Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz?

~ 04.10.2012, Cüneyt ÜLSEVER ~

Ülkede gidişata kafamız attığı zaman hemen başlarız saydırmaya:

“Bu ülke adam olmaz!”

“Adam gibi adamı” olmayan, hadi haksızlık etmeyeyim, “adam gibi adamı” çok az olan ülkemizin çapı hâlâ “adam olmaya” müsait değildir.

Bu ülkede gerçek bilim adamı, aydın sayısı çok azdır  ama bu ülke doğru dürüst terörist bile yetiştiremez!

***

Apo, yakalandığında, daha uçakta yelkenleri suya indirmiş, devlete ne kadar bağlı olduğunu gözleri bağlı, tanımadığı etmediği adamlara yana yakıla anlatmıştı. PKK her gün hunharca cinayet işler ama daha “bu ölümler elzemdir, daha da öldüreceğiz”, diyen bir PKK’lı bulamazsınız.

Şimdi askerden şikayet edenler ya zamanında sütre gerisine yatmış ödlek İslamcılardır ya da askere yağ çekme yarışında dereceye girmiş her dönemin adamları.

***

Özel bir sohbette AKP’yi “askeri vesayeti kaldırdığı” için öven eski solcu bir dostuma “peki askeri vesayet döneminde (28 Şubat) neden askere karşı çıkmadın?” diye sorduğumda “ben Don Kişot değilim” diye cevap almıştım!

***

Bilen bilir Silivri Davalarına; yaşanan hukuksuzluklar, yapılan sahtecilikler, düzmece belgeler, yalancı şahitler nedeni ile “hukukun üstünlüğü” adına karşı çıkıyorum. Ama yargılanan eski askerleri dinleyince de sanıyorsunuz ki hepsi zamanında kışlasında sivil idareden emir bekleyen itaatkâr devlet memurları imişler! 2003-2004 döneminde kendi yaşadıklarımı biliyorum. O dönem askerin ne kadar huysuzlandığı uçan kuşa malum idi. Mahkemede bir adet paşanın çıkıp da ilaç niyetine “AKP’yi istemiyorduk!” diyememesi de bu ülkenin çapına işaret eder.

***

28 Şubat Muhtırasının altında bizzat imzası olan Tansu Çiller 28 Şubat Soruşturması’nın 1 nolu mağduru olarak verdiği ifadede:

“28 Şubat postmodern bir darbe değil, darbedir” demiş.

Kiminiz 15 yıl sonra sessizliğini bozan Çiller için:

“Helal olsun, kendi kendisini ihbar ediyor!”, diyebilirsiniz ama ben sadece “Malkara-Keşan hoppala paşam!” diyorum.

Muhtıraya paşa paşa imza atacaksın, iktidarda kalabilmek için elinden gelen her şeyi yapacaksın. Şimdi de “darbe bana karşı yapılmıştır!” diyerek ortaya çıkacaksın!

Daha önceleri neredeydiniz?

***

Çiller’in ifadesinden bir bölüm alalım.

“BÇG belgeleri elime geçtiğinde darbe olacağını anladım. Kamuoyunda bilinen gelişmeler yaşanıyordu. 28 Şubat kararları söz konusuydu. Bu süreçte Başbakan Erbakan’la görüştüm. Sayın Erbakan’a askerleri kast ederek, ‘Hepsini emekliye sevk edelim’ dedim. Sayın Erbakan, bu kararı ‘Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel imzalamaz’ dedi. ‘O zaman erken seçime gidelim’ dedim. Sayın Erbakan bu seçenek için de ‘Meclis’ten çıkaramayız’ dedi.” (Milliyet-03.10.2012)

Rahmete kavuşmuş bir insanın ardından verilen böyle bir ifade, kusura bakılmasın ama bana çok mert (daha kötü bir sıfat kullanmak istemedim) bir ifade gibi gözükmüyor.

Aklıma ister istemez şu sorular takılıyor.

Tansu Hanım:

1)Neden bu olayı anlatmak için 15 yıl beklediniz?

2)O dönemde doğrudan ortaya çıkıp, “hepsini emekliye sevk etmek istiyorum ama Erbakan yanaşmıyor, Süleyman Demirel imzalamıyor” deyip istifa etse idiniz bugün Türkiye farklı bir yerde olmazmıydı? Erbakan ile Demirel rezil, siz de halkın kalbinde vezir olmaz mıydınız?

3)Hadi o dönem askerden tırstınız ama Erbakan Hoca 27 Nisan 2011’de rahmete kavuştu. 28 Şubat’ın ardından Hoca’nın ölümüne dek geçen yaklaşık 14 yıl neden sesiniz çıkmadı? Neden emeklilik teklifinizi Hoca’nın sağlığında dile getirip, ona da cevap hakkı tanımadınız?

4)Bizim buralarda ölünün ardından konuşmaya hoş bakmazlar. Sizin oralarda nasıl bakarlar?

5)İfadenizde Süleyman Demirel’i köşeye sıkıştırmaya çalıştığınızı hissettim. Demirel’i hiç sevmeyen Erdoğan döneminde iktidara pas mı atıyorsunuz?

***

Altına bizzat imza attığı bir metne ancak 15 yıl sonra karşı çıkan, cevap hakkını kaybetmiş bir kişinin ardından konuşan, nerede ise 28 Şubat’ın esas hedefinin kendisi olduğunu gözümüze sokmaya çalışan bir kişinin ifadesini ciddiye alamam. Hele o kişi zamanında Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanlığını yapmış ise “adam gibi Başbakan seçemeyen” ülkeme çok ama çok acırım.

(Yurt Gazetesi)

Cüneyt ÜLSEVER | Tüm Yazıları
Hits: 1108