Bu ayıbın mazereti yok

~ 30.10.2012, Aslı AYDINTAŞBAŞ ~

Aramayın, kıvranmayın; bu ayıbın mazereti yok. Dün Cumhuriyet’i kutlamaya giden vatandaşlara yapılan muamele, unutulacak cinsten değildi.
Siyasi aidiyetleri ne olursa olsun, eline bayrak kapıp Cumhuriyet’i kutlamak için sokağa dökülmüş insanlarla inatlaşmak, en doğal siyasi haklarını yasak yoluyla engellemek, polis şiddetine başvurmak, demokrasilerde değil ancak Arap Baharı’ndan hala nasibini almamış otoriter rejimlerde olur.
Hep söylüyorum. Türkiye’nin temel sorunu, o medyada çok eleştirilen dış politikası değil. Tam tersine, dışarıdaki rejimlere salık verdiği tolerans, demokrasi ve çoğulculuğu, içerde uygulayamaması.
Anıtkabir’e yürümek isteyen kadın ve çocukların olduğu kalabalığın üzerine biber gazının sıkıldığı görüntülerden ben şahsen Türkiye adına utandım. Kanıma dokundu bu seviyesizlik.
Ayrıca hükümetin önümüzdeki dönemde iç ve dış politikada karşılaşacağı çetrefil konuları ‘yönetebilme’ becerisi konusunda da kaygıya kapıldım.
Polis Ulus’taki kalabalığa biber gazı sıkarken, ekranın diğer köşesinde o arkaik hipodrom töreninde tank-tüfek geçişini seyreden devlet erkanının, anlamsız haline de açıkçası biraz acıdım. Dünyadan ne kadar kopuklar o platformda. Yazık.
İktidarlar gelip geçse de, Ankara’da aynı zihniyet hâkim. Sahi, kimin aklıydı bu yürüyüşü yasaklamak? Hükümet inat etmese, 29 Ekim her yıl Bağdat Caddesi’nde yapıldığı gibi kısa bir yürüyüşle anılsa, muhtemelen haber değeri bile taşımayacaktı. Ama işte güç böyle köreltici, uyuşturan bir olgu. Sık sık paranoyalara teslim olan hükümet, bu kez de ‘istihbarat var’ diye cumhuriyet mitingini yasaklayarak, kendi elleriyle büyük bir kriz yarattı. Bununla da kalmadı, kendi başlattığı krizi yönetemeyerek, Türk bayrağı ve Atatürk flamaları taşıyan insanlara saldırı görüntüleriyle bütün dünyaya rezil oldu.
Yıllar yılı stadyumlarda Kuzey Kore görüntülerinin yaşandığı militarist stadyum törenlerinden kurtulan Türkiye, böylece bir anda Putin’in Rusya’sından bir fotoğrafa benzedi.
Dünkü tablo, sayısal anlamda CHP’yi büyütmez, ancak Ak Parti’yi küçültür.
Umarım iktidar, yakınmadan, mazeret aramadan şapkasını önüne koyup dünkü ayıbını düşünür. Hep hatırlatıyoruz, bir daha söyleyelim; demokrasi, çoğunluk ve sandık işi değil, sizin gibi olmayan, düşünmeyen insanların haklarının da korunduğu rejimdir. Demokrasi kültürü ise, bağırıp çağırarak değil, toleranslı bir liderlikle geniş bir orkestrayı yöneterek gelişir.
Henüz buralara gelmedi.

(Milliyet)

Aslı AYDINTAŞBAŞ | Tüm Yazıları
Hits: 714