Gerçekten kapansın

~ 28.06.2012, Güngör MENGİ ~

Beklenen gerçekleşirse Meclis bu yasama yılının belki de en hayırlı işlerinden birini başarmış olacak.

Özel Yetkili Mahkemeleri (ÖYM) tarihin çöplüğüne atacak adımdan bahsettiğimi tahmin etmişsinizdir.

Dileğimiz, adalet değerleri ile birçok noktada çatışan bu mahkemelerin gerçekten kaldırılmasıdır.

Endişe etmeye hakkımız var. Çünkü DGM’ler kaldırılırken de aynı ümidi yaşamış fakat çok geçmeden aynı engizisyon mahkemelerinin Özel Yetkili Mahkemeler adı altında adalet bekleyen insanların hayatını karartmaya devam ettiğini görmüştük.

Bazı yerlerde mahkemelerin binaları bile değişmedi, sadece tabelaları değişti.

Başbakan’ın talimatı ile özel yetkili mahkemeleri kaldıran düzenleme, yargılamaları hızlandıran ve şüphelilerin tutuksuz yargılanmaları imkânının önünü açan üçüncü yargı paketine monte edilecek.

Böylelikle değişikliğin Meclis tatilinden önce yasalaşması sağlanacak.

ÖYM’lerin boşluğunu, terör ve darbe suçlarına bakacak bölgesel mahkemelerin dolduracağı belirtiliyor.

Haber karşısında CHP muhalefetinin beklendiği kadar heyecan göstermediği dikkati çekiyor. Oysa Kılıçdaroğlu’nun bu mahkemelere açtığı savaşı kazanmasının mutluluğunu yaşaması gerekirdi.

Belli ki ana muhalefet, düzenlemenin yargılama usullerinde köklü bir düzelme getirdiğinden emin olmadan önce ÖYM’lerin gerçekten kaldırıldığını kabul etmeyecek.

Bir şüphe de şu:

İktidarın adil yargılama şikâyetlerini gidermek için değil, bu mahkemelerde kadrolaşan cemaatin tasfiyesini sağlamak amacıyla operasyona başvurduğuna dair görüşler ifade ediliyor.

HSYK eliyle yapılacak bir temizliktense Meclis iradesiyle verilen kapatılma kararı bağlamında bu sorunun çözülmesi daha akıllıca bulunuyor.

İktidar, adaleti simgeleyen kılıçlı, terazili kadının göz bağını açacak ve epey gürültü kopacak!

Aşırı mı gittik?

Tembihler, tehditler içerideki medyayı sustursa da fayda yok.

Çünkü asıl hakem dışarıda ve dışarıdakiler de düşündüklerini korkusuzca yazıyor ve söylüyor.

Nitekim dünkü New York Times, bazı NATO üyeleriyle Amerikalı yetkililerin, Türk uçağının Suriye sınırında ne yaptığını sorguladığını, istihbarat verilerinin ilk incelemesinde uçağın eğitim dışında bir görevi olduğuna dair kuşkular uyandığını yazdı.

İran devlet televizyonu da “Türkiye Suriyeli isyancıları silâhlandırıyor, onlara güvenli ortam sağlıyor. Ankara uçak olayında provokatif bir şekilde hareket etti” yorumu yaptı.

Uluslararası toplumda bize en çok zarar verecek şey, Suriye’deki iç savaşta muhaliflerden yana taraf tuttuğumuz iddiasının yayılıp pekişmesidir. Gidiş bu yönde.

Bu yargıyı ortadan kaldırmanın çaresine bakmakta yarar vardır.

Böyle davranan komşulardan çok çekmiş bir ülkeyiz.

Suriye’deki muhaliflere “sonuna kadar” destek sözü vermenin toplum vicdanında bulduğu karşılığı bu empati duygusu belirliyor!

(GazeteVatan)

Güngör MENGİ | Tüm Yazıları
Hits: 1080