ŞİKE KARARI EMSAL OLUR

~ 04.07.2012, Mehmet TEZKAN ~

Şike davasına sadece şike davası olarak bakmayın..
Karar hem yargı sisteminin nasıl işlediğini anlatıyor hem de benzer davalar için önemli ipuçları veriyor..
Mesela..
Şike kararına bakarak, Balyoz davasının, Ergenekon davasının, KCK davalarının, üniversite öğrencilerinin başını yakan irili ufaklı birçok davanın nasıl sonuçlanacağını tahmin edebiliriz..
Nasıl mı?
Hangi davada olursa olsun, bir süre tutuklu kalan herkes sonunda öyle veya böyle ceza alacak..
Şike davasında böyle oldu..
Herkes tutuklu yattığı süre nispetinde ceza aldı..
En uzun süre yatanlar, en ağır cezayı aldı, az yatanlar az!.
Mahkeme; kimseye ‘suçum yokken beni niye yatırdınız’ diye isyan etme, hesap sorma fırsatı vermedi..
Yargıtay da onaylarsa tutukluluk süreleri cezaları karşılayacak..
Sonuç; el ele baş başa hali!..
*
Ergenekon’da da benzer tablo çıkacak.. Kararın açıklandığı gün çoğu tutuklu el ele baş başa haline geçecek..
Tutukluluğu aldığı cezayı karşılayacak..
4 yıl 5 yıl tutuklu kalana zaten ona göre ceza geliyor demektir.. Bazılarında devlet alacaklı bile çıkabilir.. Aziz Yıldırım’da olduğu gibi.. Yargıtay onaylarsa 40 ay daha borcu kalıyor..
Mesela Tayfur Havutçu’nun durumu.. 1 yıl 3 ay vermişler..
El ele baş başa yapmışlar.. 
Devlet ödeşecek de o lekeyi yiyenler ne yapacak?
Asıl mesele bu..
Oldu bi kaza; dört- beş ay yattık, verdikleri ceza da karşıladı, arkamı dönüp bakmam, yoluma giderim denir mi?
Diyen olur mu?
Olmaması lazım.. Hapis yatmayı bir kenara bırakın damga ağır, damga şikeci damgası, damga ömür boyu..
*
Gelelim meselenin öteki yüzüne.. Adalet sistemine.. Genel kanı şudur.. Polis fezlekesi temel direktir.. Savcı, polis fezlekesini iddianameye çevirir.. Mahkeme iddianameyi karara dönüştürür.. Top Yargıta’ya atılır..
Böyle olduğunu nereden mi biliyorum..
Adalet Bakanlığı’nın savcı ve hâkimler için düzenlediği sempozyumdan öğrendim.. Ünlü ceza hukukçusu Prof. Dr. Bahri Öztürk savcıları polisin hazırlamış olduğu evrakla yetinmemeleri konusunda uyardı..
Savcıların delil toplaması gerektiğini söyledi..
Çünkü çoğu zaman savcılar delil toplama işini mahkemeye bırakıyor da..
Örnek Hrant Dink davası..

 

Hapiste serbest duruşmada yasak
195 sanıklı KCK davasına yine Kürtçe konuşma krizi damgasını vurdu..
Daha savunma aşamasına falan gelinmedi..
Kimlik tespitindeyiz.. Sanıklar sorulara Kürtçe cevap verince hâkim kabul etmemiş..
Çünkü yasak..
Nerede serbest?
Cezaevinde serbest.. Eskiden orada da yasaktı iktidar serbest bıraktı.. Başbakan Kürtçe meselesi açıldığında sık sık söyler..
Analar çocuklarıyla anlaşamıyordu, biz sağladık der..
O zaman şöyle bi durum ortaya çıkıyor..
Dışarıda serbest, mahkemede yasak, içeride serbest..
Uygulama şöyle..
Türkçe bilmiyorsan Kürtçe savunma serbest.. Türkçe biliyorsan Kürtçe savunma yasak!.
*
Şöyle bi gelişme var.. Diyarbakır’daki KCK duruşmasında hâkim bilinmeyen dil diye kayda geçmişti.. İstanbul’daki KCK davasında hâkim ‘sanığın Kürtçe konuştuğu görüldü’ diye kayda geçmiş..
‘Bilinmeyen dil’den ‘Kürtçe’ye geçtik.. 

 

Prense şeriat yok sporcuya var!.
Suudi Kralın ailesine şeriat yok.. Kendi topraklarında uyuyormuş gibi yapıyorlar, ülke dışına çıkınca kural mural tanımıyorlar..
Gerçi, Kral ailesinden olmayanlar da uymuyor ama fark var.. Onlar çaktırmadan uymuyor..
Prensler çaktıra çaktıra uymuyor..
*
Suudi Arabistan bu yıl olimpiyatlara ilk kez kadın sporcu yolluyor.. Kurallar belli.. Kıyafetleri şeriata uygun olacak, erkek vasi eşlik edecek, erkeklerle yan yana gelmeyecekler..
*
Suudi prens Bodrum’da.. 86 metrelik devasa yatıyla geldi tatil yapıyor.. Ailesi Çiftlik Koyu’nda denize girmiş.. Fotoğraflara bakıyoruz kadınların başı açık, sırtı açık, etek uzunluğu dize kadar olan elbise giymişler, erkekler arasındalar..
Eee.. Teknede şeriat yok mu? Prens olunca şeriat kuralı olmuyor mu?

(Milliyet)

Mehmet TEZKAN | Tüm Yazıları
Hits: 1060