İnsanın varlık nedenine saldırı

~ 05.09.2012, Nihat BEHRAM ~

Softalığın her türü AKP’nin korumasında. Bırak saldırıyı, AKP’nin din anlayışına eleştirel yaklaşım linç nedenidir! Kim olursan ol! İşte F. Say; işte, türbana “tekstil malzemesi” dedi diye Ş. Sam’ın başına gelenler. Birinin ne “kerhanede doğduğu” kaldı, ne “kafirliği”! Soluğu, dünyanın öbür ucunda aldı! Diğerinin, “Kastım türban değildi!” demekten dili kurudu!

 

Eh, insanın varoluş nedenini Tanrı’ya bağladın mı, gerek o neden gerekse o nedenin motiflerine dil uzatmak softalığın ‘kara kaplı’sında bağışlanır suç değildir. Vacibi: linç!

 

İnsan toplumunun “güvenceleri”ne gelince: kapitalist toplumda kutsanmış derecede dokunulmazlığı olan o değerlere de, bırak saldırıyı, dil uzatmak bile ağır suçtur. Devlet, kanun, polis, banka, borsa, sigorta, mahkeme, ordu, anayasa, özel mülkiyet, holding… say ki say! Bunlardan birine, bırak, alet ve edevatla saldırmayı, “gereksiz” diye dil uzatmak bile, ‘Maazallah’, başına geleceklerin yanında, F tipinin hücreleri  bile cennet kalır!

 

Yeryüzündeki canlılardan biri olan insan da toplumun güvencesi altındadır. Hırsızlığa, kandırılmaya, dolandırılmaya, yaralanmaya, öldürülmeye, tehdide, tecavüze falan karşı ona güvence veren kurumlar ve yasalarla. Git şimdi bir insanın yüzüne jilet at, “faça bozmak”tan en az sekiz sene; silah zoruyla 5 kuruşunu al “gasp”tan en az 20 sene yersin! Hele ki faça bozduğunda yüzde kalıcı iz, gaspta ölüm falan varsa, ceza misline katlanır!

 

Peki, bilimsel bakışa göre canlının varoluş ve yaşamını sürdürebilme nedeni olan doğanın güvencesi ne? Yani havanın, suyun, toprağın, derenin, gölün... Göstermelik “önlemler” dışında var mı bir güvencesi? Saldır o zaman saldırabildiğin kadar! Yak, yık, façasını boz, gasp et, kirlet, zehirle! Sanki yapılmıyor mu? Peki kaç kişi var bunu yaptığı için cezalandırılmış?

 

Yapılması yolundaki “teşvik” mi? O saymakla bitmez: HES’lere, nükleer santrallara, kimyasal atıklara, siyanürle dağları, ormanları deşelemelere....teşvik bizzat devletten...ordu, polis, banka, kredi, sigorta, mahkeme, holding, borsa, kanun....desteğiyle!

 

Havada % 56 oranında olan oksijenin % 21ini ormanlar üretiyormuş; 40 kişinin bir saatte verdiği karbondioksidi bir çam bir saatte oksijene dönüştürüyormuş; bir hektar orman havadaki 37 ton tozu süzüyormuş! Ne önemi var, kes gitsin! “Allah yardımcımız olsun, İnşallah!” falan demek yeter! Yaptıkları da o zaten. En son Antalya Kumluca’nın yüzlerce sedir ağacını, ki anavatanı orası, yol çalışması diye kesip geçtiler! Bir santim orman toprağı 500 yılda oluşuyormuş, yani 2 santim bin yıl! Aman canım sen de, “Dua et, Allah en âlâsını verir!” de yeter! Sen hele şu araziyi şimdilik TOKİ’ye devret! İşte 2B bu! Üstelik devlet güvencesiyle!

 

İbadet mekanı camidir kardeşim! Sakın ola, “Gerçek yaratan ve yaşam güvencesi orman morman, dere mere, hava mava” deyip de, sanki ibadet mekanı oralarmış türünden çağrışımlar yapma! Soluğu dünyanın öbür ucunda alırsın! Eğer kurtulursan!

______________________________________________________

Dörtlük

 

Neden acaba aklı olan insan evrenin en aptalı

Arıya sordum, ‘Ben balımla doymasını bilirim’ dedi

Eriğe sordum, ‘Ben dalıma uymasını bilirim’ dedi

Doyumsuz ve uyumsuz insansa habire kendini yedi

(Yurt Gazetesi)

Nihat BEHRAM | Tüm Yazıları
Hits: 1482