BARİYERLERİ AŞTIK ANITKABİR'E VARDIK

~ 30.10.2012, Mehmet TEZKAN ~

O yılı hiç unutmuyorum.. 2012 yılıydı.. Cumhuriyet’in 89. kuruluş yıldönümü.. Her zamanki gibi bayrağımızı aldık, geceden yola çıktık..
Toplanma yerine vardık.. Bizim ilçeden 10 otobüs kalkacaktı.. Paramızı önceden yatırmış, yerimizi ayarlamıştık.. Sabaha kadar şarkılarla, türkülerle yol gidecek, sabah kahvaltısından sonra öteki illerden, ilçelerden gelen arkadaşlarla buluşacak Anıtkabir’e gidecektik..
Her zaman yaptığımız gibi..
Toplanma yerine geldik.. Baktık polisler de gelmiş..
Hayırdır dedik..
Otobüsler hareket edemez dediler..
Niye dedik; memlekete seyahat yasağı mı geldi, memlekete Ankara’ya gitme yasağı mı geldi, memlekete Anıtkabir’e gitme yasağı mı geldi?.
Polisler kibardı.. Hayır dediler, yasak masak yok..
Eee o zaman, niye izin vermiyorsunuz diye sorduk..
Otobüsün ceset torbası yok dediler..
Devlet bizi düşünüyormuş..
Hani gece yarısı Allah korusun, otobüs hatalı sollar, virajı alamaz devrilir, bizler ortalığa saçılırsak gazete kağıdı örterek olmazmış.. O eski Türkiye’ye aitmiş..
Otobüste ceset torbası olacakmış ki, mevta olan helak olmasın!
Uzatmayalım izin vermediler; o zaman genciz, deli fişeğiz.. Gitmemiz lazım.. Yürüyerek gitsek bile Ankara’da olmamız lazım.. Bulduğumuz otomobillere doluştuk ver elini Ankara..
Günün ilk ışıklarıyla girdik..
Doğru Ulus meydanı.. Oradan Anıtkabir’e yürüyeceğiz..
Baktık polis panzerleri yığmış, yolu kesmiş.. Barikat kurmuşlar.. Onlar bekledi, biz bekledik.. 11’e kadar..
Anıtkabir’e gitme saati geldi..
Bayraklarımızı açtık tam yürüyüşe başlayacağız panzerler basınçlı su sıktı.. Yerlere düştük, sırılsıklam olduk ama dağılmadık, biber gazı sıktılar..
Gözlerimiz yandı, yüreğimiz ağzımızdan çıkacakmış gibi oldu, nefessiz kaldık..
Fenalaşanlar oldu..
Onlara su verdik, limon verdik.. O sıra uzaktan gördüm.. Bir kadın, elinde bayrak panzerin önüne geçmiş bir şeyler anlatıyordu..
Tek başına panzerin önünde dikilmişti..
Anıtkabir’e yürümek istiyordu.. Panzer basınçlı suyu sıktı.. Kadın yere yuvarlandı.. Yılmadı haa.. Yerlerde süründü ama terk etmedi..
Üç beş kişi değildik hani.. Biz gençtik en öndeydik ama arkamızda binler vardı.. Bir yolunu bulup Anıtkabir’e gidecektik..
Her Cumhuriyet Bayramı’nda giderdik..
Bu bayram gitmesek olmazdı..
Ata beklerdi..
Polis engelini aşmamız gerekiyordu.. Bir süre bekledik.. Ne yapacağımızı bilemedik.. Aramıza yeni gruplar katılmaya başladı.. Onlar da yanında getirdikleri bayrağımızı açmak istediler..
İşte o anı hiç unutamam..
Bir grup polis bayrak açanlara tekme tokat saldırdı..
Yüzüm kıpkırmızı oldu..
Açılan bayrak devletimizin bayrağıydı, milletimizin bayrağıydı, Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağıydı..
Çok kızdım.. Ahmet diye bi arkadaşım vardı, kadim dostumdur.. Onunla el ele verdik bir yolunu bulduk barikatı aştık, Anıtkabir’e doğru koşmaya başladık..
Başarmıştık ama ağrıma gitti..
Hırlı mıydık, hırsız mıydık, anarşist miydik, terörist miydik; neydi bu halimiz.. Sırılsıklamdık, biber gazından gözlerimiz kıpkırmızıydı..
Ciğerlerimiz gazdan patlayacak gibiydi ama koşuyorduk..
Bir an durdum..
Bu halimizden utandım..
*
Onlar da utanmış olmalı ki, o zaman ülkeyi yönetenler de utanmış olmalı ki, o görüntüleri televizyonlardan izlemiş olmalılar ki, arkamızdaki on binleri görmüş olmalılar ki polise çekilin emri verdiler..
Barikatlar kalktı..
Gerisini görecektin.. Evden çıkan koştu, sel olduk, Anıtkabir’e aktık..
*
Cumhuriyet’in 100’üncü yılında, 130’uncu yılında, 140’ıncı yılında babalar oğullarına, dedeler torunlarına Cumhuriyet’in 89. yılını böyle anlatacaklar..
Abartmadan.. Kahramanlık öyküsüne dönüştürmeden..

CHP’nin militarist kanadı iş başında!
Sorun sadece iktidar partisinde değil, CHP’nin militarist kanadı da sorunlu.. Çok sorunlu..
CHP İstanbul İl Başkanı’nın yaptığı nedir öyle..
Taksim’de Atatürk‘ün büstüne çelenk koymak isteyen 1. Ordu Komutanı’na bağırmış..
Sizin korumanız gereken Cumhuriyet’e biz sahip çıkıyoruz demiş..
Ayıp..
Yakışıksız..
Ülke işgal altında mı ki!. Haberimiz yok da yabancı bir ülke topraklarımızı mı işgal etti? Mesela Yunanistan, mesela İran, mesela ABD..
Şöyle olsa.. Asker, işgal kuvvetleriyle işbirliği içindedir, bir grup vatansever direniyordur..
CHP il başkanı da bunlardan biridir..
İşte o hal ve şartta bu sözü söylemeye hakkı vardır.. İşte o zaman bu söz anlamlıdır..
*
Hal böyle değilse Taksim’de askerleri niye suçlamış?
Darbe yapmadıkları için mi?
CHP’nin askerci kanadının demokrasiyi öğrenme zamanı geldi de geçti..
Demokrat olamıyorlarsa siyaset yapmasınlar..
 

(Milliyet)

Mehmet TEZKAN | Tüm Yazıları
Hits: 787