tam bağımsızlık) değiştirmeye kalkanlara karşı”  siviller, neler yapmalı, nasıl davranmalı ki, ordu “gericilik ve karşı devrim geliyor” korkusuna kapılıp, “darbe ortamı yaratma planları(!)” yapmaya ihtiyaç duymasın.

Nimet Hanım!

Nimetinizi göremedik.

 

 

Xxx

 

Nimet Baş olarak Başkanı olduğunuz TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu çalışmalarını, kılı kırk yaran rafine titizlikle yürütecektiniz.

Taraf tutmayacaktınız.

Alet olmayacaktınız.

Propaganda malzemesi yaratma fırsatçılığına kaçmayacak, ayrışma yaratmayacak,  değerli komisyonunuzun, partinizden birinin “başkan seçilip”  2023 yılına kadar “Tek Adam” olarak ülkeyi yönetebilmesi için mevzi hazırlama aleti yaptığınız görüntüsü vermeyecektiniz.

Yarattığınız görüntü şu:

Komisyonu silah yaptınız.

Birilerine vuran.

Kimilerini koruyan.

Dedikodu evine çevirdiniz.

Deniz Baykal’ı da “darbecilikten faydalanmak isteyen fırsatçı” diye suçlamaya kalktınız.

Adam size belge sordu.

Tek bir belge göstermediniz.

 

Xxx

 

Nimet Hanım!

Komisyonunuzdan beklediğimiz “nimeti” görmek istiyoruz. Belki katkısı olur diye bana “Sincan F Tipi Kapalı Cezaevi”nden ulaşan bir mektubu bilginize sunuyorum:

İşte mektup:

“TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu 28 Şubat döneminin simge isimlerinden Fadime ŞAHİN, Müslüm GÜNDÜZ ve Ali KALKANCI’yı dinlemekten vazgeçmiş.

Neden?

28 Şubat Alt Komisyonu Başkanı Yaşar KARAYEL söz konusu kişilerle görüşmeme gerekçesini. ‘’Bu tür figüranlar komisyonu bir reklam aracı olarak kullanmak istiyorlar. Magazin haberi yapmıyoruz, bırakalım onu magazinciler yapsın. Biz Fadime ŞAHİN’e ne soracağız? Özel hayatlar Komisyon’un ilgi alanında değil. Meclis’in onurunu da korumak lazım.’’ diyerek açıklamış.

İtiraz ediyorum!

Fadime ŞAHİN, Müslüm GÜNDÜZ ve Ali KALKANCI’nın Komisyona çağrılmama gerekçeleri ‘’magazin’’ diye, ‘’özel hayatlar’’ diye geçiştirilemez. Her birine sorulacak dünya kadar önemli soru vardı.

Çağrılsalardı.

Ve sorulsaydı.

Mesela:

O kişilerin ‘’darbeye zemin oluşturmak için askerlerce peydahlanıp yönlendirildikleri,  provokasyon amacıyla kullanıldıkları’’ şeklindeki iddiaların koca bir yalan olduğu anlaşılacaktı.

Mesela:

Müslüm GÜNDÜZ’ün laikliğe, Atatürk’e, Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet’in bütün temel değerlerine nasıl düşman bir şeriat özlemcisi olduğu bir kez daha görülecekti.

Mesela:

O dönemde ’Cinci Hoca’’ lakabıyla anılan sahte şeyh Ali KALKANCI’nın müritleri arasında kimlerin bulunduğu, Fatih’teki Kalkancı Tekkesi’ne kimlerin/hangi siyasilerin gidip geldiği, en önemlisi-Ali KALKANCI’nın o dönemde üç büyük kentin belediye başkanıyla ihaleler vs. yoluyla nasıl ahbap-çavuş ilişkisi içinde olduğuna ilişkin iddialar tekrar gündeme gelecekti. Sahi 1996-1997 yıllarında en büyük üç kentimizin 2’si RP’li, 1’i DYP’li belediye başkanları kimdi dersiniz?

Neyse, şimdilik her ne kadar üstü örtülmek istense de hayırlısıyla şu mahkeme başlayınca her şey ortalığa dökülecek inşallah!

Üstelik daha neler çıkacak, hep birlikte göreceğiz! (Emekli sosyolog Kd.Alb. AlicanTÜRK. 28 Şubat Davası Tutuklusu. F Tipi Kapalı Cezaevi-Sincan)

 

Xxx

 

Nimet Hanım!

Mektup, çok açık.

Niçin darbeler oldu?

Darbelerin olmasında hangi tarihsel, sosyal, ekonomik faktörler rol oynadı? Hangi korkular darbeciliği besledi? Siz bütün herkesin milletvekilisiniz. Bütün milletin bu sorulara da cevap bekleme hakkı var.

Nimet Hanım!

Nimetinizi görelim.

Necati DOĞRU | Tüm Yazıları
Hits: 1317