DEMOKRASİ BİRAZ ZOR!

~ 27.07.2012, Mehmet TEZKAN ~

Başbakan Londra’ya giderken Suriye için temennisini de söyledi..
Dedi ki; Esat gitsin.. Her grup partisini kursun, adaylar yarışsın halk ne derse o olsun.. Halk kimi seçerse cumhurbaşkanı o olsun..
Başbakan doğru söylüyor..
Başbakan olması gerektiğini söylüyor..
Başbakan idealini söylüyor..
Ama olmuyor..
Demokrasi işi biraz zor!..
Nazım Hikmet’in ‘Yapıyla Yapıcılar’ şiirinde söylediği gibi bu iş biraz zor..
Şöyle demişti:
*
Yapıcılar türküler söylüyor,
Yapı türkü söyler gibi yapılmıyor ama.
Bu iş biraz daha zor.
Yapıcıların yüreği bayram yeri gibi cıvıl cıvıl.
Ama yapı yeri bayram yeri gibi değil.
Yapı yeri toz toprak,
Çamur, kar.
Yapı yerinde ayağın burkulur,
Ellerin kanar.
*
Diktatör sahneden çekilince demokrasi kurucuların yürekleri cıvıl cıvıl olsa da demokrasi arenası bayram yeri gibi olmuyor..
Kan kokuyor, barut kokuyor..
Bombalar patlıyor, kurşunlar sıkılıyor, millet birbirini boğazlıyor..
Çekilen acıların intikamı gözleri karartıyor.. Kimse seçim meçim düşünmüyor.. Kimse demokrasi inşa edelim diye türkü söylemiyor..
Vızır vızır kurşun sesleri türküleri bastırıyor..
*
Din ayrılığı, mezhep ayrılığı, etnik köken ayrılığı, ideolojik ayrılık yeni kavganın bayrağı oluyor..
Toplumun üzerinden baskı bir anda kalkınca toplum sarsılıyor, çalkalanıyor, patlamadan durulmuyor..
*
Yanı başımızdaki Irak.. Hâlâ bombalar patlıyor.. Daha üç gün önce 50 kişi öldü..
Saddam gitti demokrasi geldi mi?
Irak’ta demokrasi var mı?
Yok..
Demokrasinin gelmesi kolay değil.. Yapıcılar türkü söylüyor ama türkü söyler gibi yükselmiyorsa yapı, demokrasi yükselir mi?..
Çünkü seçim demek, demokrasi demek değil.. Halkın önüne sandığı koyunca o ülkeye demokrasi gelmiş olmuyor..
Demokrasinin gelmesi için demokrasinin ne olduğunun öğrenilmesi, demokrasi kültürünün yerleşmesi lazım..
İçselleştirilmesi..
*
Başbakan doğru söylüyor, Başbakan idealini söylüyor..
Ama öyle olmuyor..
Suriye’de de olmayacak.. Bu kavga kolay kolay durulmayacak.. Bir sandık değil on sandık da konulsa demokrasiye pat diye geçilmeyecek..
Uzun bir süre alacak..
*
Peki ne olmalı diyeceksiniz?
Geçiş dönemi lazım ama nasıl olacak?
Bulunmuş, denenmiş, başarılı olmuş formülü yok..
*
Kan dökülmeden, acı çekilmeden, şiddetin çare olmadığı anlaşılmadan, insanın en önemli varlık olduğu kabul edilmeden, insanlar birbirlerine saygı göstermeyi, tahammül etmeyi öğrenmeden..
Demokrasi gelmiyor..
Geliyormuş gibi yapıyor, gelmiyor.. Çoğu zaman adı oluyor kendi olmuyor..

 

Başbakan sezaryeni akladı
Başbakan’ın birdenbire sezaryenle doğumu mesele yapması kafaları karıştırmıştı..
Uludere’yi perdelemek için olduğu muhakkaktı da söyledikleri tatmin edici değildi..
‘Ben sezaryene karşı olan bir Başbakanım’ demişti..
Peki niye karşıydı?
*
“Ben sezaryenle doğuma karşı olan bir Başbakanım. Bunların özellikle planlı yapıldığını biliyorum ve bunun bu ülke nüfusunun artmaması için atılan adımlar olduğunu biliyorum. Bunun bir taraftan da kendilerine mali kaynak teşkil edilmesi için atılan adımlar olduğunu biliyorum. Bununla bir ülkenin nüfusu bir yerde donduruluyor.”
*
Bu sözlerin anlamı şuydu.. Sezaryenle bir en fazla iki defa çocuk yapılıyor.. Oysa Türkiye’nin aile başına üç çocuğa ihtiyacı var..
Sezaryen nüfusun artışını önlüyor, frenliyor.. Sezaryeni teşvik edenler nüfusumuzu yaşlandırarak milletimizi çökertmeye çalışıyor..
Başbakan bu sebeple karşı olduğunu ilan etti..
Sağlık Bakanı durumdan vazife çıkardı hemen yasal düzenlemeye gitti..
*
Gitti ama anlaşıldı ki sezaryen fazla çocuk yapmaya engel değil..
O eskidendi.. Şimdi dört de yapan var, beş de, altı da..
*
Ama Başbakan’ın söz ağzından bir kere çıkmıştı.. Sözüm ona sezaryeni zorlaştıran yasa değişikliği yapıldı.. Tıbbi gereklilik şartı konuldu..
Ama kadının normal doğumdan korkuyorum demesi de tıbbi gereklilik sayıldı..
Aslında değişen bir şey olmadı..
*
Başbakan önceki gün sezaryen meselesine de girdi.. Bakın ne dedi;
“Uzun yıllar sezaryen ‘1-2 kez olur’ diye propaganda yapıldı. Halbuki sezaryenle doğum dört de olur beş de. Bunu hep sakladılar.”
*
Anlaşılıyor ki Başbakan’dan bile saklamışlar..
Dört de, beş de oluyorsa nüfus artışına zararı yoksa..
Başbakan niye karşı çıksın ki..
Niye yasal değişiklik talimatı versin ki..
Niye durduk yerde kadınların nasıl doğum yapacağına kadar karışan Başbakan imajı yaratsın ki..
TV’deki konuşmasından anladım ki.. Sezaryen işinde Başbakan’ı yanıltmışlar..
Neyse!.
Önceki akşam sezaryenle doğumu akladı.. İki aydır süren patırtı gürültü bitti..
 

(Milliyet)

Mehmet TEZKAN | Tüm Yazıları
Hits: 1010