Mevzubahis İktidarsa Vatan Teferruattır!

~ 06.10.2012, Mustafa BALBAY ~

AKP 4. Olağan Kongresini, daha doğru anlatımla Erdoğanın kongresini televizyon kanallarının yayımladığı

ölçüde sonuna kadar izledim.

Medyanın genel görünümünü düşünürken sıklıkla aklıma gelen, çok kanallı teksesliliktanımını iliklerime kadar duyumsadım.

Başbakanın konuşması boyunca tüm haber kanalları tek tip görüntüyü verdi. Hangi kanalı açsanız aynı görüntü vardı.

Partinin yönetim organlarına aday gösterilenlerin listesi açıklandığında tüm kanallar kesinleşmiş sonuç olarak duyurdu. Zira açıklanan listenin dışında başka birinin seçilmesi olanaksızdı.

Salonun iklimi, 1980li yılların Demirperde ülkelerindeki komünist partisi kongrelerini anımsatıyordu. Tek seçicinin her şeyi uzun uzun alkışlanıyordu, o kadar.

Medyaya uygulanan akreditasyonla ilgili söylenebilecek tek şey var:

Akredite bir medya isteniyor!

***

Başbakanın 3 saati aşan konuşmasından selamlamaları, şiirleri ve türküleri çıkardığımızda geriye partisinin Meclisteki grup konuşmalarına benzer bir metin kalıyordu.

Ancak Başbakanın bu sözleri 2023 vizyonuçerçevesinde söylediğini dikkate alıp, ona göre değerlendirme yapmak gerekir.

10 yıldır Türkiyeyi yöneten Erdoğan, en az bir 10 yılı daha sandıkta keklik görüp, bu sürecin tüm yönetim yapısını kendisine göre yeniden şekillendirmeye hazırlanıyor.

Kimi tarafsız AKPliler”, özellikle ekonomi tablosuna bakıp, Başbakanın bu şekillendirmede haklı olduğunu söylüyor. Ekonomideki durumun genel özeti şu; olağanüstü kriz dönemleri dışında Türkiye ilk 20 ülke arasında. 15in altına inemiyoruz, 20yi de pek aşmıyoruz. AKP döneminde de bu gerçek değişmedi. Başbakanın verdiği ekonomi rakamları da bunun göstergesinden başka bir şey değildi. AKPnin ekonomideki dervişi de Kemal Dervişten başkası değildi.

Kamuoyundaki genel beklenti Başbakanın Kürt sorunu konusunda yepyeni şeyler söyleyeceği yönündeydi. Beklenti o kadar büyütülmüştü ki ne söylense içi dolmazdı. Başbakan da şunu söylemekle yetindi:

Kürt kardeşlerimize sesleniyorum; bunca zamandır biz adım atıyoruz, bir adım da siz atın...

Ardından da topu CHPye atıp başka konuya geçti.

Dış politikaya bakınca, AKPnin diliyle, nereden nereyegelindiği sorusuna şu yanıtı verebiliriz:

Avrupadan Ortadoğuya!

Ortadoğuya gelişi kesinlikle bir küçümseme anlamında vurgulamıyoruz. Keşke, Ortadoğuyu kucaklayan, geleneksel bütün taraflarla görüşebilmegücümüzü daha üst standartlara ulaştıran bir politika çizebilseydik. Tam tersine, bu anlamda geçmişteki gücümüzün de gerisindeyiz. Söylemeye dilimiz varmıyor ama Ortadoğuda çözümlerin değil sorunların parçası haline geliyoruz.

Ne yazık ki iktidar iç politikada olduğu gibi dış politikada da devletin yapısına göre değil, AKPnin hedeflerine göre adımlar atıyor.

Hedef 2023 olunca yer yer Mustafa Kemalden esinlenmeler varmış gibi bir hava vermeyi de ihmal etmemişler. Sanıyorum o ünlü sözünden esinlenip kendilerine şöyle bir yol haritası çizmişler:

Mevzubahis iktidarsa vatan teferruattır!

***

Kongre sırası ve sonrası yorumlarda tam resmi AKP yayın organlarının çoğu; Başbakan için dünya liderisıfatına kadar gitti. Belki de Türkiye lideridiyemedikleri için böyle bir çıkış buldular.

Hiçbir muhalefet partisi temsilcisinin katılmadığı bir kongre için başka ne denebilir?

Bir güç ne kadar büyük olursa olsun, yalnızlaştıkça güçsüzleşir. AKPnin son kongresi ne kadar büyük görünürse görünsün yalnızlaştığının fotoğrafıdır.

Bu, aynı zamanda düşüşe geçişin göstergesidir. Böyle bir aşamadan sonra artık sorun, yeni iktidar seçeneğinin nasıl oluşacağıdır.

Türkiyenin en azından bugünkünden daha iyi yönetilmesini sağlayacak bir seçenek oluşturamazsak...

Yuh olsun bize!

(Cumhuriyet)

Mustafa BALBAY | Tüm Yazıları
Hits: 840