BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ

~ 25.09.2012, Cüneyt ÜLSEVER ~
Balyoz Davası’na önayak olan belgelerde yer alan eksiklikler/tahrifatlar/sahtekarlıklar karar aşamasından önce sayfa sayfa gazetelerde yer aldı. Ancak, Mahkeme kararında bariz  eksiklikleri/tahrifatları/sahtekarlıkları/usul hatalarını kaale almadı.

Zira Balyoz bir hukuk davası değil, TSK’yı yeniden yapılandırma ve intikam alma davasıdır!

***

Ancak, Dava 2003-2004 döneminde TSK’da bazı unsurların Hükümet’e karşı anti-demokratik tavırlar almaya yeltendiğini de açıkça göstermiştir.

Aramızda Silivri Davalarına en fazla hakim olan Sedat Ergin, davadaki eksik yönleri teker teker sıralarken aynı zamanda şu somut anti-demokratik girişimlere parmak basmaktadır:

“5-7 Mart 2003 tarihlerinde İstanbul’daki Birinci Ordu Komutanlığı karargâhında düzenlenen plan semineri toplantısının öncesinde çok ciddi emir komuta sorunları yaşanmış olması, bu seminerde görüşülmemesi emredilen bir iç tehdit senaryosunun görüşülmesi, bazı askerlerin toplantıda açıkça iç politika konularında kanaat belirtmeleri bunlar arasında sayılabilir.

Bu seminerin bir diğer problemli yönü, seminerdeki tatbikat senaryosunun bazı kamu görevlilerinin gerçek isimleriyle oynanmış olmasıdır.” (Hürriyet-22.09.2012)

Ama demokrasi açısından bu erdemsiz hareketlerin somut olgular olarak darbeye teşebbüs oluşturduğu yönünde kamuoyunun önemli bir bölümü ikna olmamıştır. İkna olanlar ise somut olguları değil, “askerlerin darbe yapmak” arzusu içinde olduklarına dair inançlarını öne sürmüşlerdir. İman edenler hali ile somut deliller ile uğraşmıyorlar.

***


Ben bugün davanın TSK’yı yeniden şekillendirmek amacıyla (sonradan ayrıca intikam davasına dönüşerek) siyaseten açıldığına dair düşüncemi bir somut belge ile gerekçelendirmek istiyorum.

Kaynağım Wikileaks Belgeleri!

Alıntımı Türk siyasi tarihine çok önemli bir kitap kazandıran Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu’nun “Sızıntı:Wikileaks’te Ünlü Türkler” (Kırmızıkedi-2012) adlı eserinden yapıyorum.

Kitabın 178. sayfasında yer alan belgeye göre dönemin ABD Büyükelçisi Robert Pearson 6 Haziran 2003 tarihinde Ankara’dan Washington D.C.’ye gönderdiği kriptoda aynen şöyle diyor:

“...(Türk generaller) AKP’den seçilmiş Tayyip Erdoğan’ın davranışlarından büyük rahatsızlık duymaktadır. Erdoğan güçlü bir müttefikimizdir. Generallern bu tutumu Amerikan menfaatlerinin korunması açısından engelleyicidir. Orgeneral Özkök’ün sadakatli duruşu sahiplenilmelidir.

Muhalif generaller, Orgeneral Hilmi Özkök’ün çizgisine itiraz etmektedirler... Erdoğan kendisine desteğin devamı halinde ABD’nin bir müttefiki olarak Ortadoğu ve Irak dahil olmak üzere Türk hava sahasını, kara ve demiryolları ile Mersin ve İskenderun limanlarını kullanımımıza açacağını taahhüt etmektedir. Ancak, Türk ordusundaki üst rütbeli subaylar tarafından sürekli engellenmek istenmekteyiz.

Amerikan menfaatlerine karşı çıkan Org.Aytaç Yalman, Org.Şener Eruygur, Org.Çetin Doğan, Org.Hurşit Tolon, Org.Fevzi Türkeri, Org.Tuncer Kılınç, Org.Yaşar Büyükanıt, Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök’ün talimatlarına uymadıkları gibi her an muhtıra verebilirler. Bu bakımdan değerlendirildiğinde güçlü bir medya grubunun oluşturulmasına acilen ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konu Recep Tayyip Erdoğan ile paylaşılmış olup gereğinin değerlendirileceği hakkında olumlu değerlendirmelerin yapıldığı ve yapılacağı teyidi alınmıştır.”

***

Hatırlayın, Balyoz Davası’nın açılmasını sağlayan ve sadece en üst seviyede komutanların elinde bulunabilecek “belgeler”  yayın hayatına 15 Kasım 2007’de başlayan Taraf Gazetesi’nde  20 Ocak 2010’da yayınlandı. Yayını yapan gazeteci ise bu gazetede çalışmaya başlamadan önce “Amerika’da çocuk cinayetleri ve medya” konulu tezini hazırlamak (tezi ABD’de hazırlamış ama yüksek lisans derecesini Türkiye’de Marmara Üniversitesi’nden almış!) için ABD’ye giden ve tezini tamamlamak ve dil eğitimi almak amacıyla ABD’de tam üç buçuk yıl kalan Mehmet Baransu idi. (Vikipedia) Mehmet Baransu, elindeki belgeleri 30 Ocak 2010’da bir bavulla İstanbul Adliyesi’ne teslim etti.

Yine uzun yıllar ABD’de çalıştıktan sonra aniden Türkiye’ye dönerek Taraf’ın başına geçen Yasemin Congar “Balyoz Belgelerini incelemeden mi yayınladınız?” sorusunu soran bir yabancı gazeteciye “bizim işimiz belgeleri incelemek değil” mealli bir cevap vermişti!

***

Barışların yayınladığı belgelerde Türk Emniyeti’nin yargılanacak askerlerin adlarını önden FBI’ya verdikleri ve yardım istedikleri de kriptolara dayanılarak iddia ediliyordu.

***

Bu belgelerin ‘sahte’ olmadığını ise Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nin yetkilisinin kitabın yayınlanmasının ardından yaptığı şu açıklama gösteriyor:

“ABD’nin gizli belgelerin yasadışı yollarla açıklanmasını şiddetle kınadığını söylemek isterim. Bu, ulusal güvenliğimizi tehdit ediyor, insan hayatlarını tehlikeye atıyor.” (Milliyet-08 .02.2012)

Not: Bu belgeler ile ilgili olarak ABD makamları bugüne dek ne belgeleri ortaya çıkaran Assange, ne de kriptoları yazdığı iddia edilen Büyükelçiler hakkında herhangi bir işlem yapmıştır!
 
(Yurt Gazetesi)
Cüneyt ÜLSEVER | Tüm Yazıları
Hits: 1226